© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Sınırları Aşan Bir Tutku – Elif Sevinç

Sınırları Aşan Bir Tutku – Elif Sevinç

 

“Mezarlık” ve “Gönül Dağı” gibi izlenme rekorları kıran yapımlarla adından söz ettiren Elif Sevinç oyunculuğa duyduğu tutkuyu, canlandırdığı sıra dışı karakteri ve kariyerinin parlayan dönemeçlerini MAG Okurları için anlattı.

 

Oyunculuğa ilk adım attığınız dönemleri biraz anlatır mısınız? Nasıl duygular içerisindeydiniz, şimdi bu kararınız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Oyunculuğa ilk adımımı sekiz yaşımda attım. Bu yolun henüz başlarındayken Şehir Tiyatroları Çocuk Eğitim Birimi’nde eğitim alabilmek, tiyatroyu hayatımın en önemli parçalarından biri hâline getirmeme ve kendimi keşfetmeme fırsat verdi. Oyunculuk benim için “farkında olmak”; bedeninin kapasitesini, insanları ve dünyayı keşfe çıkabilmek. Geçmişte de bu benim için çok heyecan vericiydi, şimdi ise sadece bir heyecan değil, büyük bir tutku. Bu yolda yürümeyi seçtiğim için büyük bir mutluluk içindeyim.

 

Kariyerinizin başlarında, Cem Özduru’nun çizgi romanından esinlenen, Can Evrenol yönetmenliğindeki “Peri: Ağzı Olmayan Kız” filminde oynadınız. Buradaki işinizde sıradan bir rolde değildiniz. Hem karakterinizden hem de genç yaşta Peri’yi oynamanın size neler kattığından bahseder misiniz?

Peri, ağzı olmadığından konuşamayan, hatta normal bir şekilde beslenemeyen, farklılığından dolayı kendi iyiliği için herkesten saklanılması gereken bir kız. Dünyası; babası ve ufak bir bahçesi olan evlerinden ibaret. Böyle bir karakteri canlandırmak benim için zorlayıcıydı. Ağzım bir bandanayla kapalı olduğundan, kendimi gözlerimle ve bedenimle ifade etmeye yöneldim. Gözlerimizle birçok şeyi anlatabilmenin mümkün olduğunu bana Peri öğretti.

 

Yine bir Can Evrenol filmi olan “Cam Sehpa”da da yer aldınız. Filmin türü kimine göre saf gerilim, kimine göre kara komedi olarak nitelendirildi. Peki, siz sette ne hissettiniz? İzleyicinin bu ikilemi yaşaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

İzleyici gibi ben de bu ikilemdeyim. Trajik bir durumun ortasında bir komikliğin ortaya çıkması ve buna gülmek insana kendini suçlu hissettiriyor. Sette bulunduğumuz mekânda neler yaşandığını ben bilsem de canlandırdığım Sibel karakteri tamamen kendi gerçekliğinde bambaşka bir şeyle ilgileniyordu. Bu iki dünyanın arasında kalmak, filmi izlerken hissettiklerimle oldukça benzerdi.

 

“Mezarlık”ın üçüncü sezonu yayımlandı. Dizinin konusu hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle bir kurgunun içinde olmak size neler kattı?

“Mezarlık” her ne kadar bir kurgu olsa da işlediği konular sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın gerçekliği. “Mezarlık”ın biz kadınlar olarak kanayan yaramızı daha görünür kıldığına inanıyorum. Bu proje var olduğu ve bunun bir parçası olduğum için çok gururluyum.

 

Birce Akalay’la aynı sahnede oynamak nasıl bir deneyimdi? Bir anne-kız dinamiği kurmak için onunla nasıl bir iletişim geliştirdiniz?

Birce ile rol arkadaşı olmak çok güzel. Kendisi örnek aldığım bir insan ve oyuncu. Benimle paylaştığı deneyimlerinden çok şey öğrendim. Birlikte Sude ve Önem hakkında çok konuştuk ve bu bağı pekiştirdik. Bana karşı paylaşımcı olmasının, kurduğumuz anne-kız dinamiğine de yansıdığına inanıyorum. Onunla çalıştığım ve yakından tanıma fırsatım olduğu için şanslı ve mutlu hissediyorum.

 

Bir yanda soluk soluğa izlenen “Mezarlık”, diğer yanda milyonları ekran başına kitleyen “Gönül Dağı”… Bu iki farklı dünyanın temposu ve oyunculuğa yaklaşım tarzı size neler öğretti?

Birbirinden farklı iki atmosfer, başta zorlayıcı ve yorucu bir tempo olsa da bu dünyalara ait hissetmeye başlayınca çok keyifli bir hâl aldı. İki karakter uzaktan bambaşka dünyalardan gibi görünse de tüm insanlar gibi hayatta kesişen noktaları var. O karakteri anlayabilmek, şartların farkında olabilmek ve bu sayede onunla yakınlaşmak kıymetli. Bu dünyalar arasında gezinmek, oyuncu olarak beni bir adım daha ileriye götürdü. Kendimi daha çok keşfe çıkmamı ve oyunculukta sınırlarımı genişletmemi sağladılar. Ama daha öğreneceğim çok şey var ve bunun için çabalamaya devam edeceğim.

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.