© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Yüz, Boyun ve Beden Cildinde Bütünsel Yenilenme – Uzm. Dr. Özge Banu Öztürk

Yüz, Boyun ve Beden Cildinde Bütünsel Yenilenme – Uzm. Dr. Özge Banu Öztürk

 

Cilt yaşlanmasının sadece yüzeyde değil, tüm alt katmanlarda gerçekleştiğini vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Dr. Özge Banu Öztürk, ameliyatsız ve bütünsel bir onarım sunan yeni nesil Signature 360™ programını MAG Okurları için anlatıyor.

 

Yaş alma yalnızca cildin yüzeyinde oluşan ince kırışıklıklardan ibaret değildir. Zamanla üst deri incelir, orta derideki dermal kolajen ağları zayıflar, elastik liflerde kırılmalar oluşur, cilt altı bağ dokusu gevşer ve yüz ovalini taşıyan destek yapılarında güç kaybı gelişir. Sarkmalar belirginleşir. Aynı süreç boyun, dekolte, eller, karın, kol ve bacak gibi beden bölgelerinde de görülür.

 

Modern estetik dermatolojinin temel amacı artık yalnızca “kırışıklığı azaltmak” değil; cildin biyolojik onarım kapasitesini yeniden aktive etmek, dermal matriksi yeniden organize etmek ve cilt altı destek dokularını bütüncül biçimde canlandırmak, kendi kendini onarım mekanizmalarını aktif tutmaktır.

 

Eskisi gibi “ameliyat olayım, şu fazla cildi kestirip attırayım” mantığından çok uzağız. Çünkü ameliyat, hastalanan cildi iyileştirmez. İhtiyacımız iyileşme ve onarım…

 

Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen “Signature 360™” bütünsel yenilenme programı, kişiye özel planlanan kombine bir rejuvenasyon protokolüdür. Programda; lineer fokuslu ultrason (LIFU), monopolar radyofrekans teknolojisi, fraksiyonel Er:Glass lazer ve otolog eksozom uygulamaları aynı seansta, doktor değerlendirmesine göre kombine edilir. Amaç yalnızca yüzeysel gençleşme değil; cildin farklı anatomik katmanlarında eş zamanlı biyostimülasyon oluşturarak daha doğal, daha bütüncül ve daha uzun süreli bir yenilenme sağlamaktır.

 

Yaşlanma Çok Katmanlıdır, Tedavi de Öyle Olmalıdır

Cilt yaşlanması; kolajen kaybı, elastin dejenerasyonu, dermal inflamasyon, mikrodamarsal dolaşım azalması, bağ dokusu gevşemesi ve SMAS düzeyinde destek kaybı gibi çok katmanlı mekanizmalarla ilişkilidir. Bu nedenle günümüzde tek cihazlı uygulamalar yerine, farklı dokulara farklı derinliklerde etki eden kombine sistemler ön plana çıkmaktadır. Son yıllarda yayımlanan dermatolojik ve estetik cerrahi yayınları; radyofrekans, fokuslu ultrason ve fraksiyonel lazer kombinasyonlarının kolajen yeniden yapılanmasını arttırabildiğini, cilt sıkılığını desteklediğini ve cilt kalitesini iyileştirebildiğini göstermektedir.

 

Signature 360™ Programının Temel Bileşenleri

LIFU – Lineer Fokuslu Ultrason: LIFU teknolojisi, kontrollü ultrason enerjisini cilt altındaki belirli derinliklere odaklayarak SMAS ve derin bağ dokusunda termal biyostimülasyon oluşturmayı hedefler. Bu kontrollü enerji, fibroblast aktivasyonunu ve yeni kolajen sentezini destekleyen bir iyileşme yanıtı başlatır. Özellikle yüz ovalinde gevşeme, gıdı bölgesinde sarkma ve boyun kontur kaybı olan kişilerde derin destek dokularının yeniden organize edilmesine yardımcı olabilir. Literatürde fokuslu ultrason teknolojilerinin noncerrahi lifting ve sıkılaştırma alanında önemli bir yere sahip olduğu bildirilmektedir.

 

Monopolar RF Thermage Teknolojisi: Monopolar radyofrekans sistemleri, dermis ve subkutan dokuda kontrollü ısı oluşturarak kolajen liflerinde kontraksiyon ve uzun vadede neokollajenezis oluşturmayı hedefler. Özellikle yüz konturunda gevşeme, çene hattı belirginliğinde azalma, boyun ve beden cildinde elastikiyet kaybı olan kişilerde sıkılaştırıcı etki amacıyla kullanılır. Çalışmalar, monopolar RF uygulamalarının yüz ve beden cildinde ölçülebilir sıkılaşma sağlayabildiğini ve güvenlik profilinin kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermektedir. Signature 360™ bütünsel yaklaşımında özellikle gıdı ve çene hattı birlikte değerlendirilir. Çünkü submental bölgedeki toparlanma çoğu zaman mandibular hattın daha net görünmesine katkı sağlar.

