Fabrikadan Mutfağa Uzanan Bir Hikâye – SHG Home
Üretimdeki mühendislik tecrübesini estetik ve hijyenle harmanlayan Çiğdem Temizkan, Yasemin Sertkaya ve Elif Haşlaman, profesyonel mutfak standartlarını evlere taşıyan SHG Home markasını kurma hikâyelerini ve gelecek vizyonlarını MAG Okurları için anlatıyor.
Yenilikçi ve şık çözümleriyle dikkat çeken SHG Home nasıl doğdu?
Çiğdem Temizkan: SHG Home aslında üç kız kardeşin ortak enerjisinden doğdu. Biz üretim kültürünün içinde büyüdük. Aile şirketlerimiz uzun yıllardır endüstriyel ve tekstil etiketleri üretimi yapıyor. Metal yüzey teknolojileri, hassas üretim teknikleri ve kalite standartları bizim dünyamızın doğal bir parçasıydı; ama bir noktada şunu fark ettik: Mutfaklarda kullanılan kesme tahtaları aslında yeterince hijyen, malzeme kalitesi ve insan sağlığına etkisi düşünülmeden tasarlanıyor. Özellikle mutfakta kullanılan ürünlerde malzeme kalitesi çoğu zaman ikinci planda kalabiliyor.
Biz de şu soruyu sorduk: Endüstriyel üretimde sahip olduğumuz mühendislik bilgisini neden günlük yaşam ürünlerine taşımayalım? SHG Home böyle doğdu.
Endüstriyel üretim tecrübesini ev ürünlerine taşımak nasıl bir süreç oldu?
Yasemin Sertkaya: Bizim için bu süreç aslında oldukça heyecan vericiydi. Yıllardır metal yüzeylerle çalıştığımız için malzemenin davranışını çok iyi biliyoruz; ama mutfak ürünlerinde sadece üretim yeterli değil; kullanım deneyimi de çok önemli. Bu yüzden ürün geliştirme sürecinde şunu hedefledik: Mühendislik, estetik ve hijyeni aynı noktada buluşturmak. Örneğin; kesme tahtalarımızda geliştirdiğimiz yüzey yapısı sayesinde bıçak darbelerinin görünürlüğünü azaltabiliyoruz. Ayrıca patentli üretim teknolojilerimiz sayesinde metal yüzeylerde oldukça hassas detaylar verebiliyoruz. Bu da ürünlerin hem fonksiyonel hem de estetik olmasını sağlıyor.
SHG Home’un marka yaklaşımını nasıl tanımlarsınız?
Elif Haşlaman: Bizim için SHG Home sadece bir mutfak ürünü markası değil. Aslında bir yaşam kültürü anlatmaya çalışıyoruz. Bugün insanlar mutfaklarında daha sağlıklı, daha sürdürülebilir ve daha uzun ömürlü ürünler kullanmak istiyor. Biz de markayı bu anlayış üzerine kurduk. Estetik bizim için çok önemli ama estetiğin mutlaka fonksiyonla birleşmesi gerektiğine inanıyoruz. SHG Home’un dili biraz da buradan geliyor: Sade, zamansız ve gerçek.
Ürün yelpazenizde hangi kategoriler bulunuyor?
Yasemin Sertkaya: SHG Home’un ürün dünyası mutfak ve yaşam ürünlerinden oluşuyor. Bugün ürün portföyümüzde:
- paslanmaz çelik kesme tahtaları
- metal süzgeç ve filtre ürünleri
- jakron çantalar
- Amerikan servisler
- mutfak ve masa aksesuarları yer alıyor.
Biz ürün tasarlarken hızlı tüketilen ürünler üretmek yerine uzun yıllar kullanılabilecek ürünler geliştirmeyi tercih ediyoruz.
Paslanmaz çeliğin mutfakta sunduğu avantajlar nelerdir?
Çiğdem Temizkan: Paslanmaz çelik aslında profesyonel mutfakların uzun yıllardır kullandığı bir malzeme. Bunun en önemli nedeni yüzeyinin gözeneksiz olmasıdır. Bu özellik, bakterilerin yüzeyde barınmasını zorlaştırır. Aynı zamanda:
- Koku ve renk tutmaz.
- Yüksek sıcaklıkta yıkanabilir.
- Uzun ömürlüdür.
- Tamamen geri dönüştürülebilir.
Biz profesyonel mutfakların bu hijyen standardını ev mutfaklarına taşımak istedik.
Üç kız kardeş olarak birlikte çalışmak markaya nasıl yansıyor?
Elif Haşlaman: Bence markanın ruhu tam olarak buradan geliyor. Üçümüz de farklı alanlara odaklanıyoruz ama sürekli iletişim hâlindeyiz. Birimiz üretime, birimiz ürün geliştirmeye, birimiz markaya daha çok odaklanıyor; ama her karar birlikte tartışılıyor. Bu da SHG Home’un hem rasyonel hem de duygusal bir marka olmasını sağlıyor.
Kadın girişimciliği sizin için neden önemli?
Çiğdem Temizkan: Ben Kadın Girişimciler Derneği üyesiyim ve bu ağdan aldığımız ilhamla markamızı daha da sahipleniyoruz. Fabrikalarımızda da kadın çalışan sayısını arttırmaya özellikle önem veriyoruz, çünkü kadınların üretim süreçlerine çok değerli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Kadınların pratikliği, yaratıcı bakış açısı ve detaylara gösterdiği titizlik üretim kalitesini gerçekten olumlu yönde etkiliyor. Bugün üretim ekiplerimizde kadın çalışan oranı yaklaşık %35 ila %40 seviyelerinde ve bunu her yıl arttırmayı hedefliyoruz. Üretim dünyasında kadınların daha fazla yer almasını görmek beni gerçekten mutlu ediyor.
SHG Home için önümüzdeki dönemde nasıl bir vizyonunuz var?
Çiğdem Temizkan: SHG Home bugün Türkiye’de büyüyen bir marka ama vizyonumuz global. Özellikle Avrupa ve Amerika’da tasarım odaklı perakendeciler ve sürdürülebilir ürünlere önem veren mağazalarla çalışmayı hedefliyoruz. Benim hayalim SHG Home ürünlerinin dünyanın farklı şehirlerinde insanların mutfaklarında yer alması, çünkü mutfak sadece yemek yapılan bir alan değil; yaşamın paylaşıldığı bir yer. Biz de o yaşamın içinde daha sağlıklı, daha sürdürülebilir ve daha bilinçli bir tüketim kültürünün parçası olmak istiyoruz.