© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Emre Karayel

Emre Karayel

 

Yıllarca “1 Kadın 1 Erkek” dizisinde Ozan karakteriyle kadın-erkek ilişkilerini, evliliği ve çocuk sahibi olma korkularını mizahın süzgecinden geçirerek ekranlara taşıyan Emre Karayel, ikinci kez baba olmanın getirdiği tatlı telaşları, evdeki üç erkek düzenini ve babalığın, hayatındaki duygusal izdüşümlerini MAG Okurları için anlattı.

 

Can’dan sonra yakın zamanda İlke Cihan da aranıza katıldı. Tek çocuklu babalık ile iki çocuklu babalık arasında nasıl bir fark varmış? Evdeki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Biz bebek seven bir çiftiz. Eşim de, Can’ın bir kardeşi olsun istemişti. İlke çok tatlı bir bebek, onunla birlikte neşemiz, sevincimiz daha da arttı. Tabii sorumluluklarımız da arttı iki çocuk olunca ama çocuk sevgisi, çocuk sahibi olmak bambaşka bir keyif; bir baba olarak bunu söylüyorum. Bir çocuk varken de çok mutluydum, iki çocuk olunca daha da mutlu oldum! Evdeki dengeyi ise Gizem’e borçluyuz. Gizem çok disiplinli bir annedir, düzeni ve sistemi bellidir. Biz evdeki üç erkek olarak bu düzen ve sisteme uyarız. Böyle olduğu zaman dengeyi sağlamak çok kolaylaşıyor açıkçası. Bu konuda eşime minnettarım.

 

Peki, baba olduğunuzda hissettiğiniz ilk şey neydi?

Baba olduğumda ilk hissettiğim şey tabii ki çok büyük bir mutluluktu; fakat sonraki zamanlarda aslında hissettiğim biraz ölüm korkusu oldu. Bana bir şey olursa çocuklarım ne yapar diye düşünmeye başladım ama sonra zamanla bu korkumu yendim. Şimdi onlarla birlikte, keyifle vakit geçiriyorum.

 

Baba kavramını tek bir cümleyle tanımlayabilir misiniz?

“Baba, evladının kendisinden her alanda daha iyisi olmasını isteyen tek kişidir.” diye bir şey okumuştum. Sanırım böyle bir şey babalık.

 

Kendi babanızın size davranışlarıyla sizin çocuklarınıza karşı davranışlarınızı kıyasladığınızda gördüğünüz en büyük fark nedir?

Babam da, ben de evlatlarımızı çok seviyoruz ama bu büyütme sürecinde aramızdaki en büyük fark şu: Babam çiftçi olduğu için çok fazla birlikte olmazdık, sonra ben yatılı okula gittim, evden ayrıldım. Benim en büyük şansım, özel işlerimden artakalan bütün zamanımı evde çocuklarımla birlikte geçirebilmek.

 

Çocuklarınızla yapmaktan en keyif aldığınız aktivite nedir?

Tabii ki birlikte uyumak en çok sevdiğimiz aktivite. Eşim sabahları erken kalkıyor; şirketin işleri, ev işleri, kendi işlerini, sporunu yapıyor. Biz de üçümüz yatakta beraber uyuyoruz. Uyandıktan sonra da bir yarım saat sohbet ederek, İlke’yi seyrederek, Can, ben, İlke zaman geçiriyoruz. En çok sevdiğim aktivite bu.

 

İki erkek çocuk babası olmak, içinizdeki o hiç büyümeyen çocuğu nasıl besliyor? Çocuklarla birlikte siz de çocukluğunuza dönüyor musunuz?

Ben oyuncuyum, çocuklar da dünyanın en iyi oyuncularıdır. En iyi şekilde oyun kurarlar, o oyuna inanırlar. Açıkçası onlarla birlikte oyun oynamak, zaman geçirmek hem içimdeki çocuğu hem oyunculuğumu besliyor, çünkü dediğim gibi çok değişik bir algıları ve değişik bir oyun kurma becerileri var. Çocukluğumda yapamadığım bazı şeyleri onlarla birlikte yapmak içimdeki çocuğu her zaman besliyor. Bu da beni mutlu ediyor.

 

Yıllarca “1 Kadın 1 Erkek” dizisinde kadın-erkek ilişkilerini, evliliği ve çocuk yapma süreçlerini mizahi bir dille anlattınız. Gerçek hayatta iki çocuk babası olduktan sonra dönüp o bölümlere baktığınızda “Ah be Ozan, hiç öyle değilmiş o işler!” dediğiniz anlar oluyor mu?

Ozan için de, Emre için de, diğer tüm babalar için de hayat sürprizlerle doludur. Hele iki çocuk olduğunda ikisinin de karakterleri, duruşları, tavırları farklı oluyor ve öyle de olacak zaten; o yüzden “Hiç öyle değilmiş!” diye her gün, her dakika, her an her baba söyleyebilir. Bu sürprizlerin hep hayatımızda olması da baba olmanın güzel tarafıdır.

 

Bugüne kadar aldığınız en güzel Babalar Günü hediyesi nedir?

Öncelikle iki tane evladım… Onların bana sarılması… Ben de sarılmayı, öpmeyi, koklamayı çok seven bir babayım. Çocuklarımın bana sarılması bana dünyadaki en büyük hediye aslında. Bir de bir Babalar Günü’nde Can’la birlikte hipodroma gitmiştik. O gün atımız bir kupa kazanmıştı, o da güzel bir Babalar Günü hediyesi olmuştu bana.

 

Babalar Günü için iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

İletmek istediğim tek mesaj, tek duam; Allah kimseyi evladından, hiçbir evladı da babasından ayırmasın olur.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.