Göğüs Bölgesi Estetiği – Prof. Dr. Hüseyin Borman
Göğüs bölgesi estetiğinde kişiye özel yaklaşımın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Borman, bu alandaki, kadın ve erkeklere yönelik uygulamaları ve iyileşme süreçlerini MAG Okurları için anlatıyor.
Vücut estetiğinde oldukça önemli bir alan olan göğüs bölgesi; memeler ve çevre dokular tarafından oluşturulmaktadır. Göğüs estetiği planlanırken kadınlarda ve erkeklerde farklı birtakım özellikler göz önünde bulundurulmaktadır. Buna paralel olarak da yapılacak işlemler, kaçınılmaz olarak farklı olmaktadır.
Kadınlarda genel vücut ölçüleri açısından boy ve ağırlık değerlendirilerek, meme boyutları ve çevresi için bazı önerilerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, bu önerilerin dışında da oldukça fazla talep edilen istekler olmaktadır. İri yapılı birisi oldukça küçük meme ebatları ve narin bir göğüs bölgesi isteyebilmektedir. Tam tersi durumda zayıf bir birey büyük meme boyutları ve yapılı bir göğüs bölgesi arzu edebilmektedir.
Büyük memeleri olan ve göğüs duvarında yağ dokusu kalın olan kişiler genellikle estetik görünüm yanında bazı sağlık sorunları nedeniyle de ameliyat talep etmektedirler. Büyük ve ağır memeler, boyun bölgesine oldukça fazla yük bindirmekte ve boyun bölgesinde postür bozukluğuna bağlı sorunlara neden olmaktadır. Memeleri saklama isteğiyle, genç yaşlardan itibaren öne eğilerek kambur durmak, belli bir süre sonra sırt ağrısı ve kramplarına yol açmaktadır. Eğik durma, bel bölgesinde de yük oluşturmakta ve tüm omurilik boyunca sorunlar çıkarmaktadır. Meme altındaki deri alanı devamlı terlemeye bağlı olarak tahriş olmakta ve bu bölgede deri hastalıklarına neden olmaktadır. Bu kişiler rahat spor yapamadıkları için şişmanlamakta ve mevcut durumları daha kötüye gitmektedir. Giydiklerini kendilerine yakıştırmadıkları için bulundukları sosyal ortamda, denizde, sporda veya şık bir davette istedikleri gibi giyinememekte ve davranamamaktadırlar.
Tüm bu sorunların giderilmesi amacıyla meme boyutlarının küçültülmesi ve sarkıklık varsa dikleştirme yapılması yeterli olacaktır. Bu aşamada kişinin istekleri değerlendirilerek uygun bir boyut seçilmektedir. Çevre bölgelerde yağ doku fazlalığı da varsa beraberinde liposakşın işlemi yapılmaktadır. Deri fazlalığı, yağ doku ve meme dokusu fazlalığı ayrı ayrı değerlendirilerek buna uygun bir planlama yapılmaktadır. Ameliyat, yapılacak olan işlemin büyüklüğüne göre iki ila dört saat kadar sürmektedir. Hasta aynı gün veya ertesi gün evine gidebilmektedir. Normal hareketlerine iki gün sonra başlayabilmektedir. Yaklaşık üç ila yedi gün sonra, aşırı hareket yapmamak kaydıyla normal hayatına dönmektedir. Yaralar normal şartlarda yaklaşık yedi ila on günde iyileşmektedir. Kesi izlerinin fark edilebilirliği aylar içinde azalmaktadır. Normal dokuların iyileşmesi ve memelerle çevre dokuların istenilen son şekli alması bir yıla kadar devam etmektedir. Bu normal bir süreçtir ve kendiliğinden sonlanmaktadır. İz kalma durumu kişiden kişiye değişmekle birlikte, iz kalmasına meyilli hastalarda bu sürecin bazı krem ve enjeksiyonlarla yönetilmesi gerekebilmektedir.
