Berra Ahsen Uslu – Bodrum’un Serin Sularından Setlerin Yoğunluğuna
Ekranların sevilen dizisi “Daha 17”nin enerjik karakteri Ezgi’ye hayat veren başarılı oyuncu Berra Ahsen Uslu, Bodrum’daki set maceralarını, oyunculuğa bakışını ve hayatının içindeki renkli detayları MAG Okurlarıyla paylaşıyor.
Oyunculuk, aslında başkalarının duygularını ödünç alma sanatı. Bir karakteri inşa ederken kendi içinizdeki hangi karanlık ya da aydınlık odaları keşfettiniz? Kendinizi şaşırttığınız bir an oldu mu?
Oyunculuk benim için gerçekten bir keşif yolculuğu. Bir yandan farklı karakterlerin dünyasına girerken, bir yandan da kendimi daha yakından tanıyorum. Hâlâ keşfetmeye devam ettiğim çok şey var. Korkularımı, güvensizliklerimi, içimdeki şefkat ve sevgi duygusunun derinliğini, en çok da empati kurabilme gücümü bu süreçte daha net fark ettim.
“Daha 17” dizisindeki karakteriniz Ezgi, sosyal medyayı ve dans etmeyi çok seven, kıpır kıpır bir kız. Senaryoda, Ezgi’nin yapacağı bir TikTok dansı veya akımı yazıldığında, Berra olarak o sahnelere kendinizden bir şeyler katıyor musunuz?
Berra olarak tabii ki kendimden kattığım küçük dokunuşlar oluyor. Ama sahnelere yaklaşırken daha çok “Ezgi bu durumda nasıl davranır, nasıl tepki verirdi?” diye düşünüyorum. Günlük hayatta ben de enerjik ve tepkileri belirgin biriyim ama Ezgi’nin duygularını ifade etme biçimi benden bile daha büyük. Dansa gelince, orada çok kolay buluşuyoruz! İçimdeki kıpır kıpır tarafla Ezgi’nin enerjisi doğal bir şekilde örtüşüyor.
Dizide gençlerin dinamik arkadaşlıklarını ve aşklarını izliyoruz. Gerçek hayatta sizin için ideal bir arkadaşlıkta veya ilişkide olmazsa olmaz en önemli özellik nedir?
Sanırım bütün ilişkilerimde güven en önemli unsur. Bir insanın yanında olduğumda kendimi huzurlu hissedebilmek benim için çok kıymetli. Çünkü güvenin olduğu yerde samimiyet de oluyor, kendin olabiliyorsun. Gerek arkadaşlıkta gerekse bir ilişkide, en çok aradığım duygu bu.
Kameranın kayıtta olmadığı anlarda, arka planda diğer oyuncularla aranızda nasıl bir arkadaşlık bağı kuruldu? Birbirinize taktığınız tatlı lakaplar var mı mesela?
Gerçekten çok güzel bir bağ kurduk. Sanırım şehir dışında birlikte çalışmanın en güzel taraflarından biri de bu; ister istemez birbirinizi daha yakından tanıyorsunuz. Böyle bir ekiple çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Tatlı lakaplarımız da var ama onlar biraz bize özel kalsın…
Şu an dizinin çekimleri nedeniyle yaz sezonunu Bodrum’da geçiriyorsunuz. İş ve tatili bir arada yürütmek nasıl bir his? Ya da bir tatil anı oluyor mu sizin için?
Bence en güzel taraflarından biri işi Bodrum’da yapıyor olmak. İstanbul’un temposundan ve kaosundan uzak olmak, ister istemez insana iyi geliyor. Tabii işin kendi stresi her zaman var ama burada onu biraz daha hafif hissediyorsunuz. Boş zamanlarda denize girebilmek, yaz akşamlarının tadını çıkarmak ve o keyifli sofralarda sevdiklerinizle vakit geçirmek de işin en güzel tarafı. Hatta bazen molalarda denize girebilmek gibi bir ayrıcalığımız bile oluyor. Daha ne olsun?
Eğer şu an dünyanın herhangi bir yerine ışınlanma şansınız olsaydı, bu hangi ülke ya da şehir olurdu? Gitmeyi çok hayal ettiğiniz ya da tekrar gitmek istediğiniz rota neresi?
Sanırım İsveç ya da Norveç’i seçerdim. Aslında soğuk havayı çok seven biri değilim ama o coğrafyanın doğasını, sakinliğini ve yaşam tarzını inanılmaz merak ediyorum.
Unutamadığınız bir gezi anınızı anlatır mısınız?
Küçükken dedemle ormanda kaybolduğumuz günü hiç unutmuyorum. O an bana saatler sürmüş gibi gelmişti ve gerçekten çok korkmuştum. Şimdi dönüp baktığımda ise gülerek anlattığımız bir anıya dönüştü.
Zaman geçirmekten en çok keyif aldığınız gezi partnerleriniz kimler?
Bence her gezinin ruhu farklı. Bu yüzden gezi partnerim de gideceğim yere göre değişebiliyor. Ama ortak bir özellik söylemem gerekirse; enerjimin tuttuğu, plan yapmayı seven, anın tadını çıkarabilen ve birlikte çok gülebildiğim insanlarla seyahat etmekten en çok keyif alıyorum. Birlikte sessiz kalmanın bile rahat hissettirdiği insanlar benim için en iyi gezi partneri.
Son olarak; sizin için bir mekânda, bir kıyafette veya bir insanda estetik kavramının karşılığı nedir? Gözünüzü ne yorar, ne dinlendirir?
Benim için estetik, biraz monotonluktan uzak olmak demek. Cesur renkleri, farklı dokuları ve karakteri olan detayları seviyorum. Gözümü en çok yoran şey ise koyu renklerin birbirini boğacak kadar yoğun kullanılması. Onun dışında kolay kolay rahatsız olmam. Hatta maksimalist tarza oldukça yakınım; ev dekorasyonunda da giyimde de. Tarzımın da biraz bunu yansıttığını düşünüyorum.
FOTOĞRAF: RAMAZAN NİKBAY