© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Elif Erdoğan İlişkilerde İletişim Problemi

Elif Erdoğan İlişkilerde İletişim Problemi

Psikolog Elif Erdoğan, iletişimin insan ilişkilerinin temel taşı olduğunu belirterek eksikliğinde karşılaşılabilecek durumları ve bunun neden ortaya çıkabileceğini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.

 

Öncelikle eğitim ve uzmanlık alanlarınıza da değinerek kendinizi tanıtır mısınız?

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. Lisans eğitimimi Başkent Üniversitesi Psikoloji bölümünde “yüksek şeref öğrencisi” olarak tamamladım. Lisans eğitimimin ardından bilişsel ve davranışçı terapiler, aile ve çift terapisi, oyun terapisi eğitimlerimi tamamladım. MMPI testi (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri) ve yetişkin klinik testleri, nöropsikolojik testler ve çocuk değerlendirme testleri, MOXO dikkat testi eğitimlerini aldım. Lisans hayatımın ardından, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından yürütülen bir proje için fon kazandım ve proje koordinatörü olarak görev aldım. Birçok sosyal sorumluluk projesinde gönüllü olarak yer aldım. Ülkemizde 6 Şubat 2023’te yaşanan depremler sonrasında gönüllü psikolog olarak çalışmalar yürüttüm. Aynı zamanda millî sporcuyum, uzun yıllar profesyonel olarak spor yaptım ve oynadığım kulübün takım kaptanlığını üstlendim. Şu anda Ankara Çukurambar’da bulunan ofisimde danışanlarıma yüz yüze ya da online olarak hizmet vermekteyim. Instagram’da yer alan “psikolog.eliferdogan” kullanıcı adlı sayfam üzerinden psikolojiye dair paylaşımlar yapmaktayım.

 

İlişkilerdeki iletişim konusunun öneminden ve eksikliğinde neler yaşanabileceğinden bahseder misiniz?

İletişim, ilişkilerin temel taşıdır ve sağlıklı ilerlemesi için son derece önemlidir. İletişim eksikliği, pek çok olumsuz sonuca yol açabilir. Öncelikle, partnerler arasında anlaşmazlıklara ve çatışmalara neden olabilir. İletişim kuramadığınızda duygularınızı, düşüncelerinizi, ihtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi paylaşamazsınız ve bu da kızgınlık, hayal kırıklığı ve memnuniyetsizlik gibi duygulara yol açabilir. Ayrıca iletişim eksikliği, partnerler arasında güven ve bağlılığın azalmasına, yanlış anlamalara ve yanlış varsayımlara neden olabilir. İletişim kurulmadığında, bir partner diğerinin ne hissettiğini, ne düşündüğünü veya ne istediğini bilemez. Bu da diğer partnerin kendini anlaşılmamış ve değersiz hissetmesine yol açar. İletişim, derin bağların temelidir; iletişim eksikliği ise duyguların ve düşüncelerin paylaşılmasını zorlaştırarak, ilişki tatminini azaltır.

 

İlişkilerde iletişim problemi neden çıkar?

Bu sorunun cevabı, her çiftin ilişkisinin kendine özgü dinamiklerine ve karşılaştığı özel sorunlara bağlı olarak değişiklik gösteriyor; ancak, iletişimdeki problemleri anlamanın 5 önemli noktası vardır.

  • İletişim becerileri ve deneyimleri arasındaki farklılıklar: Herkesin farklı bir iletişim tarzı ve diline sahip olması, ilişkilerde zaman zaman iletişim problemlerine yol açabilir. Örneğin; bir partner açık ve doğrudan bir iletişim tarzını tercih ederken diğer partner daha dolaylı ve üstü kapalı bir iletişimi tercih edebilmektedir. Bu farklılıklar, iletilmek istenen mesajların yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Açıkça ifade edilmeyen duygular, düşünceler veya ihtiyaçlar, diğer partner tarafından algılanmayabilir veya yanlış yorumlanabilir.
  • Küsmek: Küsmek, iletişimde kopuklukların oluşmasının en büyük nedenlerinden biridir. Partnerler, birbirlerine neden küstüklerini açıklamadan küsme eğiliminde olduklarında, sorunların nedenleri anlaşılamaz ve çözüm için gerekli adımlar atılamaz. Bu durum, sorunların büyümesine, birbirinden uzaklaşmaya ve duygusal bağın zayıflamasına yol açabilir.
  • Yargılamak, suçlamak: Partnerlerden birinin, diğerini “Sen hep böyle yapıyorsun.” gibi suçlayıcı cümlelerle eleştirmesi, genellikle suçlanan tarafın savunma pozisyonuna geçmesine ve asıl konudan uzaklaşmasına neden olur. Bu durumda, iletişimde asıl mesele göz ardı edilir ve tartışma yerine savunma ön planda olur.
  • Geçmişe odaklanmak: Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerin sürekli hatırlanması ve tartışılması, ilişkide sürekli bir gerginlik ve çatışma ortamı yaratabilir. Partnerler arasında suçlama ve suçluluk duygularına yol açar. Çiftlerin birlikte yeni deneyimler yaşamasını ve ilişkilerini ilerletmelerini engelleyebilir.
  • Küçümsemek, önemsememek: İletişim kurarken karşı tarafın duygularını, düşüncelerini, davranışlarını, isteklerini küçümsemek genellikle küçümsenen tarafın duygularının incinmesine sebep olur. “Buna mı üzüldün?”, “Çok abartıyorsun!”, “Bu da sorun mu?” gibi küçümseyici cümleler kurmak partnerin düşüncelerinin, duygularının önemsenmediğini hissettirir.

