© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Bu Sonbaharda Makyaj Trendi Nasıl Değişiyor? – Hamiyet Akpınar

Bu Sonbaharda Makyaj Trendi Nasıl Değişiyor? – Hamiyet Akpınar

 

Eylül ayında yeni sezona girerken gerçekten ne değişiyor?

2026-27 sonbahar/kış defilelerine baktığımda beni en çok heyecanlandıran şey tek bir renk ya da ürün değil; makyajın tavrının değişmesi.

Uzun zamandır peşinden koştuğumuz kusursuzluk fikri, yerini daha gerçek, kişisel, hatta biraz kusurlu görünen bir güzelliğe bırakıyor. Otuz yılı aşkın süredir binlerce farklı yüzle çalışırken öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu: Trendler değişir ama iyi makyajın amacı değişmez. Bir yüzü başka bir yüze dönüştürmek değil, onun karakterini doğru okuyup en güzel hâlini ortaya çıkarmak…

 

Kusursuz Ten Gidiyor, Gerçek Ten Kalıyor

Yeni sezonda cilt yeniden cilt gibi görünmek istiyor. İnce, esnek, serum hissindeki fondötenler, renkli nemlendiriciler ve bakım içeren formüller öne çıkıyor. Mat dokular bile artık kuru ve pudralı değil; daha yumuşak ve doğal. Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum: İyi yapılmış bir ten makyajında fondöteni değil, güzel bir cildi görmeliyiz. Her yeri kapatmak yerine ürünü yalnızca ihtiyaç olan bölgelere uygulayın. Birkaç çil, biraz cilt dokusu görünsün. Bu sezon cildimizi saklamıyoruz.

Sert Kontur Gidiyor, Yumuşak Şekillendirme Kalıyor

Yüzün üzerine çizilmiş gibi duran konturlar geri çekiliyor. Yerine ciltte eriyen krem konturlar, stick ürünler ve transparan bronzer’lar geliyor. Çünkü konturun görevi çizgi çizmek değil, ışığı ve gölgeyi yönetmek. Benim küçük kuralım hâlâ aynı: Konturu ilk bakışta görüyorsanız, muhtemelen biraz fazladır.

 

Kusursuz Makyaj Gidiyor, Yaşanmış Makyaj Kalıyor

Her şeyin fazla temiz ve kontrollü olduğu dönemden biraz uzaklaşıyoruz. Göz kalemi hafifçe dağılabilir, farın geçişi kusursuz olmayabilir, dudak kenarı biraz flu kalabilir. Ben buna “yaşanmış makyaj” diyorum. Sanki makyajınızı sabah yaptınız, hayatınızı yaşadınız ve birkaç saat sonra hâlâ çok güzel görünüyorsunuz. Yeni lüks biraz da bu: Fazla uğraşılmış görünmemek.

 

Güvenli Nude’lar Geri Çekiliyor, Renk Geri Dönüyor

Kahveler ve nude’lar elbette bizimle ama renk yeniden oyuna giriyor. Kirli maviler, griler, petrol tonları, mürdümler, hakiler, bronzlar ve metalik yeşiller sezonun güçlü renkleri. Üstelik komplike göz makyajlarına gerek yok. Bazen kapağa sürdüğünüz tek bir doğru renk bütün makyajı taşıyabilir. Ve evet, mavi far geri döndü; ama 80’lerin bebek mavisi değil, gri ve siyahla kirlenmiş daha sofistike hâliyle.

 

Kusursuz Eyeliner Gidiyor, Karakterli Gözler Kalıyor

Eyeliner kaybolmuyor, kuralları değişiyor. Bir tarafta temiz ve grafik çizgiler, diğer tarafta göz çevresine dağıtılmış, hafif dumanlı siyah kalemler var. Siyah ya da kahverengi kalemi kirpik diplerine sürüp küçük bir fırçayla dağıtmayı deneyin. İki dakikalık bu göz bazen yirmi dakikalık kusursuz eyeliner’dan çok daha modern duruyor.

 

Çizilmiş Kaşlar Gidiyor, Kendi Kaşımız Kalıyor

Kare çizilmiş, yoğun doldurulmuş ya da her teli dimdik sabitlenmiş kaşlardan uzaklaşıyoruz. İncecik bir kalemle yalnızca eksik yerlere birkaç dokunuş ve hafif bir kaş jeli yeterli. Amaç yeni bir kaş yaratmak değil, kendi kaşınızın karakterini korumak.

 

Allık Matematiği Gidiyor, Duygu Kalıyor

Allık kesinlikle bizimle. Ama “buraya sürersen lifting, şuraya sürersen yüzün yuvarlak görünür” matematiğini biraz bırakıyoruz. Gül kuruları, tozlu pembeler, böğürtlen ve yumuşak mürdümler çok güzel. Özellikle krem allıkta renk cildin üzerinde değil, sanki cildin içinden geliyormuş gibi görünmeli.

 

Keskin Dudaklar Gidiyor, Flu Dudaklar Kalıyor

Dudak kalemi gitmiyor; sert dudak kalemi gidiyor. Fazla taşırılmış ve rujdan çok koyu konturların yerine yumuşatılmış, dağıtılmış dudaklar geliyor. Kaleminizi sürün ama biraz dağıtın. Rengi merkezde yoğunlaştırın. Kadifemsi yarı matlar, balm dokular ve gloss’lar birlikte hayatımızda. Artık mesele “Mat mı, parlak mı?” değil; “Hangi doku bu makyaja daha güzel eşlik ediyor?”.

 

Daha Fazla Ürün Gidiyor, Daha Akıllı Makyaj Kalıyor

Belki sezonun en önemli değişimi bu. Daha fazla ürüne değil, daha doğru ürüne ihtiyacımız var. Krem ürünü yanakta ve gözde kullanmak, bronzer’ı göz kapağına taşımak, fondöteni yalnızca gereken bölgeye uygulamak… Ben buna “az makyaj” değil, akıllı makyaj diyorum. Çünkü profesyonellik çok ürün kullanmak değil, hangi ürünü nerede kullanacağını bilmektir.

 

2026 sonbaharını tek cümleyle özetlemem gerekirse: Bir şey seçin, onu iyi yapın, gerisini rahat bırakın. Mavi bir göz yaptıysanız ten sakin kalsın. Güçlü bir berry dudak seçtiyseniz gözde yalnızca maskara olsun. Güzel cildinizi fondöten katmanlarının altında kaybetmeyin. Çünkü trendler değişse de kırmızı rujun, siyah göz kaleminin ya da iyi bir maskaranın modası geçmez. Değişen, onları kullanma biçimimiz. Bu sonbahar makyaj yüzümüzü değiştirmiyor; karakterini ortaya çıkarıyor.

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.