Sevgililer Günü Röportajı: Jennifer Boyner-Can Alaosman
“Sihirli Annem” setinde kesişen yolları bir hayat arkadaşlığına ve sanatsal bir uyuma dönüşen Jennifer Boyner ve Can Alaosman, aşkın tanımını yaparak ilişkilerinin kapılarını ilk kez MAG Okurları için aralıyor.
Tanışma hikâyenizi dinleyebilir miyiz?
Jennifer Boyner: Can ile İstanbul’da, sette tanıştık. O ilk karşılaşmadan sonra bir süre herhangi bir iletişimimiz olmadı. Kısa bir zaman sonra bu kez Sihirli Annem film setinde yollarımız yeniden kesişti. Tanışmamızın üzerinden iki üç ay geçtikten sonra birbirimizi gerçekten tanımaya yönelik adımlar attık. O günden beri Can, en yakın arkadaşım, sırdaşım ve ismi gibi canım oldu!
Can Alaosman: Birden fazla kez tanıştık aslında; aynı projelerde denk gelişimizle başladı. En son beraber çalıştığımız projeden iki ay sonra birden iletişimimiz çoğaldı. Aynı şeylerden keyif almamız, beraber iyi vakit geçirmemiz aşka dönüştü benim için. Fiziksel olarak zaten hayallerimdeki kadındı, bir de üstüne karakterine âşık olunca benim için mutlu bir hayat başladı!
Sizce aşk nedir? Aşkınızı nasıl ifade edersiniz?
Jennifer Boyner: Bence aşk, yanında eksik hissetmediğin bir bütünlüktür. İçimdeki en karmaşık, en savunmasız haller bile açıklama istemeden anlaşılır olabiliyor. Onunlayken hiçbir şeyi kanıtlamaya çalışmıyorum, olduğum gibi durmak yetiyor. Aşk bence içe doğru büyüyen, derinden hissedilen bir duygudur ve onu çok seviyorum.
Can Alaosman: Aşk, iki hayatı tek dünyaya çeviren sevginin gücüdür. Beraber özgür olmak, beraber kendin olmaktır. Sen ya da ben değil, biz olmaktır… Aşkımı da “Jenny” olarak ifade edebilirim.
Sevgililer Günü’nde aldığınız en unutulmaz hediye neydi?
Jennifer Boyner: Aslında sadece özel günlerde değil, özel günlerin dışında da sürprizler yapar ve beni hep şaşırtır. En sevdiğim huylarından biri, eğer özel bir gün için hediye aldıysa o günü bekleyemeyip önceden vermesi. Ama beni asıl mutlu eden şey hediyenin kendisi değil; onun tarafından düşünülmek, aklına düşmek ve bu duyguyu hissettirmesi.
Can Alaosman: Bunu sadece Sevgililer Günü olarak düşünmem haksızlık olur, çünkü her an ve her fırsatta bir sürprizle gelebiliyor. Düşünülüyor hissini bana cidden o tattırdı diyebilirim, bu yüzden unutulmaz hediyem kesinlikle bu duygu…
Sevgililer Günü’nün sizin için anlamı nedir?
Jennifer Boyner: Benim için Sevgililer Günü, sevgiyi hatırlamak ve yavaşlamak demek. Takvimdeki bir günden çok, birlikte paylaşılan duygulara durup yeniden bakma hâli.
Can Alaosman: Açıkçası benim için çok büyük bir anlam taşımıyor. Sevginin değerini ve kıymetini bilen biriyim ama genel olarak bakıldığında insanlar için bazı şeyleri hatırlatmayı doğru buluyorum. Her sene bir kişi bile etkilense bu pozitif bir durum.
En romantik aşk yolculuğunuzu hangi ülkede veya şehirde gerçekleştirdiniz?
Jennifer Boyner: İstanbul’da, yalnızca ikimizin duyduğu anlarda.
Can Alaosman: İstanbul’u o kadar güzel yaşıyoruz ki, semtlerin artık bizim için özellikleri var! Sadece şöyle bir şey söyleyebilirim; ülke veya şehir fark etmeksizin Jenny ile herhangi bir sahilde oturuyor olmak yüzümde kocaman bir gülümsemeye sebep…
14 Şubat için planınız nedir?
Jennifer Boyner: Özel ve büyük bir plan yapmaktan çok, o günü birlikte hissetmeye odaklanıyorum. Acele etmediğimiz, uzun uzun konuştuğumuz, küçük anları büyüttüğümüz bir gün olsun istiyorum.
Can Alaosman: Bu soru geldiği an gülmeye başladım, çünkü biz cidden iki gün önceden bile plan yapamayan, o gün geldiğinde “Hadi buraya gidiyoruz!” diyen bir çiftiz. Hayatımda ilk defa bir sene sonrayla ilgili bir hayal kurup, bir şey sorduğumda bana “Ben geleceğe dair bir plan yapamam.” cevabını almış ve buna sinirlenmemiş biriyim, çünkü bende aynı cevabı verirdim!
Özel bir randevu için en iyi kıyafet tercihiniz ne olurdu?
Jennifer Boyner: Abartıdan uzak, bana ait bir ruh hâlini yansıtan bir şeyler tercih ederdim.
Can Alaosman: Giyinmekle ilgili hiç düşünmüyorum, dolabı açıp o an ilk seçtiğim şeyi giyiyorum. Ne giydiğimi düşünmüyorsam zaten doğru giyinmişimdir.
Dünyada veya Türkiye’de en çok hangi kentleri romantik buluyorsunuz?
Jennifer Boyner: İstanbul’un yeri bende ayrı. Dünyada ise beni en çok etkileyen yerlerden biri olan “kuzey ışıkları”nı izleyebileceğimiz İzlanda ve Zanzibar turkuaz denizi ve gün batımı olabilir benim için.
Can Alaosman: İstanbul yaşayabildiğinde en romantik şehir olabilir. San Francisco’da kızıl bir gün batımı olabilir. Sahil olarak Rio de Janeiro…
En sevdiğiniz romantik film hangisi?
Jennifer Boyner: Bence “The Curious Case of Benjamin Button”.
Can Alaosman: Kesinlikle “Ghost”.
İlişkinizin içinde sanatın yeri nedir? Birlikte üretmenin, ortak estetik zevklere sahip olmanın ilişkinizi nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?
Jennifer Boyner: Aynı estetikte buluşmak, dünyaya benzer yerlerden baktığımızı hatırlatıyor bana. Günlük hayatımızda birçok şeyi kendimiz yapmayı seviyoruz. Ben tuvalin başına geçtiğimde Can genelde kendi şarkı sözlerini yazar ya da harika tasarımlar çıkarır. Evde herkes kendi sanatını icra ederken, sıra kararsızlığa gelince iş değişir… O noktada tüm sorumluluğu Can’a bırakıyorum, çünkü zevkine fazlasıyla güveniyorum.
Can Alaosman: Bence ilişkimizin kendisi bile sanat. Çok ortak zevklere sahibiz, bu beni bazen çok şaşırtıyor. Ben onun yaptıklarına hayranlık duyarken o da beni, yaptıklarımdan dolayı çok iyi hissettiriyor. Günlük hayatımızın çok içinde bir durum; kahve içerken bile Jenny resim yapabiliyor, ben aynı anda şarkı yazıyor ya da kıyafetler üzerinde “custom” yapıyor olabiliyorum. Bir bakıyorum yaptığı resmin bir kısmını bırakmış, “Hadi buraya da sen devam et.” diyor. Bu anların bizi beslediğine inanıyorum. Hayat arkadaşımın o olduğuna tekrar tekrar inanıyorum ve onu çok seviyorum…