© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Gülenay Kalkan

Gülenay Kalkan

“Gerçek ve Samimi Kalmak Önemli”

 

Şimdilerde “Güller ve Günahlar” dizisinde Sevim Tecer karakterine hayat veren Gülenay Kalkan; oyunculuğun sınırlarını, bugünün setlerindeki yanılgıları, gençlere tavsiyelerini ve hayata dair kendi reçetesini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.

 

Yıllarca tiyatro sahnesinde ve kamera önünde yüzlerce farklı duygu durumuna girdiniz. Bir oyuncunun her projede başkalarının acısını, neşesini ve travmasını ödünç alıp yaşaması, kendi gerçek kişiliğinde kalıcı bir duygusal yara izi veya değişim bırakıyor mu?

Bizler karakterin hayatını yaşamak için değil, onun hayatını seyirciye yaşatmak için oradayız. Kendini karakterlerde kaybetmek değil, karaktere girip güvenli biçimde geri dönmektir. Karakterin duygusunu hissetmek başka, o duyguyu kendi hayatının gerçeği hâline getirmek başka. Bu yüzden, yönetmen “kestik” dediği zaman ya da tiyatroda o sahne bittiği zaman biz gerçek hâlimize çok rahatlıkla dönebiliriz…

 

Sanat dünyası genellikle ego ve rekabet üzerine kuruludur. Bunca yıl bu ışıltılı ama acımasız dünyanın içinde kalıp, ruhsal olarak bu kadar dingin, zarif ve dengede kalmayı nasıl başardınız? Sektörün zehrinden korunma formülünüz nedir?  

Evet, koruyabildiğimi sanıyorum, çünkü kendimi hiçbir zaman çok yükseklerde görmedim. İşimi yaptım, işimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Duygularımı en iyi şekilde seyirciye yansıtmaya çalıştım ve işim bittiğinde tekrar Gülenay olarak hayatıma çok rahat bir şekilde çevremle devam ettim. Beni hiç etkilemiyor şöhret; bunlar geçici şeyler. Kalıcı olmak çok önemli, gerçek olmak ve elbette samimiyet, ışıltı hayat benim hep yuvam oldu.

 

Genç oyuncularla çalışıyorsunuz. Onlarda gördüğünüz en büyük modern yanılgı nedir? Sizin jenerasyonunuzun oyunculuğa bakışındaki hangi kutsal değer, bugünün setlerinde tamamen kaybolmuş durumda?

Genelde gençlerimizde oynamak yerine görünmek daha önemli diye düşünüyorum, doğallığı hiçbir şey yapmamak zannediyorlar. Halbuki oyunculuk duyguyu bastırmak değil, onu kontrol edebilmektir. Kamera önünde de küçük oynamak iyi oynamak zannediyorlar; oysa kamera, küçüklüğü değil, hakikati yakalar. Repliklerini de o anda neden söylediğini bilmeleri çok önemli. Duyguyu göstermek onu yaşamaktan daha önemli.

 

Günümüzde en ufak bir olumsuzlukta dünyası yıkılan, her şeyi aşırı ciddiye alan bir nesil var. Hayatı biraz daha hafifletmek ve daha az yıpranmak için vereceğiniz en şifalı reçete nedir?

Bence her şeyi kişisel algılamamak gerekiyor öncelikle, sonra konfor alanlarından küçük dozlarda çıkmaları, zor olan şeyleri başarabilmek gibi… Sosyal medyadaki hayatları kendi hayatlarıyla karşılaştırmamalılar. Başarısız olmak da deneyimin bir parçasıdır. Başarısız olmaya izin vermek gerekir, hemen yıkılmamalarını öneriyorum. Bence böylece hayata daha kuvvetli devam edebilirler. Kendilerine küçük mutluluklar yaşatsınlar, kendilerini keşfetmek için o kadar çok zamanları var ki…

 

“Güller ve Günahlar” dizisinde Sevim Tecer’e hayat veriyorsunuz. Dizide aile bağları, sırlar, fedakârlıklar çarpışıyor. Peki, gerçek hayata baksak; sizce bir anneyi evladı için en uç noktalara savuran, kararlarında gözünü kararttıran temel duygu ya da kırılma noktası nedir? Sizce bu sevgi bir ödül müdür, yoksa ceza mı?

Bilemiyorum doğru mu düşünüyorum ama, tek başına sevgi değil, sevgiyle birlikte onu kaybetmeme duygusu galiba. Kaybetme korkusu giderek çaresizliğe, suçluluk ve sahiplenmeye dönüşebilir. Anne artık doğru olan ne diye düşünemez bu durumda diye düşünüyorum; sevgi korkuya yenildiğinde annenin gözü kararır, işte karakteri derinleştiren de bu duygudur…

 

Yeni sezonda Yusuf Tecer’in eve döneceği söyleniyor. Böyle bir durumda Sevim bunca zaman tek başına ayakta tuttuğu bu kalenin anahtarını eşine teslim edecek mi, yoksa gücü elinden bırakmak istemeyen bir kadının direnişini mi izleyeceğiz? Dengeler nasıl değişecek sizce?

Evet, bu sezon “Güller ve Günahlar”a Yusuf Tecer geliyor. Bence; Sevim Tecer kurdu bu düzeni, yapmaz, teslim etmez ve kıran kırana onunla savaşır. Ama son söz senaristte, bakalım ne yazacak, nasıl ilerleyecek…

 

Peki son olarak; bu yaz sizin için nasıl geçti, nereleri gezdiniz, nereleri keşfettiniz ve gezmekten sıkılmayacağınız, her fırsatta gitmek için heyecanlandığınız o rota nedir?

Bu sene gerçekten çok güzel bir tatil yaptım. Uzun soluklu yerlere gittim hep. Önce Kıbrıs’ta bol bol denize girip, sonrasında Batı Akdeniz tatilini gemiyle yaptım. Arkasından uzun bir Amerika gezisi; çok güzel müzikaller seyrettim. Hepsi çok keyifliydi çok şükür, ama yapmaktan sıkılmayacağım tatil rotası hep gemiyle yapacağım tatiller.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.