September Epidemic: Eylülde Alerji Alarmı! – Medicana International Ankara Hastanesi
Medicana International Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi bölümünden Prof. Dr. Cem Hasan Razi, sonbahar döneminde artış gösteren alerjik hastalıkların belirtilerini, viral enfeksiyonlarla olan ilişkisini ve bu süreci daha rahat atlatmak için alınabilecek önlemleri MAG Okurlarıyla paylaşıyor.
Eğitim ve uzmanlık alanlarınıza da değinerek kendinizden bahseder misiniz?
1968 yılında Ankara’da doğdum. 1992 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 2000 yılında pediatri uzmanı ve 2006 yılında da çocuk immünolojisi ve alerji hastalıkları uzmanı olduktan sonra 2013 yılında doçent doktor ve 2018 yılında profesör doktor ünvanlarını aldım. 2021 yılından beri Medicana International Ankara Hastanesinde çalışmaya devam ediyorum.
Alerji denince akla genellikle ilkbahar ve ağaç polenleri gelir. Ancak sonbahar da ciddi bir alerji sezonu. Sonbahar alerjilerini ilkbahardan ayıran temel farklar nelerdir?
Ağaç polenleri ocak ayında başlayıp genellikle ekim sonuna kadar devam ederken, servi ve çam ağaçlarının polenlenmesi kasım ayı sonuna kadar devam edebilmektedir. Çayır ve çimen alerjileri daha çok nisan ve mayıs aylarında görülmektedir. Tahıl polenleri ise mayıs ve haziran aylarında başlayıp ekim sonuna kadar devam etmektedir. Yabani ot polenleri mayıs ve haziran aylarında başlayıp papatya ve fundalık polenleri sonbaharın sonuna kadar havada bulunabilmektedir. Görüldüğü gibi ilkbahar aylarında havada çayır-çimen polenleri ve ağaç polenleri bolken, sonbahar döneminde ise yabani ot, tahıl ve ağaç polenleri havada daha çok bulunmaktadır. Ama bakıldığında sonbahar dönemindeki polen yoğunluğu ilkbahar aylarından daha azdır.
Bu dönemde hangi yabani otlar daha aktif? Hastalar bu tehlikeden korunmak için günlük yaşamda ne gibi önlemler alabilir?
Bu dönemde fundalar, papatya, ısırgan otu, sinir otu ve şemsiye çiçeği gibi yaban otlarının polenleri havada daha boldur. Hastaların saat 10.00 ila 15.00 arasında dışarıda çok dolaşmamaları, mutlaka güneş gözlüğü kullanmaları ve pencerelerini bu saatlerde pek açmamaları yararlı olabilir. Ayrıca yeşillik alanlarda çok vakit geçirmemeleri de uygun olacaktır. Ek olarak, alerji doktoru tarafından verilen ilaçları da gerektiğinde kullanmaları şikâyetlerini azaltacaktır.
Alerjik rinit ile nezle çoğunlukla karıştırılır. Hastalar bu ikisini nasıl ayırt edebilir? Alerjik rinit nedir, nezle nedir?
Alerjik rinit alerjenlerin neden olduğu bir üst solunum yolu alerjik hastalığıdır. Polenler, akarlar, hayvan deri döküntüleri, küf mantarı gibi alerjenlerle tetiklenmektedir. Tablo burun akıntısı, hapşırık, burun ve gözlerde kaşıntı ve burun tıkanıklığı ile karakterizedir. Nezle ise rhinovirüs tarafından oluşturulan bir virütik üst solunum yolu enfeksiyonu olup, burun akıntısı, hapşırık, hafif boğaz ağrısı, hafif ateş ve hafif kırgınlıkla seyreder. Hastada burun, boğaz ve gözlerde kaşıntının olması öncelikle alerjik rinit düşündürürken, boğaz ağrısı, hafif baş ağrısı, ateş ve kırgınlık ise öncelikle nezle düşündürmelidir.
Alerji, bağışıklık sistemini virüslere karşı savunmasız bırakır mı?
Alerjik hastalıklarda bağışıklık sisteminde çok sayıda değişiklik olmakta ve hastalar hem virüslere karşı daha yatkın olmakta hem de viral enfeksiyonlar daha ağır seyretmektedir. Örneğin; çocuklarda astım ataklarının %80 ila %85’i virüslerle tetiklenmektedir.
Eylül ayıyla birlikte okulların açılması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, nezle virüslerini de beraberinde getiriyor. Üst üste binen alerji ve virüs tablosu çocuklarda ve yetişkinlerde nasıl bir seyir izler?
Eylül ayı nezle virüslerinin pik yaptığı aydır ve alerjide buna “september epidemic” denmektedir. Yani alerjik hastalıklarının ciddi tetiklendiği bir ay olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalar nezle virüsü ile karşılaştığında hem nezle enfeksiyonu hem de alerjik semptomlar tetiklenmekte, hastalık daha uzun, daha ağır seyretmekte ve hatta hastaların bir kısmında uzayan öksürük veya astım atağı tablosu da oluşabilmektedir.
Sonbahar dalgasını rahat atlatabilmek için alerji hastaları tedavi planlamasına ne zaman başlamalıdır?
Sonbahar ayları çocuklarımızın okula veya kreşe başlama dönemi olduğu için, virüs enfeksiyonlarının sıklığında artma beklenmektedir. Bu nedenle alerjik ve alerjiye yatkınlığı olan hastaların tedavi planlanması yaz aylarında yapılmalıdır. Hastaları enfeksiyonlardan koruyucu ve bağışıklık güçlendirici doğru ilaçların bu dönemde başlanması yanında eylül ayında anti-alerjik koruyucu ilaçların da başlanması bu çocukların sonbahar ve kışı, beklendiğinden daha rahat geçirmelerini sağlamaktadır.