Bazı kişilerde meme derisi oldukça bol ve içi boş olmaktadır. Bu kişilerde memeler ek olarak silikon implant takviyesiyle desteklenmektedir. Silikon implantlar, kişinin arzusuna göre farklı ebat ve şekillerde seçilmektedir. Sarkmış olan memeler cerrahi yöntemlerle dikleştirilmekte ve estetik olarak iyi sonuçlar alınmaktadır.
Memesi küçük olan kişilerde yapılabilecek iki yöntem vardır. Birincisinde; fazla yağ dokusu olan bölgelerden liposakşınla yağ alınarak memelere enjeksiyon yapılmaktadır. Yağ enjeksiyonunun, kişinin kendi yağ dokusu olması nedeniyle yabancı bir materyal kullanılmaması gibi bir avantajı da vardır. Ancak memeye verilen yağ dokusunun tümü orada kanlanamadığı zaman bir miktar erime ve yağ miktarında azalma söz konusu olmaktadır. Bunu da planlama yaparken göz önünde tutmak gerekmektedir. Diğer yöntem ise; silikon implant kullanarak meme büyütme işlemidir. Burada belirlenecek uygun ebattaki implant, meme büyütme amacıyla kullanılmaktadır. Silikon, vücutta reaksiyon vermeyen bir madde olması nedeniyle genellikle sorunsuz iyileşmektedir. Nadiren silikon implant etrafında kapsül oluşumu meydana gelebilmektedir ama bunu önlemek ve en aza indirmek için de kullandığımız bazı yöntemler vardır.
Kadınlarda yuvarlak hatlar tercih edilirken erkeklerde durum biraz daha farklıdır. Erkeklerde göğüs bölgesinin kaslı görünümde, keskin sınırlı ve geometrik şekilli olması tercih edilmektedir. Bunu liposakşın ile yapmak mümkündür. Erkeklerde şişmanlık ve hormonal nedenlerle deri sarkması oluşmakta ve meme bölgesi büyümektedir. Beraberinde çevre dokularda da şekil bozuklukları meydana gelmektedir. Deri gevşemesi ve sarkması beraberinde yağ dokusu fazlalığı varsa iyi bir değerlendirme yapmak gerekir. Yağ dokusu liposakşınla alındıktan sonra deri, bölgeye adaptasyon sağlayacak ölçüde olabilir ve deriye yönelik ek işlem yapmak gerekmez. Deri ayrıca bazı enerji bazlı cihazlarla sıkılaştırılabilir. Aşırı sarkma olan kişilerde deri çıkarılması ve sıkılaştırılması gerekmektedir. Sadece liposakşınla yapılan işlemlerde iyileşme süreci daha rahat olmaktadır. Üç ile dört hafta sıkı elastik korse kullanımı deri ve altındaki taban arasındaki boşluğun erken kapanmasını sağlar. Ayrıca, deri adaptasyonuna katkıda bulunur. Bu işlemden hemen sonra kas geliştirici hareketlere başlanabilir. Deri çıkarılması gereken durumlarda bazı kesiler yapılmaktadır. Bu kesilerin iyileşmesi yedi ila on gün civarında sürmektedir. Yara izlerinin genişlememesi için aşırı gerginliğe neden olacak hareketlerden ve spordan uzak durmak gerekir.
Sonuç olarak erkek ve kadın için göğüs bölgesi, vücudun ön tarafının üst bölgesini oluşturması nedeniyle genel vücut estetiğinde oldukça önemli bir yer tutar. Bu bölge ile ilgili olumsuz yorumlar kişinin sosyal ve psikolojik yönünü de olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle bu bölgenin estetiği sıklıkla talep edilmektedir. Estetik görünüm yanında fonksiyonel kazanımları da olan bu bölge girişimleri özellikle yaz dönemi öncesi tercih edilmektedir.