Demet Sağıroğlu “Zamansız Şarkılar Yeni Kuşaklarla Yeniden Hayat Bulmalı”
Türk pop müziğinin güçlü ve kendine özgü seslerinden Demet Sağıroğlu, yıllara meydan okuyan şarkılarını yeni neslin başarılı isimleriyle yeniden buluşturuyor. Projenin ilk adımı ise Melis Fis ile birlikte yeniden yorumladıkları “Aşk Perisi” oldu. Hem nostaljiyi hem de bugünün müzikal ruhunu buluşturan çalışma, dinleyicilerden büyük ilgi gördü. Sağıroğlu, bu özel projenin perde arkasını, Melis Fis ile yakaladıkları uyumu ve sıradaki sürpriz düetlerini MAG Okurları için anlattı.
Hafızalarda yer etmiş “Aşk Perisi” gibi bir şarkıyı yeniden yorumlama fikri nasıl ortaya çıktı? Sizce bu tür çalışmaların önemi nedir?
“Aşk Perisi” yıllardır dinleyicilerin kalbinde yaşayan, benim için de çok özel bir şarkı. Böyle eserleri yeniden yorumlamak büyük bir sorumluluk, çünkü yalnızca bir şarkıyı değil, insanların anılarını ve duygularını da yeniden ziyaret ediyorsunuz. Biz de bu yüzden şarkının özüne ve ruhuna sadık kalmayı çok önemsedik.
Melis’in enerjisiyle bugünün müzikal yaklaşımını bir araya getirerek şarkıya yeni bir soluk kazandırmayı hedefledik. Bence zamansız eserler, yeni kuşaklarla yeniden buluşmayı hak ediyor. Eğer bunu şarkının ruhunu koruyarak yapabilirseniz hem eski dinleyiciyi mutlu ediyor hem de yeni bir dinleyici kitlesiyle tanışmasını sağlıyorsunuz.
Stüdyo sürecinde iki farklı kuşağın çalışma disiplini ve müzik algısı nasıl bir sinerji yarattı? Birbirinizden neler öğrendiniz?
Gerçekten çok keyifli ve üretken bir süreçti. Kuşaklarımız farklı olsa da müziğe duyduğumuz heyecanın aynı olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Melis son derece çalışkan, üretken ve müziğe tutkuyla yaklaşan bir sanatçı. Onun enerjisi bana da çok iyi geldi. Ben de yılların getirdiği deneyimi paylaşmaya çalıştım. Aslında birbirimizi değiştirmeye değil, birbirimizi tamamlamaya odaklandık. Ortaya çıkan uyumun ve samimiyetin dinleyiciye de geçtiğini düşünüyorum. Bence müzikte en kıymetli şeylerden biri de bu doğal iletişim.
Klipteki canlı renkler ve çiçekler oldukça dikkat çekiyor. Şarkının masalsı atmosferini destekleyen bu görsel dünyanın oluşumunda nasıl bir yaklaşım benimsediniz?
Şarkının romantik, umut dolu ve masalsı atmosferini yalnızca müzikte değil, görsel dünyada da hissettirmek istedik. Çiçekler, canlı renkler ve düşsel atmosfer tamamen bu fikrin etrafında şekillendi. Klibi izleyenlerin sadece şarkıyı dinlemelerini değil, o dünyanın içine girmelerini istedik. Her detay, her renk ve her kare bu duyguyu güçlendirmek için özenle planlandı. Görselliğin de şarkının hikâyesini anlatan önemli bir unsur olduğuna inanıyorum.
Sizce sosyal medyanın ve dijital dünyanın, müzik yolculuğundaki rolü nedir?
Bugün müzik yalnızca dinlenmiyor; aynı zamanda paylaşılıyor, konuşuluyor ve birlikte yaşanıyor. Sosyal medya, sanatçıyla dinleyici arasındaki mesafeyi ciddi anlamda azalttı. Bu da hem üretim hem de iletişim açısından çok değerli. Elbette dijital dünya büyük fırsatlar sunuyor. Ancak tüm bu hızın içinde değişmeyen tek şey duygu. İnsanların kalbine dokunan, samimi hikâyeler anlatan şarkılar her zaman yaşamaya devam ediyor. Teknoloji değişebilir ama müziğin duygusal etkisi değişmiyor.
Bazı şarkılar yıllar geçse de hâlâ ilk günkü gibi dinlenmeye devam ediyor. Sizce bunun sırrı nedir?
Bence bunun en önemli nedeni samimiyet. Bir şarkı gerçekten içten bir duyguyla yazılmış ve söylenmişse, yıllar sonra bile insanlarda aynı karşılığı bulabiliyor. Müzikal trendler, düzenlemeler ve sound’lar zaman içinde değişiyor; ama aşk, özlem, umut ya da ayrılık gibi insani duygular hiç değişmiyor. O yüzden gerçek duygular taşıyan şarkılar nesilden nesle aktarılabiliyor ve zamana direnebiliyor.
“Aşk Perisi” özel bir projenin ilk adımı oldu. Devamında dinleyicileri neler bekliyor?
Aslında bu yolculuk daha yeni başlıyor. Çok heyecan duyduğum yeni düetler peş peşe dinleyiciyle buluşacak. Çağan Şengül ile “İhanet Ettin”, Derya Bedavacı ile “Şikâyetim Var”, Melek Mosso ile “Savruldum”, Zeynep Bastık ile “Arnavut Kaldırımı”, Yaşar ile “Papatya Falları” ve Umur Doma ile “Hazan Mevsimi” çok yakında dinleyicilerle buluşacak. Bu şarkıların her biri benim için ayrı bir anlam taşıyor. Yıllardır dinleyicilerimin sahip çıktığı eserlerin, birbirinden değerli sanatçıların yorumlarıyla yeniden hayat bulması beni çok heyecanlandırıyor. Amacımız sadece nostalji yaratmak değil; bu güçlü şarkıları yeni kuşaklarla buluşturmak ve farklı müzikal yorumlarla onlara yeni bir nefes kazandırmak. Önümüzdeki dönemde dinleyicilerimizi birbirinden güzel sürprizler bekliyor.