© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Medicana International Ankara Hastanesinde – Menopoz Wellness Programı

Medicana International Ankara Hastanesinde – Menopoz Wellness Programı

 

Kadınların yaşam kalitesini arttırmak amacıyla hayata geçen Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Programı’nın uzman ekibi, menopozun doğru tıbbi takip, kişiye özel beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlıklı ve kaliteli bir yaş alma sürecine nasıl dönüştürülebileceğini MAG Okurları için açıklıyor.

 

Medicana International Ankara Hastanesi tarafından hayata geçirilen Menopoz Wellness Programı, kadınların yaşamlarının yaklaşık üçte birini kapsayan menopoz dönemine bütüncül ve bilimsel bir yaklaşım sunuyor. Hormonların yeniden dengelendiği ve bedenin yeni bir düzene uyum sağladığı bu doğal geçiş sürecinin; doğru bilgi, düzenli takip ve kişiye özel destekle sağlıklı şekilde yönetilebileceği anlayışıyla oluşturulan program, kadın sağlığına uzun vadeli bir perspektiften yaklaşıyor.

 

Günümüzde yaşam süresinin artmasıyla birlikte kadınlar hayatlarının önemli bir bölümünü menopoz ve sonrasında geçiriyor. Türkiye’de kadınların ortalama yaşam süresi yaklaşık seksen yıl iken menopoz yaşı ortalama kırk yedi civarındadır. Bu da yaşamın neredeyse üçte birlik kısmının menopoz süreciyle birlikte devam ettiğini gösterir. Bu nedenle menopoz artık yalnızca biyolojik bir dönem değil; sağlıklı yaş alma sürecinin önemli bir parçası olarak ele alınmaktadır.

 

Kadınlarda bu sürece dair farkındalık oluşturmak ve uzun yıllar tabu olarak görülen başlıkları görünür kılmak amacıyla oluşturulan Menopoz Wellness Programı, multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmektedir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız, Doç. Dr. Emre Günakan ve Op. Dr. Deniz Han Deniz kaptanlığındaki ekipte; genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları Prof. Dr. F. Figen Ayhan ve Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, kardiyoloji uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, nöroloji uzmanı Uzm. Dr. Songül Turgut ve beslenme ve diyet uzmanı Diyetisyen Sena Nur Doğan yer almaktadır. Farklı branşların bir araya geldiği bu yapı, menopozu yalnızca hormonal değişimlerle sınırlı görmeyip tüm vücut sistemlerini kapsayan bir dönüşüm süreci olarak ele almaktadır.

 

Hormonlar, Belirtiler ve Bireysel Süreçler

Menopozla birlikte ortaya çıkan sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku düzensizlikleri ve ruh hâli değişimleri pek çok kadın için kaygı verici olabilir. Oysa bu belirtiler, vücudun yeni hormonal düzene uyum sağlama sürecinin doğal bir parçasıdır. Her kadının menopoz deneyimi farklı ilerlediği için tedavi yaklaşımları da kişiye özel planlanır. Bazı kadınlar bu dönemi hafif belirtilerle geçirirken, bazı kadınlarda günlük yaşamı etkileyen daha belirgin şikâyetler görülebilir. Bu noktada hormon tedavileri ve destekleyici yaklaşımlar bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilir.

 

Yaşam Tarzı Belirleyici Rol Oynuyor

Menopoz döneminde yalnızca medikal tedaviler değil, günlük yaşam alışkanlıkları da belirleyici rol oynar. Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir beslenme düzeni, sebze ve meyve tüketimi, tam tahıllar ve sağlıklı yağların tercih edilmesi önerilir. Bu yaklaşım hem kemik sağlığını korumaya hem de genel metabolik dengeyi sürdürmeye katkı sağlar.

