© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Gözlükten Kurtulmak İçin Modern Çözümler – Memorial Ankara Hastanesi

Gözlükten Kurtulmak İçin Modern Çözümler – Memorial Ankara Hastanesi

Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Cüneyt Özmen, bugün toplumun büyük bir kesiminin hayali olan “gözlükten kurtulmak” konusunu MAG Okurları için ele alıyor.

 

İnsanlar artık yağmurda camı silmekle, maske takınca buğulanan gözlüklerle uğraşmak istemiyor. Gözlükten kurtulma sürecini yaşa göre ikiye ayırırsak, kırk yaş altı hastalar için neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki gözlükten kurtulma isteği sadece estetik değil, bir konfor arayışıdır. Kırk yaş altı grupta temel sorunumuz uzağı görememektir. Bu yaş grubunda en yaygın çözümümüz lazer teknolojileridir. Halk arasında “göz çizdirme” olarak bilinse de aslında biz gözü çizmiyoruz; kornea dediğimiz tabakayı bir heykeltıraş gibi yeniden yontuyoruz. Bir saç kılını yüz altmışa bölecek kadar hassas olan bu lazer atışlarıyla gözün kırıcılığını değiştiriyoruz.

 

Bu lazerlerin farkı nedir? PRK, LASIK veya SMILE arasında nasıl bir seçim yapılıyor?

Her gözün yapısı farklıdır ve çözüm tek değildir; önemli olan, bilinçli seçim yapmaktır. Bunu sağlayacak en önemli nokta da, güvendiğiniz doktorunuzun muayene sonrası size özel yapacağı açıklamalardır.

 

PRK veya “no-touch” dediğimiz yöntemlerde kornea yüzeyine doğrudan müdahale edilir. LASIK yönteminde bir kapakçık açılır. Son yılların popüler yöntemi olan SMILE (lentikül ekstraksiyonu) ise çok daha küçük bir alandan girilerek doku çıkarılması prensibine dayanır. Bu lazer yöntemlerinin hepsinin numarayı azaltma açısından sonucu benzerdir. Farklı olan, süreçleridir. PRK/no-touch sonrası en iyi görmeye ulaşmak daha uzun sürerken, LASIK cerrahisinde kişi ertesi gün tam görebilmektedir. Lentikül ekstraksiyonu ise iki yöntemin arasında bir yerdedir.

 

Eğer hastanın korneası lazere uygun değilse, yani çok inceyse veya numara çok yüksekse, o zaman “fakik göz içi lensler” devreye girer. Bu yöntemde hastanın kendi doğal merceğine dokunmadan, gözün içine ek bir mercek yerleştiriyoruz.

 

Bu yaş grubunda kontakt lens kullanımı hâlâ bir seçenek mi?

Elbette. Cerrahi istemeyenler için günümüzde oksijen geçirgenliği çok yüksek, varlığı hissedilmeyen kontakt lensler mevcut; ancak, lensin bir “giyilebilir teknoloji” olduğunu unutmamak, hijyene ve doktor reçetesine sadık kalmak hayati önem taşır.

 

Kırklı yaşlardan sonra ne oluyor da o güne kadar çok iyi görenler bile bir anda “Yakın görmem bozuldu.” demeye başlıyor?

İşte bu, vücudumuzun “son kullanma tarihi” gibidir; biz buna presbiyopi diyoruz. Gözümüzün içindeki doğal mercek, gençken her mesafeye odaklanabilir (zoom yapabilir) ancak, kırk ila kırk beş yaş civarında bu odaklanma becerisi azalır. Bu bir hastalık değil, gözün yaşlanmasıdır ve altmış yaşına kadar ilerlemeye devam eder.

 

Kırk yaş üstü için, gözlükten kurtulma seçenekleri nelerdir?

Bu yaş grubunda, artık odaklama yeteneği biten doğal merceği, yapay lenslerle değiştirebiliyoruz. Farklı merceklerin farklı avantajları ve dezavantajları var. Lazer seçeneğinde olduğu gibi, bilinçli seçim yapılmasını sağlayacak, güvendiğiniz doktorunuzun muayene sonrası ileteceği bilgiler önemlidir.

 

Trifokal lensler, mercek üzerindeki halkalar sayesinde ışığı parçalayarak uzağı, ortayı ve yakını aynı anda gözlüksüz görmenizi sağlar. Ancak loş ortamda ışıklarda saçılmalar ve kalitede minimal azalma olabilir. Beyin zamanla bu görüntülerden en net olanını seçmeyi öğrenir, saçılmalar azalır ve görüntü netleşir; buna “nöral adaptasyon” diyoruz.

 

EDOF (enhanced depth of focus-genişletilmiş odak derinliği) lensler ise daha çok uzak ve orta mesafede kesintisiz bir görüş sunarken, trifokallerdeki gece ışık dağılması (haleler) riskini minimize etmeyi hedefler. Bununla beraber kitap okumak için yüzde elli ihtimalle gözlük gerekir.

 

Şunu unutmamak gerekir: Hiçbir yapay mercek, yirmi yaşındaki bir insanın doğal merceği kadar kusursuz değildir; bu teknolojiler hâlâ gelişme aşamasındadır.

 

Ameliyattan korkan kırk beş yaş üstü hastalar için kontakt lens bir çözüm olabilir mi?

Kesinlikle. Multifokal kontakt lensler sayesinde cerrahiye girmeden hem uzağı hem yakını görmek mümkün. Hatta biz hastalarımıza, kalıcı bir ameliyat olmadan önce bu lenslerle bir “simülasyon” yapmalarını öneriyoruz. Ayrıca monovizyon dediğimiz, bir gözü uzağa diğerini yakına odaklayan lens uygulamaları da birçok çözümden biridir.

 

Son olarak, göz sağlığını korumak için bir tavsiyeniz var mı?

Yaşlanmayı durduramayız ama iyi yaşlanabiliriz. Akdeniz tipi beslenme hem kalp hem de göz sağlığı için çok değerlidir. Gözlükten kurtulmak bir konfor arayışıdır; size en uygun olanını seçmek için doktorunuzla detaylıca konuşma

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.