© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Uzm. Diyetisyen Nagehan Afşar – Obezitenin Kanser Üzerindeki Çarpıcı Rolü

Uzm. Diyetisyen Nagehan Afşar – Obezitenin Kanser Üzerindeki Çarpıcı Rolü

Obezitenin kanser türleri üzerindeki çarpıcı etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyan Uzman Diyetisyen Nagehan Afşar, risk artışından korunma yollarına kadar kritik detayları MAG Okurları için anlattı.

 

Türkiye’de düşük sağ kalım sıralamasında kalp hastalıklarından sonra ikinci, dünyada ise birinci olarak kanser tanımlanmaktadır. Son yirmi beş yılın verileri incelendiğinde ise kanser teşhisi olan erkeklerin %14’ünün, kadınların ise %20’sinin ölüm sebepleri arasında obezitenin yer aldığı belirtilmiştir. 2002 yılında Avrupa ülkelerini kapsayan araştırma sonuçları incelendiğinde; postmenopozal meme kanserinin %9’unun, endometrium kanserinin %39’unun, kolon kanserinin ise %14’ünün obezite ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Obezite; vücutta fazla miktarda yağ dokusunun birikmesi ile meydana gelen bir sağlık sorunudur. Tanımlanmasında beden kütle indeksi kullanılır. Bir kişinin ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m2) karesine bölünmesi ile hesaplanır. Bu değere göre 30 kg/m2 olan bireyler obez olarak sınıflandırılır. Bu sınıflandırmaya ek olarak yağ dağılımının hangi bölgede olduğunu anlamak için bel çevresi hesaplaması yapılması da önerilmektedir. Bel çevresinin; kadın bireylerde 80 santimetreden az, erkek bireylerde ise 92 santimetreden az olması tavsiye edilir. 2030 yılına kadar dünya nüfusunun neredeyse yarısının fazla kilolu veya obez olacağı öngörülmektedir. Obezite ile, erkeklerde kolon, rektum, pankreas, mide, böbrek, safra kesesi, prostat kanserleri riski; kadınlarda ise mide, kolon, böbrek, safra kesesi, meme, endometrium (rahim), over ve serviks kanserleri riski artmaktadır.

 

Obezite sadece kanser riskinin artmasıyla ilişkili olmakla kalmaz, aynı zamanda kanser nüksü ve kanser hastalarında düşük sağ kalım riskini de arttırabilir. Bu nedenle, erken evre kanser hastalarında erken müdahale olarak obezitenin yönetimi, kanser sonuçlarını iyileştirmek için önemlidir.

Obezite farklı yollar ile kanser gelişimini uyarabilir.

 

  • Yağ dokusu tarafından aşırı östrojen üretimi; meme, endometriyal, yumurtalık ve diğer kanser türlerinin gelişme riskini arttırabilir.
  • Beden kütle indeksinin artmasına bağlı insülin direnci geliştirebilir. İnsülin kan düzeyleri obez kişilerde sıklıkla daha yüksektir ve kanser hücrelerinin uyarılmasına sebep olabilir.
  • Yağ dokusu tarafından birçok adipokin; (polipeptit hormon) özellikle güçlü bir inflamatuar olan ve tokluk hormonu olarak bilinen leptin salgısının artmasıyla oluşan enflamasyon öncülerinin salınımına bağlı olarak gelişebilir.

 

Obezite-Meme Kanseri

Obezite sadece meme kanserinin nüksetme riskini arttırmakla kalmaz, aynı zamanda eşlik eden hastalık riskini de arttırır ve meme kanseri geçiren bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Meme kanseri geçiren bireyler üzerinde yapılan çalışmaların analizi, obezitenin meme kanserine özgü ölüm riskini %35 arttırabileceğini bulmuştur. Abdominal (karın) ve kalça bölgesindeki yağ dokusu arttıkça, kanser riski de artmaktadır. Menopoz dönemindeki kadınların kansere yakalanma olasılığı az olmakla birlikte, menopoz sonrası obez kadınlarda risk yükselir. Meme kanseri ile obezite arasındaki bir diğer ilişki de, obez bireylerde tümörün daha geç aşamada fark edilmesidir.

 

Obezite-Rahim Kanseri

Yüksek obezite ve insülin seviyelerinin en çok etkilediği kanser türlerinden birisi de endometriyumdur. Endometriyum kanserlerinin %40’ının obezite kaynaklı olabileceği düşünülmektedir.

 

Obezite-Gastrointestinal Kanseri

Vücut yağ yüzdesi artışı ile meydana gelen obezite, yemek borusu kanser riskini arttıran bir faktördür, çünkü obezite gastrointestinal reflüyü arttıran bir etkendir. Ayrıca hayvansal yağlar ve kırmızı etten zengin, lif bakımından fakir besinler içeren bir diyet, bağırsak kanserine eğilimi arttırıcı özellik taşır. Fazla yağ alımı safra salgısının ve dolayısıyla kanserojen olan safra asitlerinin artmasına da yol açabilmektedir.

 

Özetle; obezite yaşamın her alanında olduğu gibi özellikle kanserde de önemli bir risk faktörüdür. Bu süreçte kas kütlesinin korunarak, mevcut yağ dokusunun azaltılması hedeflenmelidir. Biz online veya yüz yüze hizmetlerimizde bireye özgü hazırladığımız beslenme programlarımızla bölgesel yağ dağılımının azaltılmasını hedefliyoruz. Beslenme programlarını parmak izi gibi kişiselleştirilmiş şekilde programlayarak süreci dikkatle takip ediyoruz.

 

Başlıca Beslenme Önerileri

  • Vücut ağırlığının normal BKİ sınırları içerisinde (20.0-24.9 kg/m2) olması hedeflenmelidir.
  • Kuru baklagiller, tam tahıl ürünler ve sebze ağırlıklı kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir.
  • Besinlerin pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Bu nedenle; haşlama (buğulama), ızgara ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
  • Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  • Sucuk, salam, sosis ve salamura et gibi besinler nitrit ve nitratları içermektedirler. Besinlerin özellikle nitrit ve nitratlar gibi kimyasal koruyucularla işlem görmeleri sonucunda kansere neden olan bazı maddeler oluşabilmektedir. Bu besinler seyrek tüketilmelidir.

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.