 

Cinsel Sağlıkta Değişen Dinamikler

Menopoz sürecinde östrojen seviyelerindeki azalma, cinsel yaşam üzerinde de etkili olabilir. Genital dokularda incelme ve hassasiyet artışı ile birlikte vajinal kuruluk sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Bu durum hem günlük yaşam konforunu hem de cinsel ilişkiyi etkileyebilir. Uygun tedavi ve desteklerle bu şikâyetlerin büyük ölçüde kontrol altına alınması mümkündür ve süreç, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından planlanır.

 

Meme Sağlığında Düzenli Takip Edilmeli

Menopoz dönemi, meme sağlığı açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir süreçtir. Özellikle menopoz sonrasında meme kanseri riskinde artış görülebilir. Bu nedenle geçmişte yapılan kontrollerin normal olması, ilerleyen yıllarda risk olmadığı anlamına gelmez. Kendi kendine meme muayenesinin alışkanlık hâline getirilmesi, yıllık mamografi ve gerekli durumlarda ultrasonografi kontrollerinin ihmal edilmemesi bu sebeple genel cerrahi muayenelerinin düzenli olarak sürdürülmesi gerekir.

 

Kemik ve Kas Sağlığını Korumak Mümkün

Menopoz sürecinde östrojen seviyelerinin düşmesiyle birlikte kemik yıkımı hızlanır ve osteoporoz riski belirgin şekilde artar. Özellikle ilk yıllarda kemik kaybı daha hızlı gerçekleşebilir ve kemik mineral yoğunluğunda azalma görülebilir. Bununla birlikte kas kütlesinde azalma, yani sarkopeni de bu dönemde sık karşılaşılan bir durumdur. Kas kaybı; denge sorunları, düşme riski ve buna bağlı kırık ihtimalini artırabilir. Uygun egzersiz programları, beslenme desteği ve rehabilitasyon yaklaşımları ile bu risklerin büyük ölçüde önüne geçmek mümkündür. Bu dönemde idrar kaçırma sorunu da yaşanabilir ve pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi ile önüne geçilebilir. Bunun için fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı yönlendirmesi önemlidir.

 

Kalp Sağlığına Bütüncül Yaklaşım

Menopoz döneminde kalp sağlığı, hormonal değişimlerle birlikte ele alınması gereken önemli bir başlıktır. Azalan östrojen seviyeleri damar sağlığı ve metabolik denge üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tansiyon, kolesterol, kan şekeri ve kilo kontrolü düzenli olarak takip edilmelidir. Koruyucu yaklaşımın temelinde yaşam tarzı düzenlemeleri yer alırken, düzenli kardiyoloji kontrolleri de ihmal edilmemelidir.

 

Zihinsel Bulanıklık: “Beyin Sisi”

Menopoz döneminde sık dile getirilen şikâyetlerden biri de zihinsel bulanıklık olarak tanımlanan “beyin sisi”dir. Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel yavaşlama hissi ile kendini gösteren bu durum, tek başına bir hastalık değil; hormonal değişimler, uyku düzensizlikleri, stres ve yaşam tarzı faktörlerinin birleşimi olarak değerlendirilir. Özellikle östrojenin bilişsel işlevler üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, bu sürecin doğru destekle yönetilmesi mümkündür.

 

Bölgesel Yağlanma Kader Değil

Menopoz döneminde kadınların en sık dile getirdiği konulardan biri de karın ve bel çevresinde artan yağlanmadır. Östrojen seviyelerindeki düşüşle birlikte yağ dağılımı değişir ve yağ depolanma eğilimi bu bölgelere kayabilir; ancak, bu durum kaçınılmaz değildir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, düzenli fiziksel aktivite ve beslenme ve diyet uzmanı desteği ile metabolik denge korunabilir ve bu değişim kontrol altına alınabilir.

 

Menopoz, yaşamın doğal ve kaçınılmaz bir evresi olmakla birlikte, multidisipliner bir anlayışla sağlıklı ve konforlu bir döneme dönüştürülebilir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.