Sinem Yıldırım – Güzellik, Sanat, Bilim ve Teknolojinin Merkezinde
Kendi adını taşıyan teknikleri, kendi icadı robot ve teknolojik aletleriyle dünyada saç dökülmesi tedavisi alanında Türkiye’mizin gururu, Dr. Koray Erdoğan ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Dr. Koray Erdoğan’ın göğüs, kalp ve damar cerrahı olacak iken aniden değişen uzmanlık alanıyla bugün insanların en büyük sorunlarından biri olan dökülen saçlar konusunda uzman bir cerrah olmuş… Yakın zamanda hizmete soktuğu ve içi çeşitli sanat eserleriyle dolu, hastalarının tedavi süreçlerinde çeşitli sporları yapabildikleri, 7 yıldızlı hizmet aldıkları ASMED’ in yeni binasında çekim yaparken birlikte hayli keyifli zaman geçirdik. Dr. Koray Erdoğan, merkezi Brüksel’ de bulunan WFİ nin yani Dünya FUE Enstitüsü’ nün de başkanı… Kendi adını taşıyan teknikleri, kendi icadı robot ve teknolojik aletleriyle dünyada tıp alanında Türkiye adına büyük bir atılım gerçekleştirdi.
Bu ameliyatların insanlara verdiği sonsuz memnuniyetin, saç ekiminin insanların psikolojilerine yaptığı pozitif etkinin kendisine hayattaki en büyük mutluluğu verdiğini ve bu branşı seçmesi üzerinde çok büyük değeri ve önemi olduğunu da özellikle vurgulayan Dr. Koray Erdoğan, bu sene marka konferansında da konuşmacıydı.
Bize kendinizden bahsediniz. Çocukluğunuz, okuduğunuz okullar, aileniz…
Gemlik’te doğdum. Babam avukattı, annem ise ev hanımı. İlkokula burada gittim. Çocukluğum, özellikle tatil zamanlarım, Türkiye’nin ilk konserve fabrikalarından birini kuran dedem Rifat Minare’ nin çiftliğinde geçti. İlkokuldan sonra orta öğrenimime Bursa Anadolu Lisesi’ nde devam ettim.
Üniversite sınavında ilk tercihim olan Hacettepe Tıp Fakültesi’ni kazandım. Hacettepe Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı’ nı (TUS) da kazanarak Marmara Üniversitesi Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı’nda ihtisasa başladım. Ancak iki yıl sonra bu bölümün pek de bana göre olmadığına karar verdim. O sırada karşıma çıkan saç cerrahisi çok ilgimi çekti ve tıp alanındaki çalışmalarımın yönünü tamamen değiştirmeme neden oldu.
Peki, çocukken ne olmak isterdiniz? En büyük hayaliniz neydi?
Ailem daha çok hukukçu ve mühendislerden oluşuyor ancak çocukluğumdan itibaren ben hep doktor olmayı istedim. Belki o dönemde ailelerin çocuklarını doktor, mühendis ya da avukat-hakim gibi prestijli mesleklere yönlendirmesinin de etkisi vardır bu tercihte. O günlerde gerek üniversitelerin sayısı ve niteliği gerekse bölüm çeşitliliği bugünün gençlerine olduğu kadar geniş olanaklar tanımıyordu bizlere.
Tıp okurken idealiniz neydi? Şu an yaptığınız operasyonlarla tanışmanız nasıl oldu?
Tıp fakültesinde okurken aklımda hep cerrahlık vardı aslında. Bunu başardım da. Hacettepe Tıp Fakültesi’ ni bitirdikten sonra girdiğim Tıpta Uzmanlık Sınavı’ nda (TUS) cerrahi branşlar içinde en çok emek vermeyi gerektiren dallardan birini göğüs kalp damar cerrahisini kazandım. Ancak uzmanlığımı yaparken, bu bölümün çok da bana göre olmadığını fark ettim. Ben daha pozitif sonuçlar almayı istiyor, en önemlisi de insanları mutlu etmeyi önemsiyordum. Hala da öyle hissediyorum. O dönem aklımda bu çekincelerle uzmanlığımı yarıda bıraktım. Yeniden TUS’a girmeyi planlarken, şimdiki ortağım Dilek Çakır ile tanıştım. O da beni saç cerrahisiyle tanıştırdı. O günlerde saç ekimi hem dünyada hem Türkiye’de henüz yeni yeni uygulanıyor, yaygınlaşmaya başlıyordu. Bu operasyonun, uygulanan kişilerde yarattığı pozitif etkiyi görünce mutlaka bu dalda çalışmam gerektiğini anladım.
Saç ekiminde kullandığınız teknikler nelerdir ?
