Hamilelikte Dişleri de Korumak Gerekiyor – Uzm. Dt. Nurgül Demir
Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Nurgül Demir, hamilelikte hormonal değişimlerin ağız ve diş sağlığını nasıl etkilediğini ve bu dönemde sık karşılaşılan sorunlara karşı hangi önlemlerin alınması gerektiğini MAG Okurları için paylaşıyor.
Anne Adaylarının Ağız ve Diş Sağlığı İçin Beş Kritik Öneri
Hamilelik döneminde anne adayının vücudunda meydana gelen fizyolojik ve hormonal değişimler, ağız ve diş sağlığını da etkileyebiliyor. Özellikle diş eti hastalıkları, kusmaya bağlı diş aşınmaları, ağız kuruluğu ve çürük riski bu dönemde daha yakından takip edilmesi gereken sorunlar arasında yer alıyor. Çocuk sahibi olmayı planlayan anne adaylarının gebelik öncesinde diş hekimi kontrolünden geçmesi ve mevcut çürük veya diş eti hastalıklarının tedavisini ihmal etmemesi, gebelik sürecinde oluşabilecek ağız ve diş sağlığı sorunlarının kontrolünde önem taşıyor. Gebelik sırasında gerekli görülen diş tedavilerinin de kontrollü planlanması ve ertelenmemesi gerekiyor.
Kusma Sonrası Diş Fırçalamak İçin Acele Etmeyin
Hamileliğin özellikle ilk dönemlerinde görülen bulantı ve kusma, mide asidinin ağız ortamına ulaşmasına bağlı olarak diş minesinin erozyona uğramasına neden olabiliyor. Özellikle tekrarlayan ve şiddetli kusma durumlarında bu risk daha belirgin hâle gelebiliyor. Kusmanın hemen ardından dişleri fırçalamak ise diş yüzeylerinde mekanik aşınmayı arttırabileceğinden, önerilmiyor. Bunun yerine ağız, suyla çalkalanabilir; gerekirse suya eklenen az miktarda sodyum bikarbonat gargara olarak kullanılabilir. Dişlerin fırçalanması için ise bir süre beklenmesi uygun olacaktır.
Hamilelikte Diş Etleri Neden Daha Kolay Kanıyor?
Gebelikte östrojen ve progesteron düzeylerindeki değişimler, diş etlerinin bakteriyel plağa verdiği inflamatuar yanıtı arttırabiliyor. Bunun sonucunda diş etlerinde kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve kanama görülebiliyor. Bu tablo, halk arasında “hamilelik gingivitisi” olarak biliniyor.
Bu nedenle gebelik boyunca düzenli diş hekimi kontrollerinin sürdürülmesi ve ağız hijyeninin aksatılmaması büyük önem taşıyor. Diş eti kanamasının “hamileliğin doğal bir sonucu” olduğu düşünülerek göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Diş Eti Hastalıklarını Hafife Almayın
Gebelik döneminde periodontal dokularda meydana gelen değişiklikler, diş eti iltihabının daha belirgin hâle gelmesine neden olabiliyor. Periodontal hastalıklar ile erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı olumsuz gebelik sonuçları arasında ilişki bildiren çalışmalar bulunmakla birlikte, bu ilişkinin doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğu kesin olarak ortaya konmuş değil. Bu nedenle anne adaylarının diş eti problemlerini önleyecek düzenli hijyen alışkanlıklarını idame ettirmesi ve düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmaması gerekiyor.
“Hamilelik Tümörü” İsmi Korkutmasın
Hamilelik döneminde diş etlerinde ortaya çıkabilen ve halk arasında “hamilelik tümörü” olarak adlandırılan oluşum, iyi huylu bir diş eti büyümesidir. Hormonal değişimlerin yanı sıra bölgedeki plak ve lokal irritasyonlar bu oluşumun gelişiminde rol oynayabilir. Genellikle kırmızı-mor renkte, kolay kanayan ve hassas bir yapı şeklinde görülebilir. Daha çok, gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde ortaya çıkabilen bu oluşumların bir bölümü doğum sonrasında kendiliğinden gerileyebilir. Ancak büyüyen, sık kanayan veya beslenme ve ağız hijyenini güçleştiren lezyonların diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Ağız Kuruluğuna Karşı Su ve Şekersiz Sakız Desteği
Gebelik sırasında ağız ortamındaki değişiklikler ve bazı anne adaylarında görülebilen ağız kuruluğu, ağız sağlığının korunmasını güçleştirebilir. Tükürük, ağız ortamındaki asitlerin tamponlanması ve ağız yüzeylerinin temizlenmesine katkı sağladığı için düzenli sıvı tüketimi önemlidir. Şekersiz, tercihen ksilitol içeren sakızların çiğnenmesi ise tükürük akışını arttırarak ağız kuruluğu hissinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Ksilitol içeren sakızların plak birikimi ve çürükle ilişkili bakteriler üzerindeki olumlu etkilerini gösteren çalışmalar bulunmakla birlikte, sakız kullanımı diş fırçalamanın ve florür kullanımının yerine geçmemelidir.
