© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Konsept Tasarımlara Çözüm Ortağı – Plan B Proje

Konsept Tasarımlara Çözüm Ortağı – Plan B Proje

 

Plan B Proje’nin kurucusu, İç Mimar Burak Mangaloğlu; yirmi yıllık sektör tecrübesini, tasarımın estetik gücüyle teknik uygulama disiplinini birleştirdiği profesyonel iş anlayışını ve anahtar teslim projelerdeki titiz çalışma prensiplerini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.

 

Öncelikle eğitimlerinize de değinerek kendinizi tanıtır mısınız? Plan B Proje ne yapar?

Hacettepe Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü mezunu olarak, sektördeki yirmi yıllık deneyimimle Plan B Proje’nin marka kimliğini tasarımlarına başarıyla yansıtan yaratıcı bir ekibe liderlik ediyorum. Tasarımcılarımız ve mimarlarımız, yerli ve yabancı atölyelerin pratiklerini yakından takip ederek mesleki vizyonlarını sürekli geliştirmekte; en güncel tasarım çözümlerini projelerimize titizlikle entegre etmektedir. Fikir aşamasından anahtar teslim sürecine kadar tüm sorumluluğu üstlenen firmamız, aynı zamanda kamu kurumlarıyla olan yakın iş birliği sayesinde teknik durum tespiti ve resmî izin süreçlerini de profesyonelce yönetmektedir.Her ölçekteki projede yer almakla birlikte; başta AVM, büyükelçilik binaları, kamu yapıları, iş merkezleri ve konsept yaşam alanları olmak üzere nitelikli projelere odaklanıyoruz.

 

Söz verilen teslim tarihine sadık kalmak için şantiye yönetimini nasıl koordine ediyorsunuz? Gecikmelerin önüne nasıl geçiliyor?

Kısaca anlatmak gerekirse; şantiyede teslim tarihine sadık kalmak, sadece iyi bir plan yapmakla değil, o planı sürekli güncel tutup disiplinli şekilde uygulamakla mümkün. Süreci, tasarım aşamasından uygulamaya kadar tüm kalemleri (kaba yapı, ince işler, cephe, mekanik-elektrik vb.) birbirine bağlı bir kurguyla yönetiyoruz. Buradaki kritik nokta; sadece süreleri belirlemek değil, işler arası bağımlılıkları doğru tanımlayarak olası bir gecikmenin zincirleme etkisini önceden öngörebilmektir. Koordinasyonun bel kemiğini oluşturan haftalık toplantılarımızda; mimari ekip, saha şefi ve taşeronlarla bir araya gelerek imalatı etkileyebilecek saha problemlerini ve güncel iş akışını değerlendiriyoruz. Şantiyenin sürekli değişen ve yaşayan doğasına uyum sağlamak için iletişimi kesintisiz tutuyoruz. Özetle; doğru planlama, güçlü iletişim, detayların erkenden çözülmesi ve titiz saha kontrolü birleştiğinde gecikmeler kontrol altına alınır. Bizim için bu süreç, potansiyel krizleri erkenden öngörme ve hızlı çözüm üretme becerisidir.

 

Projelerinizde ön plana çıkardığınız bir tarzınız, imza dokunuşunuz var mı? Tasarım dilinizi nasıl tanımlarsınız?

Belirgin bir stile sıkı sıkıya bağlı kalmaktan ziyade, her projenin kendi bağlamından beslenen bir tasarım dili oluşturmayı önemsiyorum; ancak, tüm işlerimde tekrar eden bir yaklaşımım var: Mekânın ruhunu ortaya çıkaran sade ama güçlü bir kurgu. Malzeme seçiminde doğallık, strüktürde okunabilirlik ve kullanıcı deneyiminde akıcılık benim için temel unsurlar. Gereksiz jestlerden arındırılmış, zamana karşı dayanıklı ve yaşadıkça değer kazanan mekânlar üretmeye odaklanıyorum. İmza diyebileceğim nokta ise; detaylarda gizli. Işık kullanımı, malzeme birleşimleri ve oran duygusu üzerinden mekâna karakter kazandırmayı seviyorum. Bu da projeler arasında görünür bir benzerlikten çok, hissedilen bir tutarlılık oluşturuyor. Tasarım dilimi bu anlamda sessiz ama güçlü olarak tanımlayabilirim.

 

Projelerinizde müşterinizin  istekleri ile kendi tasarım doğrularınız çakıştığında nasıl bir orta yol buluyorsunuz?

Mimari açıdan bu durumu bir tasarım gerilimi olarak ele alırım; yani problem değil, projeyi olgunlaştıran bir veri olarak görürüm. Çözüm yaklaşımım daha disiplinli ve tasarım odaklı ilerler: İlk olarak, müşterinin talebini doğrudan bir form ya da stil isteği olarak değil, mekânsal bir ihtiyaç olarak yeniden okurum. Talebin; ışık, ölçek, mahremiyet, temsil değeri ya da kullanım senaryosu gibi hangi mimari parametreye karşılık geldiğini analiz ederim. Son aşamada, mimari olarak vazgeçilmez olan konuları net bir şekilde ayırırım.

 

Anahtar teslim bir projede süreç tam olarak nasıl işliyor? İlk tanışmadan taşınma gününe kadar müşteri ne kadar efor sarf etmeli?

Anahtar teslim projelerde süreci baştan sona net tanımlanmış bir sistem üzerinden yürütüyorum. İlk adım, müşteriyi ve ihtiyaçlarını gerçekten anlamaya odaklanan bir tanışma ve brief süreci. Yaşam alışkanlıkları, estetik beklentiler ve bütçe çerçevesi bu aşamada netleşiyor. Ardından konsept tasarım sürecine geçiyoruz. Mekânın kimliğini belirleyen plan kararları, malzeme paleti ve genel atmosfer oluşturuluyor. Bu aşamada müşterinin aktif katılımı önemli, çünkü projenin yönünü birlikte belirliyoruz. Konsept onaylandıktan sonra uygulama projeleri, detay çizimleri ve teknik çözümler hazırlanıyor. Bu noktadan sonra süreci mümkün olduğunca biz üstleniyoruz. Şantiye yönetimi, satın alma ve uygulama koordinasyonu tarafında müşteriyi yormayan bir sistem kuruyoruz.

 

Uygulama sürecinde düzenli bilgilendirmeler ve kritik onay noktaları dışında müşteriden yoğun bir efor beklemiyoruz. Amacımız, onların günlük hayatına minimum müdahale ile süreci ilerletmek. Son aşamada ise tüm detayları tamamlanmış, kullanıma hazır bir mekân teslim ediyoruz. Müşteri için süreç; başta doğru kararları vermek ve ara onaylarda geri bildirim sağlamakla sınırlı kalıyor. Geri kalan tüm yükü biz üstleniyoruz.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.