2000 yılında ASMED’ i kurduğum günden beri saç ekimi alanında hiç aralıksız çalışıyorum. Başladığımda tüm dünyada, FUT tekniği, yani saçlı derinin şerit halinde kesilmesiyle elde edilen saçların kelleşen bölgelere ekilmesi olarak tanımlanan teknik yaygındı. Daha sonra saç köklerinin tek tek başın arkasından alınarak, öndeki saçsız bölgelere nakledildiği FUE tekniği ortaya çıktı. Ben de 2004 yılında, bugün bütün dünyada “Sequential Technique” (ardışık teknik) adıyla bilinen kendi sistemimi kullanmaya başladım. Bu tekniğin ardından, saç ekimi sırasında gereğinden fazla kökün çıkarılmasını önlemek için optimum saç folikül sayısını hesaplama yöntemi olan “Coverage Value”yu (kapatıcılık değeri) ve bu tekniğin uygulanabilmesi için “Graft Calculator” adlı bir aplikasyonu uygulamaya başladım. Bu aplikasyon bugün ücretsiz olarak indirilebiliyor ve tüm dünyada pek çok doktor tarafından kullanılıyor. Ayrıca ASMED’deki operasyonlarda kullandığım ameliyat punchlarını tasarlıyorum. Özellikle K.E.E.P. (Koray Erdoğan Embedding Placer) yani saç köklerini zarar vermeden yerleştirmek için kullandığımız aparat büyük önem taşıyor. Bunların yanı sıra “Erdoğan Saç Ekimi” olarak nitelenebilecek Long Hair FUE ile, saçları tıraş etmeden uzun halleriyle çıkarıp o şekilde ekmeyi mümkün kılan bir yöntem uyguladım. Bu yöntemle saç ekiminin sonucu ameliyatın sonunda hemen görülebiliyor. Hastalarımız ameliyatın ardından sanki hiç saç ektirmemiş gibi göründükleri için bu yöntemi özellikle ajandası yoğun iş adamları ve sanatçılar tercih ediyor. Operasyon öncesi ve sonrası fotoğraflama aşamasını çok kolay hale getiren bir fotoğraf sistemi olan KEPhoto (Koray Erdoğan Fotoğraf Sistemi) tek bir tuşa basarak hastanın başının tek bir kerede her açıdan fotoğraflanmasını sağlıyor.
Bugünlerde de saç ekiminde Türkiye’yi bir adım öne taşıyacak yeni bir inovasyon olan, TÜBİTAK işbirliğiyle bir robot üzerinde çalışıyorum. Tamamlanmak üzere… Robot, üç boyutlu tarama teknolojisi ile bütün kafayı tarayıp “derin öğrenme yöntemi” ile de bütün folikül ve folikül kalınlıklarını hesaplayacak. KEBot ile (Koray Erdoğan Robot) saç ekimi işine tam bir şeffaflık gelecek.
Yurt dışında bağlantılarınız var mı?
Yurt dışında kliniğim yok. İstanbul’da varız, buraya geliyor danışanlar. Geçen yıl merkezi Brüksel’de olan World FUE Institute’un (WFI) başkanlığına seçtiler beni. Odağına eğitimi alan bir kurum bu. Her yıl workshoplar düzenliyor ve bilgi ve becerilerimizi diğer meslektaşlarımıza aktarıyoruz. 2019 yılından itibaren bu workshopları bir yıl Türkiye’de, bir yıl farklı bir ülkede düzenleme kararı alındı. Bu ülkemizi saç ekiminde bir adım öne taşıyacak bir gelişme.
Gelen hastaların ne kadarı yabancı?
Danışanlarımızın yüzde 95’i başta İngiltere, İsveç, Fransa, İtalya, İspanya ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinden ve ABD ile Kanada’ dan geliyor. İstatistiklerimize göre ilk beş ülke sırasıyla İngiltere, İtalya, Fransa, İspanya ve ABD.
Kaç kişiyle hizmet veriyorsunuz?
Yaklaşık 100 kişi çalışıyor. Bizim için en önemli şey, eğitim. Bütün hemşirelerimiz beş yıllık çok ciddi bir eğitim aşamasından geçiyor. İki yıl boyunca maket üzerinde çalışmayan ve en az 10 bin kök ekmeyen hiçbir hemşire hastalara dokunamıyor.
Güzelliğin hayatınızdaki önemi ve yeri nedir?