 

İlişki problemlerine yönelik danışanlarınızla hangi yöntemler üzerinden ilerliyorsunuz?

İlişki problemleriyle çalışırken, bilişsel davranışçı terapi (BDT) ekolüyle ilerliyorum. Sıklıkla karşılaştığımız ilişki sorunlarına baktığımızda, bu problemlerin arkasında genellikle bilişsel çarpıtmaların yattığını görüyoruz. Bilişsel çarpıtmalar, düşünce hataları olarak da bilinir ve çiftler arasında sıkça karşılaşılan yanlış anlamalara, yanlış değerlendirmelere ve gereksiz çatışmalara yol açabilir. Biz danışanlarla birlikte, ilişki problemlerinin altında yatan düşünce kalıplarını keşfederiz. Bu düşünce kalıpları genellikle gerçek dışı, aşırı genelleştirilmiş veya olumsuz yönlüdür. Örneğin; “Her zaman hatalı olan benim.” veya “Hiçbir şey düzelmez.” gibi düşünceler, ilişki sorunlarını daha da kötüleştirebilir. Danışanlarımla bu tür düşünce kalıplarını tanımayı ve değiştirmeyi sağlıyoruz. Bu, daha gerçekçi ve olumlu bir bakış açısı geliştirilmesine yardımcı olur.

 

İletişim, sağlıklı bir ilişkinin temelidir. Çiftlerle iletişim becerilerini güçlendirmek, duyguları yönetmeyi öğrenmek, çatışma çözme ve baş etme stratejilerini geliştirmek gibi pratik beceriler üzerine çalışıyorum. Bu konuda da oldukça olumlu geri bildirimler alıyorum.

 

Sıklıkla hangi tür ilişki problemleriyle karşılaşıyorsunuz? Bir uzmana başvurmaktan çekinilen ilişki konuları genelde hangileri oluyor?

Sıklıkla karşılaştığım ilişki problemleri arasında iletişim eksikliği, aldatma ve sadakatsizlik, güven sorunları, çatışmaların yönetilememesi, duygusal kopukluk, geçmiş hataların tekrar tekrar gündeme getirilmesi, ilişkide ortak hedeflere ve beklentilere sahip olmama gibi konular var. Ayrıca çiftler arasında gerçekçi olmayan beklentilerin varlığı ve sorumluluk alma konusundaki tutumlar oldukça yaygın bir sorun. İlişkinin başlangıcında, romantizmin etkisi altında bu beklentiler ilişkinin mükemmel olacağı, partnerin her zaman istenilen şekilde davranacağı veya tüm sorunları çözebileceği gibi düşünceleri içerebilir; ancak, gerçek hayatta ilişkiler karmaşıktır, inişler ve çıkışlar ilişkinin bir parçasıdır.

 

Toplumda tabu olan konular, profesyonel yardım almaktan çekinmeye ve konuşmamaya neden oluyor. Özellikle aile içi şiddet ve duygusal istismar gibi konular için, “aile içi meselelerin dışarıya taşınmaması gerektiği” gibi yanlış bir algı var. Ayrıca, toplumsal baskılar, yardım istemenin “zayıflık” olarak algılanmasına neden oluyor; ancak, bu konuları gizli tutmak veya görmezden gelmek, kişiyi psikolojik olarak olumsuz etkiler. Profesyonel yardım aramak, güvenli bir ortamda destek almayı sağlar ve kişinin psikolojik iyi oluşuna katkı sağlar.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.