Öykü Yalçın
Gezgin fenomen Öykü Yalçın, tatil rutinlerini, adrenalin dolu seyahat anılarını, valiz vazgeçilmezlerini ve keşif felsefesini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.
Bu yaz tatil planlarınız neler?
Kuşadası’nda yaşadığımız için her sene en az bir kere Samos rotamız oluyor. Samos, hemen hemen herkesin seveceği bir Yunan Adası. Üstelik kapı vizesi de var. Seyahatimizi uzatmak istediğimizde buradan feribotla daha uzak Yunan adalarına devam ediyoruz. Diğer bir rotamız ise her sene dinlenmek için tercih ettiğimiz Marmaris Söğütköy. Çok küçük ve ulaşımı nispeten uzak bir köy olduğundan Söğüt, dingin bir tatil rotası arayanlar için biçilmiş kaftan. Son olarak, Göcek’te her sene tekne tatili yapmak vazgeçilmezlerimizden. Yakın arkadaş grubumuzla beş gece koylarda mavi suların keyfini çıkarıyor, şeflerin elinden çıkan leziz yemekleri deneyimliyoruz. Bu bizim için bir ritüel.
Unutamadığınız tatil anısı nedir?
Ben ekstrem deneyimler peşinde koşan biri olduğum için oldukça fazla unutulmaz anı biriktirdim. Dubai’de uçaktan atlamak, Filipinler’de balina ve köpek balıkları ile yüzmek, Cape Town’da köpek balığı kafes dalışı yapmak, İzlanda’da siyah lav plajlarında kar eşliğinde yürümek, Japonya’da bir ay boyunca tapınakta kalmak bunlardan bazıları. Bir de Peru’da darbeye yakalanmamız gibi trajik anılar var tabii ki ama seyahatleri olumsuz kılan bu deneyimler -iyi de olsa kötü de- dönüp bakınca “iyi ki yapmışız” dedirtiyor.
Tatile dair hayalleriniz neler?
Bence seyahat ve tatil birbirinden farklı kavramlar. Seyahat benim için yorulmayı, keşfetmeyi, deneyimlemeyi, adrenalini içerir. Tatil ise kontağı kapatarak ve hiçbir şey düşünmeyerek vücudumu ve zihnimi sıfırlamayı. Kabul ediyorum tatil, hayatımda seyahate göre daha az. Lakin tatil modunda olduğumda da hakkını veriyorum.
Türkiye’de ve dünyada en sevdiğiniz tatil yerleri nereler?
Türkiye için konuşacak olursak, yetmiş küsur ülke gezmiş biri olarak buranın dünyanın en güzel ülkesi olduğunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Dört mevsim yaşayabilmek, doğanın cennet gibi olması ve Türk mutfağı, bu ülkeyi eşsiz bir tatil cenneti yapıyor. Türkiye’de Akyaka’da kite yapmak, Bozcaada’da Habbele Koyu’nda buz gibi suda yüzmek, Kuşadası’nda Güzelçamlı Millî Parkı ve Efes Antik Kenti gibi harikaları yaşamak, Doğu’nun mutfağı, Karadeniz’in doğası saymakla bitmez. Her sene yaptıkların ne derseniz, mutlaka Göcek’te tekne tatili ve bolca Muğla keşfi.
Bu yılki tatil bavulu favorileriniz neler?
Geçtiğimiz kış eşimle birlikte beş ay Asya’da rota yaptık. Beş ay boyunca bir çanta ile yolda olmak, bana eşya anlamında küçülmeyi öğretti. Renkli giyinmeyi sevdiğimden kapsül dolap insanıyım diyemem ama yer kaplamayacak, kullanışlı ama enerjimi yansıtan eşyalar valizimin vazgeçilmezidir. Spor, hayatımın merkezi ve nerede olursam olayım haftada en az üç gün spor salonundayım. Bu nedenle spor eşyalarım hep benimle. Onun dışında; çoğunlukla elbiseler, croplar, şapka, güneş gözlüğü ve temel kozmetik eşyalarım. Fotoğraf makinelerimi her yere taşıyamasam da rotaya göre ekipman seçimine de özen gösteriyorum.
Zaman geçirmekten en çok keyif aldığınız tatil partnerleriniz kimler?
Eşimle birlikte dünyanın çok büyük bir kısmını gezdik. Bazen de yalnız veya arkadaşlarımla seyahat ediyorum. “Uyaroğulları” ismini verdiğimiz yakın arkadaş grubumuz ile yeni İskoçya ve İrlanda rotamızdan geldik. Veya yine yakın arkadaşım Anıl ile; Sri Lanka’da sörf yaptığımız, fitness ve sağlıklı yaşam rotaları kovaladığımız ritüellerimiz var. Yakın kız arkadaşlarımla da iki üç günlük Avrupa kaçamakları yapmayı çok severim. Bu ay için de, Venedik’te bir katamaranda kalacağımız bir kız rotamız var.
“Bunu yapmadan tatilimi bitirmem” dediğiniz neler var?
O tatilde günlük yazıp, duygu ve düşüncelerimi ölümsüz kılmadan o rotayı bitirmem. Dönüp bakınca o hâlimi hatırlamamı sağlıyor.
Lüks tatil mi, sırt çantası mı?
İkisine de hayatımda yer veriyorum. Seyşeller’de veya Maldivler’de resort tatili yapmak da beni mutlu ediyor, Meksika’da arabayla Yucatan Yarımadası’nda tarih ve lezzet peşinde koşmak da. Daha önce bir ay Peru, Kosta Rika, Kolombiya rotasını sırt çantası ile yaptım. Beş ay Sri Lanka, Tayland, Vietnam, Kamboçya, Japonya sırt çantası rotasından sonra bu konunun hakkını verdiğimi söyleyebilirim.
Doğa mı, şehir mi?
Ben daha çok şehir insanıyım. New York’ta Manhattan’ı yaşamak, Londra’ya fırsat buldukça uçup şehri hissetmek, müzikal ve etkinliklerde ufkumu açmak bana iyi hissettiriyor. Doğa rotaları da çok yapıyorum ama bir süre sonra doyuyorum. Şehirlerde gözlem yapma şansı hissediyorum, bu da yaratıcılığım için bana malzeme veriyor.