© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Bebek ve Çocuklara Organik Gıda – HiPP

Bebek ve Çocuklara Organik Gıda – HiPP

 

Doğallığa verdiği önemle bebek beslenmesinde güvenin rotasını çizen HiPP’in pazarlama direktörü Sayime Emine Arslan, organik tarım bilincinden Z kuşağının ebeveynliğine kadar sektörün geleceğini şekillendiren kritik başlıkları MAG Okurları için ele alıyor.

 

Türkiye’nin köklü ve güvene dayalı markalarından birine liderlik ediyorsunuz. Bu noktaya gelene kadar hangi yollardan geçtiniz? Kendinizden biraz bahseder misiniz?

Kariyerime ithalat, ihracat ve finans sektöründen başlayarak, gıda sektörüne geçiş yaptım. 2009 yılında yolum 127 yıllık geçmişe sahip HiPP markası ile kesişti. Ürün yönetimi, lojistik gibi süreçler sonunda 2011 yılından bu yana HiPP Türkiye pazarlama direktörü olarak HiPP ailesi için çalışıyorum. Profesyonel kimliğim dışında Türkiye’nin en eski ve köklü gıda derneklerinden biri olan TÜGİDER’in yönetim kurulundayım. Kendi değerlerim ile bu kadar örtüşen bir marka için çalışmak benim için çok özel. İş hayatımın dışında kalan özel zamanlarımı tamamen doğa içinde geçiren ve binicilik sporu ile lisanslı sporcu düzeyinde ilgilenen birisi olarak doğaya bu kadar önem veren gelecek nesillere yaşamaya değer bir dünya bırakan bir markada çalışmak bir ayrıcalık.

 

HiPP gibi köklü, değer odaklı ve güven üzerine inşa edilmiş bir markada görev almak ise kariyerimin en anlamlı duraklarından biri. Bugün bulunduğum noktada; veriyle içgörüyü birleştiren, aynı zamanda empatiyi merkeze alan bir liderlik anlayışının büyük katkısı olduğunu söyleyebilirim, çünkü bu kategoride tüketiciyi anlamak, sadece dinlemek değil gerçekten hissetmekten geçiyor.

HiPP, “Doğadan aldığımızı doğaya veriyoruz.” vizyonuyla hareket eden bir marka. Türkiye’deki ebeveynlerin sürdürülebilirlik ve organik sertifikasyon konusundaki farkındalığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bilinçli ebeveynlerle iletişim kurmak bizi her zaman çok heyecanlandırıyor. Etiket okuyan, sorgulayan, yeni trendleri ve araştırmaları takip eden, bir yandan doğayı seven ve koruyan ailelerle bir arada olmayı çok seviyoruz. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için sadece kaliteli ürün üretmek yetmez. Doğayı koruyan, sanata ve spora destek veren tüm çalışmalarımızla yeni nesillerin ruhen ve bedenen sağlıklı olması bizim için çok önemli. HiPP olarak “Yaşamdaki en değerli varlıklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için” var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

 

Z kuşağı ebeveynleri sahneye çıkmaya başladı. Bu jenerasyonun bilgiye ulaşma hızı ve markalardan beklentileri önceki nesillere göre nasıl farklılık gösteriyor?

Z kuşağı ebeveynler çok daha araştırmacı, sorgulayıcı ve hızlı karar veren bir profile sahip. Bilgiye ulaşmak onlar için saniyeler sürüyor ve bu da markalar üzerindeki şeffaflık baskısını ciddi anlamda arttırıyor. Bu jenerasyon için sadece “ne söylediğiniz” değil, “nasıl davrandığınız” da çok önemli. Yani marka değerleri, sürdürülebilirlik yaklaşımı, etik duruş gibi unsurlar satın alma kararında doğrudan etkili. Ayrıca klasik reklam dilinden çok uzaklar. Daha gerçek, daha deneyim odaklı ve samimi içeriklere yöneliyorlar. Bu yüzden biz de iletişimimizi daha çok gerçek anne deneyimleri, uzman görüşleri ve şeffaf içerikler üzerine kuruyoruz. Ürün ve marka iletişimini yaparken çocukların gelişiminde katkısı olan sanat , spor ve doğayı merkeze alan projeleri önemsiyoruz.

 

Ebeveynlerin en büyük çekincelerinden biri ilave şeker. HiPP ürünlerindeki doğal meyve şekeri ile ilave şeker arasındaki farkı nasıl anlatıyorsunuz? Etiket okuma bilinci konusunda ebeveynlere verdiğiniz tavsiyeler neler?

Bu konu gerçekten çok hassas ve ebeveynlerin doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor. Formülasyon ve reçete gerektirmedikçe HiPP ürünlerinin içerisine ilave şeker eklenmez; tüm şeker içeriği üründe bulunan ham maddelerden doğal olarak gelmektedir. Şeker eklenme durumunda da yasaların koyduğu limitlerin dışına çıkılmaz ve eklenen şeker %100 organik kaynaklıdır. İlave şeker, üretim sırasında dışarıdan eklenen bir içerik olduğu için bu ayrımın net bir şekilde yapılması gerekir.

 

Ebeveynlere en önemli tavsiyemiz, etiketleri dikkatle okumaları. İçindekiler listesi ne kadar kısa ve anlaşılırsa, ürün o kadar doğaldır diyebiliriz. Ayrıca “ilave şeker içermez” ifadesinin yanı sıra içerik listesinde glikoz şurubu, sakkaroz gibi ifadelerin olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli.

 

Bir mamanın raf ömrünün uzun olması bazen kafa karıştırabiliyor. HiPP kavanoz mamalarında koruyucu madde kullanmadan o tazelik nasıl korunuyor?

Bu çok sık aldığımız bir soru ve aslında cevabı oldukça bilimsel ama bir o kadar da basit: Vakumlama ve ısıl işlem teknolojisi. HiPP kavanoz mamaları, üretim sırasında yüksek sıcaklıkta kısa süreli ısıl işlemden geçirilir ve ardından hava almayacak şekilde vakumlanarak kapatılır. Bu yöntem, ürünün içindeki zararlı mikroorganizmaları yok ederken besin değerini ve doğallığını korur. Yani aslında evde yapılan konserve mantığının çok daha kontrollü ve güvenli bir versiyonunu uyguluyoruz. Bu sayede hiçbir koruyucu maddeye ihtiyaç duymadan ürünlerimizi güvenle uzun süre saklayabiliyoruz. Burada en önemli nokta şu: Açılmamış kavanoz güvenle saklanabilir ancak, açıldıktan sonra mutlaka buzdolabında muhafaza edilmeli ve kısa sürede tüketilmelidir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.