Saç ekimi tamamen estetik anlayışla ilgili bir iş. Mesela saçta ön çizgi kavramı var ve bir hekim olarak çizdiğim ön çizgiyle saçlara verdiğim yön, tamamen sanatsal bir yaklaşım gerektiriyor. Danışanlarımın çoğu 18-20 yaşlarındaki fotoğraflarını getirip “Eskiden ben böyleydim” derler. Ancak bu işi yaparken hastalarımı eski haline döndürmek gibi bir kaygı gütmüyorum. Çünkü önemli olan danışanımın yaşının getirdiği doğallığı vurgulamak ve yüzünün simetrisine, oranlarına uyan bir çizgi yaratmak. Yani güzel olanı yakalamak.
ASMED’ in kuruluşu ve büyümesi sürecinden bahsedelim istiyorum…
ASMED’ i 2000 yılında ortağım Dilek Çakır ile birlikte kurdum. Önceleri küçük bir kliniktik. Daima eğitime önem verdik, saç ekiminde yeniliklerin peşinde koşmayı sürdürdük. Yurt dışındaki kongrelere, workshoplara katılarak sürekli kendimizi geliştirdik. Bir süre sonra saç ekiminde farklı teknikler üzerinde çalışmalarımı yoğunlaştırdım, hem uygulamada hem de operasyon sürecinde yararlandığımız alet ve cihazları tasarlayıp geliştirmeye başladım. Bu bizi bir adım öteye taşıdı. Önce Ataşehir’de 4 ameliyathaneli bir kliniğe taşındık. Şimdi de dünyanın en büyük saç ekim kliniklerinden birini hayata geçirdik.
Yeni bir binaya geçtiniz. Burada diğerine göre ne gibi farklılıklar var?
ASMED’ de her zaman hastaların ihtiyaç ve isteklerini ön planda tutuyoruz. Yeni kliniğimiz bu amacımızın doruğuna ulaştığı bir yer olarak kurgulandı. Yeni ASMED, yaklaşık 10 bin metrekarede tam teşekküllü, 10 ameliyathanesi, 7 yıldız standartlarına sahip 12 hasta odası, 150 kişilik oditoryumu, çalışanları için basketbol, masa tenisi, pilates ve egzersiz aletlerinin yer aldığı spor salonu, Ahmet Güneştekin ve Refik Anadol gibi sanatçıların eserlerini içeren sanat koleksiyonuyla çok özel bir yatırım olarak hayata geçti. Danışanlara sunduğumuz ayrıcalıklarla farklı bir ortam yarattık.
Burası doktor konsültasyonları için beklerken hastaların canlı müzik dinlediği, ameliyat arasında garsonların öğle yemeğini servis ettiği, akşam dinlenme zamanında bilardo ya da en yeni bilgisayar oyunlarının oynanabildiği bir klinik. Dünyadan yoğun bir ilgi görüyor.
Saçlarımızın seyrek ya da gür yapılarında genetik kodumuzun mu yoksa yaşam, beslenme ve çevresel faktörlerin mi rolü daha büyük?
Tamamen genetik olduğunu söyleyebilirim. Ama beslenme ve çevresel faktörleri iyileştirmek, genel sağlık durumuna katkı sağlayacağından saçlara da olumlu etkisi olacaktır mutlaka.
Sanatı seviyorsunuz ve ülkemiz sanatına katkınız büyük. Pilevneli Galeri’nin açılışı sizin sayenizde oldu. Sırada neler var?
ASMED’deki sanat eserlerini bende uyandırdıkları yoğun duygular nedeniyle aldım. Ahmet Güneştekin’in altı eseri var: Beyazıt Tepesi; Zülkarneyn; Medusa’nın Sırrı; Şahmaran; Anka Kuşu; Evrenin Yedi Sırrı. Son olarak da Refik Anadol’un Melting Memories adlı eserini koleksiyonumuza kattık. Pilevneli biliyorsunuz bu yıl ikinci galerisini Mecidiyeköy’de eski Likör Fabrikası’nda açtı. Pilevneli Mecidiyeköy’ün bu yılki ana sponsorlarından biri de ASMED oldu. Oradaki sergiler ile eş zamanlı düzenlenecek sanatçı konuşmaları bizim desteğimiz altında gerçekleşecek. Pilevneli Mecidiyeköy’ün sanatçılar, koleksiyonerler ve öğrencileri bir araya getirme misyonu da var. Bu buluşmaların yanı sıra Mecidiyeköy’deki sergilerde eserlerini izleyeceğimiz sanatçılarla yapılacak röportajlar katkılarımızla Istanbul ArtNews’ta yayımlanacak. Bu işbirliği sadece bununla sınırlı kalmayacak. Pilevneli ile ASMED’in işbirliği Ataşehir’deki merkezimizde de sürecek. Ayrıca konferans, müzik dinletileri gibi farklı etkinliklerimiz de olacak.