Horlama ve Uyku Apne Hastalığı – Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Seren; horlamanın nedenlerini, sağlığa ve sosyal yaşama olan etkilerini, uyku laboratuvarındaki tanı sürecini ve yaşam tarzı değişikliklerinden cerrahi müdahalelere kadar uzanan tedavi seçeneklerini MAG Okurları için anlatıyor.
Normal erişkin insanların %45’i zaman zaman, %25’i ise sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi; aşırı kilolu, sigara kullanan, kısa boyunlu erkeklerde daha sık görülür. Kadınlarda ise menopoz sonrası artış gözlenir.
Yaş ile birlikte ilerleyerek daha da ciddileşen horlama tablosu, hastanın kendisinin yanı sıra özellikle eşleri olumsuz yönde etkiliyor. Bazı kişiler için kronik bir sorun olabilen horlama, bazen ciddi sağlık problemlerine de sebebiyet verebiliyor. Horlayan kadar, onunla aynı yatağı paylaşan partneri de kaliteli bir uykudan yoksun kaldığı için çeşitli hastalıkların kapısı da aralanabiliyor. Kilo vermek, uygun yatış pozisyonuna geçmek gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile hafifletilebilen horlama, ileri evrelerde ise cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor.
Tedavi Edilmeyen Horlama Hasta Ediyor
Horlama, vücuda oksijen ileten hava yollarının tam olarak açık olmadığını gösteren önemli bir belirtidir. Uyku sırasında gürültülü bir şekilde nefes alma şeklinde tanımlanabilir. Üst solunum yollarındaki kasların gerginliğinin azalması sonucu dilin arkaya kayarak diğer gevşek dokularla beraber titreşime yol açması; horlama sesinin çıkmasına neden olur. Yumuşak damağın ve küçük dilin normalden uzun olması, büyük bademcik ve geniz eti ya da burundaki darlıklar da horlamayı tetikleyebilir. Horlama sıklığı yaş ve kilo alımı ile artmaktadır.
Neredeyse herkeste ara sıra görülebilen horlama bazı insanlar için ise kronik bir sorundur ve ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Hasta dinlenemeden uyanır, sürekli yorgunluk çeker, sabah baş ağrıları, gece boğulma hissi ile ya da çarpıntıyla uyanabilir. Halsizlik, gece sık tuvalete çıkma, depresyon ve sinirlilik gibi durumlar da diğer horlama belirtileridir. Tedavi edilmezse ilerleyen dönemde uyku apnesi ile birlikte felç, kalp krizi, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve depresyon gibi ciddi sağlık problemlerine ve uykuda ani ölüme yol açabilir. Horlayan kişinin yatak partneri ise uyku hijyeni bozulduğu ve sağlıklı bir uyku çekemediği için yorgunluk yaşar, stres seviyesi artar ve genel yaşam kalitesi azalır, süreç uzar ise tansiyon problemleri ile karşı karşıya kalabilir.
Tedavi; Horlama ve Uyku Apnesinin Şiddetine Göre Değişiyor
Horlama ve uyku apnesinin tanısı uyku laboratuvarında bir gece yatarak polisomnografi (uyku testi) adı verilen tetkikin yapılması ile konuyor. Hastanın uykuda burun ve ağızdan gerçekleştirdiği solunum hareketleri, oksijen değerleri, kalp hızı ve kalp ritmi, göğüs ile karnın uyku sırasındaki hareketleri ve uyku sırasındaki beyin dalgalarının özellikleri değerlendirilerek tanı ve derecelendirmesi yapılıyor. OSAS (tıkayıcı uyku apne sendromu) tanısında kulak burun boğaz (KBB) hekimlerinin gerçekleştirdiği ayrıntılı üst solunum yolu muayenesi de oldukça önem taşıyor. Horlama tedavisi; alınacak genel önlemler, ağız içi araç tedavisi ve cerrahi olmak üzere üç basamakta uygulanıyor. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
- Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Kilo vermek, alkolden ve sakinleştirici-uyku verici ilaçlardan uzak durmak, burun tıkanıklığını gidermek, uyku düzenine dikkat etmek, doğru yatış pozisyonunda kalmak ve horlamaya eşlik eden hipotiroidi (guatr bezinin az çalışması) ve akromegalinin (büyüme hormon fazlalığı) gibi hastalıkların tedavisi horlama durumunu iyileştirebilir.
- Ağız İçi Araç Tedavisi
Uyku sırasında ağız içine yerleştirilen birtakım aparatlarla üst solunum yollarına ait yapıların pozisyonunu değiştirip (örneğin dili öne çekerek) hava yolunu genişletmek, kas fonksiyonları üzerine etki ederek direnci düşürmek havayollarının tıkanmasına ve horlamaya engel olabilir.
- Cerrahi Tedavi
Horlamanın cerrahi tedavisinde öncelikle burun ve yumuşak damak, ardından maksilla, mandibula ve dil kökü cerrahisi uygulanır. Cerrahi tedavide amaç üst solunum yolunda kısmi ya da tam obstrüksiyona sebep olan hava yolu bölümünün, by-pass edilmesi, genişletmesi veya yeniden şekillendirilmesi yoluyla normal hava akımının sağlanmasıdır. Cerrahi tedavinin başarısı uygulanan yönteme ve hastalığın şiddetine göre değişkenlik göstermektedir. Bu cerrahiler başlıca şu şekildedir:
- Lazer yardımlı uvulapalatoplasti (LAUP): LAUP, küçük dil ve yumuşak damakta sarkmış olan dokuyu azaltarak ve gererek hava akışını iyileştirir.
- Radyofrekans yardımıyla yapılan uvulopalatoplasti (somnoplasti): Somnoplasti olarak da adlandırılan bu teknik, yumuşak damak ve dilde fazla dokuyu küçültmek için radyofrekans enerjisi kullanır.
- Septoplasti: Bu prosedür, burun septumundaki eğri olan kısmı düzeltir. Burun içindeki hava akışını iyileştirir.
- Konka cerrahisi: Burun yan duvarında yer alan konkalardan çoğunlukla alt konka ve bazı olgularda da orta konka burnun solunum yeteneğini olumsuz yönde etkileyecek şekilde hipertrofiye uğrayabilir. Alt konka hipertrofileri burun hava direncinde ciddi artışa neden olur.
- Nazal valv cerrahisi: Nazal valv, üst lateral kıkırdağın kaudal ucuyla burun septumunun üst kısmı arasında kalan boşluk olup bu saha, burundaki hava akımının engellendiği başlıca alanlardan birisidir. Bu bölgede var olan septal deviasyonlar dışında, lateral kıkırdağın kaudal ucunun aşırı sarkık olması ve bu kıkırdağın aşırı (soluk alma sırasında çökecek kadar) yumuşaklığı nazal valv bölgesinden kaynaklanan burun tıkanıklıklarına neden olur.
- Tonsillektomi ve adenoidektomi: Hava yolunda darlığa neden olan tonsiller, aynı büyümüş adenoidler gibi horlama ve uyku apnesine sebep olmaktadır.
Erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülen horlamayı engellemek için yüksek yastık tercih etmek, yürüyüş ve koşu gibi egzersizler yapmak, antioksidandan zengin besinler tüketmek, sigara ve alkolden uzak durmak alınabilecek etkili tedbirler arasındadır. Horlama bunlara rağmen geçmiyor ve şiddeti daha da artıyorsa hastanelerin kulak burun boğaz bölümüne gidilmesi gerekmektedir.