Zanaatın Modern Silüeti – AllbyB
Annesi Ayfer Zeybekoğlu’nun vizyonuyla AllbyB markasını kuran Pınar Salman Şahin; ikonik çantalarının tasarım hikâyesini, sürdürülebilirlik vizyonunu ve New York ile Paris’e uzanan global hedeflerini MAG Okurları için anlatıyor.
AllbyB portföy çantalarının imza görünümü, o ikonik yarım ay silüeti nasıl doğdu?
Adelie modelimizin karakteristik yarım ay formu, aslında bir keşif anının ürünüydü. Geleneksel el dokumasının ritmik ve güçlü yapısının, düz formlarda potansiyelini tam yansıtamadığını fark ettik. İlk prototiplerde yarım ayın kavisli hatlarını denediğimizde, dokunun derinlik kazandığını ve formun desenle doğal bir uyum yakaladığını gördük. Formu dokuya dayatmak yerine, dokunun bize gitmek istediği yolu göstermesine izin verdik. Bugün bu silüet, AllbyB’nin imza dili hâline geldi.
Koleksiyonlarınızda zengin bir materyal paleti var. Deri, örgü ve kumaşları bir araya getirirken dayanıklılık ve estetik dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Bizim için estetik, bir davetse; dayanıklılık, o davetin arkasında durabilme sözüdür. El dokumasını rafine deri işçiliğiyle destekleyerek, her parçayı yalnızca görsel bir obje değil, zamanla karakter kazanan uzun ömürlü bir eşlikçi olarak tasarlıyoruz. Solara koleksiyonunda bu dengeyi daha hafif, daha akışkan yüzeylerle yeniden yorumladık; yapıdan ödün vermeden, hareketle uyumlanan bir form dili kurduk. “Slow luxury” yaklaşımımız, zamana direnen bir kaliteyi merkeze alır.
Kullanıcılarınızdan aldığınız geri bildirimlere baktığınızda, en çok hangi özellik onları şaşırtmış oluyor?
En çok şaşırtan, çantalarımızın güçlü ve dokulu görünümünün ardındaki beklenmedik hafiflik oluyor. Görsel olarak yoğun algılanan bir parçanın gün boyu konfor sunması, malzeme bilgisine verdiğimiz önemin bir sonucu. Bununla birlikte, iç kurgudaki fonksiyonellik de kullanıcılarımızın sıkça vurguladığı bir detay. Telefon, kartlar ve günlük eşyalar için düşünülmüş bölmeler, çantanın estetik görünümünü bozmadan akıllı bir kullanım sunar. Aynı zamanda renk geçişlerinin dinamizmi sayesinde, bir AllbyB çantası plajdan akşam davetine kadar zahmetsizce uyum sağlar, kadının ritmine eşlik eden bir esneklik sunar.
Ekibinizin %80’i kadınlardan oluşuyor. Gelecekte daha fazla kadına ulaşmak adına atölyeler veya eğitim projeleriniz var mı?
Kadın emeği AllbyB’nin sadece üretim gücü değil, varoluş sebebidir. Özellikle el dokuması üretim süreçlerimizde kadın zanaatkârlarla kurduğumuz yapı, zaman içinde doğal bir dayanışma ağına dönüştü. Tasarım ve yaratıcı yönümüz tamamen kadın bakış açısıyla şekillenirken, üretimin farklı katmanlarında kapsayıcı bir ekip yapısı benimsiyoruz. Amacımız, bu zanaat bilgisini sürdürülebilir bir modelle yaşatmak ve daha fazla kadının ekonomik özgürlüğüne dokunabilmek. AllbyB, birlikte büyüyen bir ekosistem.
Geri dönüştürülmüş iplikler veya sürdürülebilir materyallerle deneysel çalışmalar yapıyor musunuz?
Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir malzeme tercihi değil, bütünsel bir yaklaşım. Koleksiyonlarımızda kullandığımız iplikler doğal ve yüksek kaliteli içeriklerden seçiliyor; paketleme sistemimiz ise yeniden kullanımı teşvik edecek şekilde tasarlanıyor. İlk dönemlerimizde geri dönüştürülmüş ipliklerle yoğun şekilde çalıştık; ancak, ortaya çıkan ağırlık ve kullanım deneyimi markamızın hafiflik yaklaşımıyla örtüşmedi. Bugün, daha dengeli bir noktada; yüksek kaliteli alternatifler —özellikle gelişmiş bitki bazlı deri seçenekleri— üzerine odaklanıyoruz. Amacımız, estetikten ve konfordan ödün vermeden daha bilinçli bir lüks anlayışı inşa etmek.
Yeni durağınız neresi? Markanızı Paris veya New York sokaklarında göreceğimiz bir yol haritanız var mı?
AllbyB bugün Türkiye’de seçkin perakende noktalarında konumlanırken, Avrupa’da da güçlü bir varlık gösteriyor. Global platformlar aracılığıyla New York ve Paris başta olmak üzere uluslararası butiklerle yakın bir diyalog içindeyiz. Yol haritamızda, Avrupa’nın moda başkentlerinin yanı sıra Orta Doğu ve Amerika pazarı da stratejik bir yer tutuyor. Kökleri Anadolu’ya uzanan, vizyonu dünyaya açık bir marka olarak, farklı coğrafyalarda aynı duyguyu taşıyan bir dil kurmayı hedefliyoruz. Adelie silüetine Paris ya da New York sokaklarında rastlamak bizim için sadece zaman meselesi.