Damakta Kalan Bir Tutku -ELU
Çaya duyduğu tutkuyu girişimcilik vizyonuyla birleştirerek ELU’yu hayata geçiren Elif Toluç Uzel, gurme çay kültürünün inceliklerini, markasının özgün dünyasını ve çay deneyimine kazandırdığı modern yaklaşımı MAG Okurları ile paylaşıyor.
Kısaca kendinizden bahsederek başlar mısınız?
Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin hemen ardından işletme yüksek lisansımı tamamlayarak kurumsal hayata adım attım. Yaklaşık üç buçuk yıl boyunca özel sektörde analitik ve stratejik deneyimler kazandıktan sonra, kendi girişimcilik yolculuğumu başlatmak ve tutku duyduğum bir alanda değer yaratmak üzere görevimden ayrıldım. Bugün, gurme çay kültürünü yenilikçi ve rafine bir vizyonla sunan ELU markasının kurucusuyum.
Özgün çaylarla olan bağınız ne zaman, nasıl başlamıştı? Markanızın öyküsünü anlatır mısınız?
Çayla olan derin bağım, özellikle yurt dışı seyahatlerimde farklı coğrafyaların çay kültürlerini ve nitelikli harmanlarını keşfetme merakımla başladı. Her ziyaret ettiğim ülkede çayın sadece bir içecek değil, ritüelleri ve aromalarıyla kapsamlı bir deneyim olduğunu gözlemledim. Özel sektördeki kariyerimi noktalandırma kararı aldığımda, iktisat ve işletme altyapımı bu tutkumla birleştirerek kapsamlı bir pazar araştırmasına giriştim. Türkiye’de yüksek olan çay tüketimini nitelikli, premium çay yaprakları ve gurme harmanlarla buluşturma potansiyelini gördüğümde ELU doğdu. ELU, geleneksel çay anlayışına modern, sofistike ve özgün bir boyut kazandırma arzumuzun bir yansımasıdır.
Türkiye, geleneksel olarak dünyada çay tüketiminde ilk sıralarda yer alan bir ülke ancak bu kültür daha çok siyah çay ve ince belli bardak etrafında şekillenmiş durumda. Toplumu bitki çayları, oolong veya özel infüzyonlarla tanıştırırken en çok hangi ön yargıyla veya alışkanlıkla mücadele etmek zorunda kaldınız?
Türkiye gerçekten harika bir çay ülkesi; ancak belirttiğiniz gibi geleneksel alışkanlığımız yoğunlukla siyah çay ve demleme usulü üzerine kurulu. Karşılaştığımız en temel ön yargı; siyah çay dışındaki kategorilerin (örneğin; beyaz çay, oolong veya bitki infüzyonları) yalnızca hastalık dönemlerinde tüketilen “şifalı çaylar” olarak görülmesi ya da tadının hafif veya farklı bulunarak alışılagelmiş çay sertliğiyle kıyaslanmasıydı. Biz ELU olarak bu algıyı, çayı sadece bir alışkanlık değil, günün her anına eşlik eden bütünsel bir duyusal deneyim olarak konumlandırarak kırıyoruz. Nitelikli yaprakların doğru demleme dereceleri ve süreleriyle buluştuğunda sunduğu zengin aroma profillerini anlattıkça, tüketicilerin damak tadının bu yeni deneyimlere çok hızlı adapte olduğunu görüyoruz.
Harmanlarınız veya çay çeşitleriniz neler? Bu birleşimleri geliştirirken yaratıcı süreciniz nasıl ilerliyor?
ELU koleksiyonunda her biri kendine özgü bir karakter ve aroma dengesine sahip özel harmanlar yer alıyor. Seçkimizde; baharatların ısısını hissettiren Spice Reverie, ipeksi dokusuyla Velvet White, imza narenciye notalarımız Elu Signature Citrus, kompleks yapısıyla Golden Oolong ve canlandırıcı Aurora Energy Infusion öne çıkıyor. Koleksiyonumuzu dinamik tutuyor ve sürekli geliştiriyoruz. Çok yakında çayseverlerle buluşturacağımız, lavanta ve gülün zarafetini cilt ve beden sağlığıyla buluşturan yeni güzellik çayımız ile günün yorgunluğunu dinginliğe dönüştüren, derin ve kaliteli bir dinlenme sunacak uyku çayımız için de geri sayımımız süratle devam ediyor. Yaratıcı sürecimiz ise adeta bir lezzet ve duygu mimarisi gibi ilerliyor. Temel çay yaprağının kalitesinden ödün vermeden; lavantadan güle, doğal meyve ve baharatlardan çiçek özlerine kadar her bileşenin birbiriyle mükemmel bir harmoni yakalaması için uzun süren reçetelendirme ve tadım aşamalarından geçiyoruz.
Sağlıklı yaşam ve wellness trendleri çay sektörünü nasıl dönüştürüyor? ELU bu dönüşümün neresinde?
Günümüzde wellness, geçici bir trend olmaktan çıkıp sürdürülebilir bir yaşam tarzına dönüştü. Tüketiciler artık yalnızca lezzetli olanı değil, aynı zamanda bedenlerine ve zihinlerine iyi gelen, temiz içerikli ürünleri tercih ediyor. Çay sektörü de bu doğrultuda antioksidan değeri yüksek, yapay aroma içermeyen ve zihinsel odaklanma ya da rahatlama sağlayan fonksiyonel harmanlara doğru evriliyor. ELU, bu dönüşümün tam merkezinde, “quiet luxury” ve bütünsel iyi yaşam anlayışıyla yer alıyor. Çaylarımızı hazırlarken koruyucu veya yapay katkı maddelerinden uzak duruyor, doğallığı estetik ve ritüelle birleştiriyoruz. Çay içme anını gün içindeki bir yavaşlama ve zihinsel arınma ritüeline dönüştürerek wellness kültürüne katkı sağlıyoruz.
Yalnızca bireysel tüketicilerle mi yoksa kurumsal kanallarla da mı çalışıyorsunuz?
Hem bireysel hem de kurumsal tarafta aktif olarak yer alıyoruz. E-ticaret platformumuz aracılığıyla Türkiye’nin her yerindeki nitelikli çayseverlere doğrudan ulaşıyoruz. Bunun yanı sıra, nitelikli konaklama ve gastronomi sektöründeki premium oteller, butik kafeler ve restoranlarla iş birliği yaparak misafirlerine özel çay seçkileri sunmalarını sağlıyoruz. Ayrıca markaların prestijli kurumsal hediye süreçleri için özel ambalaj ve harman seçenekleri geliştirdiğimiz B2B çözümlerimiz de operasyonumuzun önemli bir parçası.