Demet Sağıroğlu ve Barbaros
Sahnede Unutulmaz Buluşma
Demet Sağıroğlu ile Barbaros, müzikseverleri heyecanlandıran yepyeni bir projeyle aynı sahnede buluşuyor. Türkiye turnesine çıkan ikili; müzikal yolculuklarını, geçmişin nostaljisini bugünün modern altyapılarıyla nasıl buluşturduklarını ve sahne arkasındaki heyecanlarını MAG Okurları için anlatıyor.
Türkiye turnesine çıktınız ve ilk durağınız Ankara. Başkent seyircisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Ankara’da sahne almak ve turneyi buradan başlatmak nasıl bir heyecan yarattı?
Demet Sağıroğlu: Barbaros’la çıktığımız turneye Ankara’dan başlamak ikimiz için de çok heyecan verici. İlk konserin heyecanı her zaman başka olur; birlikte hazırladığımız sahneyi ilk kez seyirciyle paylaşacağımız anı sabırsızlıkla bekledik. Ben anaokulundan, üniversitenin ilk yıllarına kadar Ankara’da büyüdüm. Ankara seyircisinin karşısına çıkmak, bu başlangıcı benim için daha da özel kılıyor.
Barbaros: Ankara’da daha önce iki kez CSO Ada’da sahne aldım; o yüzden şehir benim için yabancı değil. Ankara seyircisinin müziği dikkatle dinleyip karşılığını çok güçlü verdiğini biliyorum. Turnenin ilk durağının Ankara olması da bu yüzden ayrıca heyecan verici. Güzel bir başlangıç yaptık; o enerjiyi şimdi diğer şehirlerle paylaşacağız.
Pop müziğin unutulmaz hitleriyle Demet Sağıroğlu ve dünya müziğinden opera kökenlerine uzanan geniş bir yelpazeye sahip Barbaros… Ankara’da sahneye ilk kez birlikte çıktığınız o an, iki farklı dünyanın uyumu sahnede nasıl bir sinerji yarattı?
Demet Sağıroğlu: Barbaros’la farklı müzikal birikimlerden geliyoruz ve birlikte şarkı söylerken bu farklılık bize yeni bir alan açıyor. Birbirimizin yorumuna kulak verip şarkıların içinde buluşuyoruz. Ankara’da seyircimizin karşısına birlikte çıkmak, turnenin en heyecanlı anlarından biriydi.
Barbaros: Demet’in sahne dili ve şarkıları çok kendine özgü. Benim müzikal yolculuğum da poptan dünya müziğine ve opera kökenlerine uzanıyor. Bu farklılıklar sahnede güzel bir karşılaşma yaratıyor. Birbirimizin alanına saygı duyup müziğin içinde paslaştıkça ortaya hem tanıdık hem de taze bir enerji çıkıyor.
Son dönemde kariyerinizde üretime ve yeniliklere ağırlık verdiğiniz bir dönemdesiniz. Bu turne sahnesinde, kendi güncel projelerinizden veya taze tekli enerjilerinizden izleyicilere ne tür sürprizler yansıyor?
Demet Sağıroğlu: Bu turnede seyirci hem sevdiği şarkıları duyacak hem de Barbaros’la kurduğumuz müzikal birlikteliğin getirdiği farklı yorumlarla karşılaşacak. Benim için en güzel tarafı, yıllardır söylediğim şarkıları onunla aynı sahnede yeniden hissetmek ve bu duyguyu seyirciyle paylaşmak.
Barbaros: Sahnede benim için eskiyle yeninin bir arada olması önemli. Dinleyicinin bildiği ve eşlik ettiği şarkıların yanında kendi yeni işlerimi de söylüyorum. “Yok Mu?” bu dönemin enerjisini taşıyor: Sözlerinde sitem var ama müziği hareketli ve sıcak. Turnede de şarkılar arasında güzel bir akış kurup seyirciyi bunun içine çekmeye çalışıyoruz.
Son dönemde otuz yıllık klasikleşmiş hitlerinizi (“Aşk Perisi”, “İhanet Ettin” gibi) Melis Fis ve Çağan Şengül gibi genç ve popüler isimlerle yeniden yorumluyorsunuz. Ayrıca Cem Adrian’la “Bir Gün Gideceğim Buradan”da buluştunuz. Geçmişin nostaljisini bugünün müzikal diliyle harmanlamak size nasıl bir heyecan veriyor?
Demet Sağıroğlu: Bu şarkıların yıllar sonra hâlâ dinlenmesi ve yeni kuşaktan müzisyenlerin onları kendi dünyalarında yeniden yorumlamak istemesi beni çok mutlu ediyor. Melis Fis ve Çağan Şengül’le çalışırken şarkıların başka seslerde nasıl bir hayat bulduğunu duymak çok heyecan vericiydi. Sırada Derya Bedavacı, Melek Mosso, Umur Doma, Zeynep Bastık ve Yaşar düetleri var. “Bir Gün Gideceğim Buradan” seneler önce yazdığım, yeni heybemden çıkardığım bir şarkı. Bu proje öncesinde dinleyicime yeni bir şarkı da sunmak istedim. Cem Adrian’la “Bir Gün Gideceğim Buradan”da buluşmak da ayrı bir deneyimdi. Benim için mesele geçmişi tekrar etmek değil; o şarkıların taşıdığı duygunun bugün de birilerine ulaşabildiğini görmek.
Müzikseverlerle buluşturduğunuz “Yok Mu?”nun stüdyo süreci nasıl geçti? Solo projelerinizdeki bu hareketli ve taze dönemi, turne sahnesindeki devasa repertuvarla nasıl dengeliyorsunuz?
Barbaros: “Yok Mu?”nun söz ve müziği Murat Güneş’e ait. Sitem duygusunu taşıyan ama dinlerken enerjisini de koruyan bir şarkı oldu. Yeni işlerimi aceleyle yayımlamak istemiyorum; içime sinen bir şarkının dinleyiciyle kendi bağını kurmasını önemsiyorum. Turnede de kendi şarkılarımı, repertuvarın doğal bir parçası olarak diğer parçalarla yan yana söylüyorum.
Son olarak; kulis alışkanlıklarınız veya sahneye çıkmadan hemen önce yaptığınız ritüeliniz nedir? İzleyicinin gözü önünde akan o kusursuz performansın arkasında, kuliste birbirinize söylediğiniz veya yapmaktan vazgeçmediğiniz uğurlar neler?
Demet Sağıroğlu: Sahneye çıkmadan önceki o birkaç dakika çok özel. Barbaros’la birbirimize bakıp “Hadi, keyfini çıkaralım” demek bile heyecanı güzel bir enerjiye dönüştürüyor. Sahne arkasında ne kadar hazırlanırsanız hazırlanın, seyirciyle göz göze geldiğiniz anda her şey yeniden başlıyor. Sanırım vazgeçmediğimiz uğur, o anı birlikte ve içtenlikle yaşamak.
Barbaros: Sahne öncesinde sesimi hazırlayıp odağımı toplamak benim için önemli. Ekiple son kez haberleşip sahneye hazır olduğumuzu gördükten sonra gerisi seyirciyle aramızdaki enerjiye kalıyor.