 

Fraksiyonel Er:Glass Fraxel Lazer Teknolojisi: Fraksiyonel Er:Glass lazer teknolojisi, dermiste kontrollü mikroskobik termal zonlar oluşturarak cilt yenilenmesini aktive etmeyi amaçlayan non-ablatif bir lazer sistemidir. Bu yaklaşım; cilt tonu düzensizlikleri, ince kırışıklıklar, fotoaging bulguları, gözenek görünümü ve dermal kalite kaybı gibi durumlarda kullanılabilmektedir. Modern fraksiyonel lazer sistemlerinin, kontrollü dermal remodeling yoluyla cilt kalitesinde iyileşme sağlayabildiği ve enerji temelli diğer teknolojilerle kombine edildiğinde sinerjik etki oluşturabildiği bildirilmektedir. Signature 360™ bütünsel yaklaşımında lazer uygulaması; cilt yüzey kalitesi ile dermal onarım süreçlerini desteklemek amacıyla protokole dâhil edilir.

 

Otolog Eksozom Yaklaşımı: Otolog eksozomlar, kişinin kendi biyolojik materyalinden elde edilen hücresel haberci veziküllerdir. İçerdikleri büyüme faktörleri, proteinler, mikroRNA’lar ve sinyal molekülleri sayesinde rejeneratif dermatoloji alanında dikkat çekmektedir. Enerji bazlı uygulamalar sonrası kontrollü iyileşme yanıtını desteklemek amacıyla kullanılabilmektedir. Amaç; fibroblast aktivasyonu, dermal matriks reorganizasyonu ve cilt bariyerinin toparlanma sürecine katkı sağlamaktır. Rejeneratif estetik alanında eksozomların kullanımına yönelik çalışmalar giderek artmakta olup özellikle kombine rejuvenasyon protokollerinde biyostimülatif potansiyelleri araştırılmaktadır.

 

Kişiye Özel Planlama Neden Önemlidir?

Her bireyin cilt kalınlığı, kolajen rezervi, elastikiyet kaybı, yağ dokusu dağılımı, inflamasyon düzeyi, pigment yapısı, yaş alma paterni birbirinden farklıdır. Bu nedenle Signature 360™ bütünsel yenilenme standart bir “tek cihaz uygulaması” değildir. Ön görüşme sırasında doktor değerlendirmesiyle hangi bölgelere işlem yapılacağı, hangi teknolojilerin kombine edileceği, enerji düzeyleri, uygulama sırası, hedef dokular kişiye özel planlanır. Bazı kişilerde yüz ve boyun birlikte çalışılırken; bazı kişilerde dekolte, eller, karın, kol, kalça veya bacak bölgesi protokole dâhil edilebilir.

 

Kombine Yaklaşımın Bilimsel Mantığı

Son yıllarda estetik dermatoloji alanında yayımlanan çalışmalar, kombine enerji bazlı sistemlerin farklı anatomik katmanlarda tamamlayıcı etki oluşturabildiğini göstermektedir. Fokuslu ultrason daha derin destek dokularını hedeflerken, monopolar RF dermal ve subdermal sıkılaşmayı destekler, fraksiyonel lazer cilt kalitesi ve dermal remodeling üzerine yoğunlaşır, biyorejeneratif uygulamalar ise iyileşme yanıtını desteklemeyi amaçlar. Bu nedenle kombine protokoller; tek bir cihazla ulaşılamayan çok katmanlı bir rejuvenasyon yaklaşımı sunabilmektedir. Amaç “yapay görünüm” değil, doku kalitesini desteklemektir. Bedenin lenfatik ve enerjetik akışını bozmadan, cilt altı yapışıklıklara yol açmadan onarımı başlatmaktır. Modern rejuvenasyon anlayışı artık yüzü değiştirmeyi değil, dokunun biyolojik kalitesini desteklemeyi hedeflemektedir.

 

Signature 360™ programında hedef daha sağlıklı görünen bir cilt, daha dengeli kontur, daha sıkı bir doku hissi, daha canlı bir cilt tonu, daha kaliteli dermal yapı oluşturabilmektir. Ameliyat ve diğer cerrahi işlemlerde, kesi ve cilt altı onarım alanlarında fibrozis ile yapışıklıklar olmakta ve bu da lenfatik akışı bozmakta, çeşitli sinir ileti bozukluklarına da yol açabilmektedir. Her bireyin anatomik yapısı ve biyolojik yanıtı farklı olduğu için sonuçlar kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle süreç; kişiye özel planlama, bilimsel yaklaşım ve gerçekçi beklenti yönetimi üzerine kurulmalıdır.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.