Her Beden Kendi Ritmini Keşfeder – Dora Dans Akademisi
Angora Evlerindeki merkezinde, her yaş ve seviyedeki bireyler için eğitimler ve kurslar sunan Dora Dans Akademisi, dansı profesyonel bir hedef olmaktan çıkarıp herkesin katılabileceği, kapsayıcı bir alana dönüştürmeyi amaçlıyor.
Dora Dans Akademisinin kuruluş hikâyesi nedir?
Dora Dans Akademisi uzun yıllara yayılan bir dans, eğitim, spor ve insan hikâyesinin sonucu. Bizim için dans hiçbir zaman yalnızca bir meslek ya da öğretilen birkaç koreografiden ibaret olmadı. Dansın, insanın hayatında çok daha derin bir karşılığı olduğuna inanıyoruz. Dora Dans Akademisini kurarken çıkış noktamız da tam olarak buydu: Dansı sadece belli bir yaş grubuna, belli fiziksel özelliklere sahip insanlara ya da profesyonel hedefleri olan sporculara ait bir alan olmaktan çıkararak, herkesin kendinden bir şey bulabileceği güçlü bir eğitim ve yaşam alanı oluşturmak.
Türkiye’de dans eğitiminin çoğu zaman iki uç arasında konumlandığını düşünüyoruz. Bir tarafta tamamen sosyal ve hobi amaçlı eğitimler, diğer tarafta ise çok erken yaşta profesyonel ve yarışma odaklı bir sistem bulunuyor. Dora’da ise bu iki alanın birbirini dışlamadığı bir yapı kurmak istiyoruz.
Akademide hangi eğitimler veriliyor?
Dora Dans Akademisinde farklı yaş gruplarına ve farklı hedeflere yönelik kapsamlı bir eğitim yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Çünkü dans dünyasında herkesin beklentisi aynı değil. Bazı öğrencilerimiz çok küçük yaşta dansa başlayıp temel bir altyapı oluşturmak istiyor, bazıları sahne ve yarışma hedefiyle daha yoğun bir teknik eğitim almak istiyor. Yetişkin öğrencilerimizin bir kısmı ise tamamen sosyal, keyifli ve sağlıklı bir aktivite arayışıyla geliyor. Bu nedenle eğitimlerimizi mümkün olduğunca öğrencinin yaşına, seviyesine ve hedeflerine göre şekillendiriyoruz.
Akademimizin temel branşları arasında Latin ve salon dansları önemli bir yer tutuyor. Bu alanlarda hem çocuklara hem yetişkinlere başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar eğitim vermeyi hedefliyoruz. Latin ve salon dansları özellikle ritim, koordinasyon, müzikle uyum, denge, duruş ve partnerle iletişim açısından çok kapsamlı bir gelişim sağlıyor. Bunun yanında çocukların fiziksel ve sanatsal gelişimini destekleyen bale ve jimnastik temelli eğitimler de akademinin önemli alanlarından biri. Özellikle küçük yaşta doğru hareket alışkanlıklarının kazandırılması çok önemli. Çocukluk döneminde edinilen doğru postür, denge, koordinasyon ve esneklik, daha sonraki spor ve sanat yaşamı için güçlü bir temel oluşturabiliyor.
Herkes her dansı yapabilir mi? Branş seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Bu soru aslında dansa başlamayı düşünen insanların en çok merak ettiği konulardan biri. Çünkü birçok kişi daha ilk adımı atmadan önce kendine bazı sınırlar koyuyor: “Ben esnek değilim.”, “Benim ritim duygum yok.”, “Boyum buna uygun değil.”, “Çok utangacım.”, “Ben partnerli dans yapamam.” Bizim cevabımız şu: Doğru eğitim ve doğru yönlendirme ile herkes dans edebilir; ancak herkesin en çok keyif alacağı ve en hızlı gelişim göstereceği branş farklı olabilir. Bir insanın hangi dansı seçmesi gerektiğini belirlerken yalnızca fiziksel özelliklere bakmak yeterli değil. Bizim için birkaç önemli kriter var. İlk olarak kişinin hedefini anlamaya çalışıyoruz. Dansa neden başlamak istiyor? Kilo vermek, sosyalleşmek için mi? Çocuğunun fiziksel gelişimini desteklemek için mi? Profesyonel bir sporcu olmak istiyor mu? Eşiyle ortak bir hobi mi arıyor? Bu soruların cevapları, doğru branşı seçmek açısından çok önemli. İkinci olarak kişinin karakteri ve dansla kurduğu ilişki önemli. Bazı insanlar daha enerjik, hızlı ve dışa dönük hareketlerden keyif alıyor. Bazıları ise daha zarif, kontrollü ve detaylı teknik çalışmaları seviyor. Bazı öğrenciler bireysel hareket etmekten hoşlanırken bazıları partnerle çalışmayı çok daha keyifli buluyor. Üçüncü önemli konu ise kişinin mevcut fiziksel kapasitesi ve hareket geçmişi. Ancak burada özellikle şunu vurgulamak istiyoruz: Bir kişinin başlangıçta esnek, güçlü veya çok koordineli olmaması, dans yapamayacağı anlamına gelmez. Tam tersine, dans eğitimi bu özelliklerin gelişmesine yardımcı olabilir. Önemli olan, başlangıç seviyesinin doğru belirlenmesi ve kişiye uygun bir gelişim süreci oluşturulmasıdır.
Hayatında hiç dans etmemiş, ritim duygusu olmadığını düşünen biri de buraya gelebilir mi? Sıfırdan başlayanlar için süreç nasıl işliyor?
Elbette gelebilir. Hatta bu soruya biraz gülümseyerek cevap veriyoruz, çünkü dans eğitiminde en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu: “Benim ritim duygum yok.” Ritim duygusu konusunda insanların çoğu kendilerine gereğinden fazla haksızlık ediyor. Bazı insanların başlangıçta müziği daha kolay takip ettiği doğru olabilir. Ancak ritim, koordinasyon ve hareket hafızası çalışarak geliştirilebilen beceriler. Sıfırdan başlayan bir öğrenciyi doğrudan karmaşık koreografilerin veya zor figürlerin içine bırakmıyoruz. Öncelikle kişinin kendisini rahat hissetmesini sağlamaya çalışıyoruz. Başlangıç sürecinde temel olarak; müziği dinleme ve sayma, temel ritim çalışmaları, beden farkındalığı, doğru duruş, ağırlık aktarımı, temel koordinasyon, basit adım kombinasyonları üzerinde çalışıyoruz. Amaç mükemmel olmak değil, hareket etmeye alışmak. Bu noktada eğitim ortamı çok önemli. İnsanların hata yapmaktan korkmadığı bir ortam oluşturmak gerekiyor. Çünkü dans öğrenirken hata yapmak sürecin doğal bir parçası. Hiç kimse ilk derste mükemmel dans etmek zorunda değil. Zaman içerisinde öğrenci müziği daha rahat duymaya, hareketleri düşünmeden yapmaya ve kendi bedenine güvenmeye başlıyor. Bir süre sonra başlangıçta “Ben yapamam” diyen insanların dans ederken ne kadar mutlu olduklarını görmek gerçekten çok güzel. Biz dansın biraz da cesaret işi olduğuna inanıyoruz. İlk adımı atmak gerekiyor. Gerisi doğru eğitim, tekrar ve sabırla geliyor.