Kalsiyumdan Zengin Beslenme Önemli ancak, “Anne Dişinden Kalsiyum Çekiliyor” Değil!
Gebelikte yeterli ve dengeli beslenme hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önem taşıyor. Süt, yoğurt ve kefir gibi kalsiyum içeren besinlerin dengeli beslenme içerisinde yer alması, annenin kalsiyum gereksiniminin karşılanmasına katkı sağlıyor. Ancak toplumda sıkça dile getirilen “bebek annenin dişlerinden kalsiyum alır ve bu nedenle anne dişlerini kaybeder” düşüncesi doğru değil. Gebelikte diş çürüğü ve diş eti problemlerinin ortaya çıkmasında ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları, kusma, ağız ortamındaki değişiklikler ve hormonal etkiler gibi birçok faktör rol oynuyor.
Anne Adaylarına Beş Altın Öneri
- Gebelik öncesi diş hekimi kontrolünüzü yaptırın. Çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların gebelik öncesinde diş hekimi muayenesinden geçmesi, mevcut çürük ve diş eti hastalıklarının değerlendirilmesi açısından önemlidir. Gebelik sırasında da gerekli kontroller aksatılmamalıdır.
- Kusmanın hemen ardından dişlerinizi fırçalamayın. Kusma sonrasında ağzınızı suyla çalkalayabilir veya uygun şekilde hazırlanmış sodyum bikarbonatlı bir durulama kullanabilirsiniz. Dişlerinizi fırçalamak için bir süre beklemek, asitle yumuşamış diş yüzeylerinin mekanik olarak aşınmasını önlemeye yardımcı olur.
- Dişlerinizi florürlü diş macunu ile düzenli olarak fırçalayın. Sabah ve gece olmak üzere günde en az iki kez dişlerin fırçalanması, gebelik boyunca ağız hijyeninin korunmasının temel basamaklarından biridir. Florürlü diş macunu kullanımı, çürükten korunmanın temel unsurlarındandır.
- Ağız kuruluğunda su ve şekersiz sakızdan destek alın. Yeterli su tüketimi ve şekersiz sakız çiğnemek tükürük akışını destekleyebilir. Ksilitol içeren şekersiz sakızlar, özellikle öğün sonrasında kullanıldığında plak kontrolüne katkı sağlayabilir.
- Diş eti kanamasını ve şişlikleri ihmal etmeyin. Gebelikte diş etlerinde kanama ve şişlik görülebilse de bu şikâyetler rutin gebelik kontrolünün bir parçası olarak kabul edilip geçiştirilmemelidir. Diş hekimi tarafından değerlendirilmesi ve gerektiğinde profesyonel periodontal bakımın yapılması ağız sağlığının korunmasına katkı sağlar.
Diş Tedavisi İçin Gebeliğin Bitmesini Beklemeyin
Anne adaylarının önemli bir bölümü, gebelik sırasında diş hekimine gitmenin bebeğe zarar verebileceği endişesi taşıyor. Oysa güncel klinik kılavuzların değerlendirmeleri, koruyucu, tanısal ve gerekli restoratif/periodontal diş tedavilerinin gebelik sırasında uygun şekilde planlanarak uygulanabileceğini; acil diş tedavilerinin ise gebeliğin herhangi bir döneminde gerektiğinde yapılabileceğini bildiriyor.
Bu nedenle diş ağrısı, diş eti kanaması, şişlik veya enfeksiyon gibi sorunların doğum sonrasına ertelenmesi yerine, anne adayının kadın doğum uzmanı ve diş hekimi ile iletişim hâlinde olması önem taşıyor.