© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Erken Menopoz Kapıda mı? – Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Erken Menopoz Kapıda mı? – Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Menopozun ani bir durum değil, yıllara yayılan bir geçiş süreci olduğunu vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Prof. Dr. Mustafa Ulubay, perimenopozun sinyallerinden menopozun şiddetine ve yaşına kadar merak edilenleri MAG Okurları için yanıtlıyor.

 

Toplumda menopoz genellikle, bir gün içinde gerçekleşen bir olay gibi algılanıyor. Perimenopozdan bahsedebilir misiniz? Bir kadının bu dönemde olduğunu anlamasını sağlayan en kritik erken uyarılar nelerdir?

Öncelikle şunu netleştirmek gerekir. Hiçbir kadın gece uyuyup da sabahına menopoza girmiş olarak uyanmaz. Menopoza girmek dediğimiz kavram, yıllara yayılan, tıbbi adıyla perimenopoz dediğimiz yavaş gerçekleşen bir geçiş sürecidir. Bedenin ve özellikle yumurtalıkların yavaş yavaş üreme çağının sonuna yaklaştığını, bir nevi vites küçülttüğünü gösteren doğal bir dönemdir.

 

Bir kadının sürece girdiğine dair en erken uyarı, adet döngüsündeki değişimlerdir. Kanama miktarı birden azalabilir veya yoğunlaşabilir, döngü aralıkları uzayabilir veya çok kısalabilir. Buna eşlik eden açıklanamayan yorgunluk ve geceleri anlamsızca uyanmak gibi uyku bozuklukları sürece sıklıkla dâhil olur. Ayrıca adet dönemi öncesi ve süresince gördüğümüz premenstrual sendrom (PMS) dönemlerinin çok daha şiddetli yaşanması, ani öfke veya ağlama krizleri gibi duygu durum dalgalanmaları oldukça yaygındır. Odaklanma zorluğu yaratan zihinsel sis ve gün içinde aniden basan hafif sıcaklık hisleri de bu dönemin tipik habercilerindendir.

 

Menopoz yaşını belirleyen faktörler neler? Türkiye’deki yaş ortalaması kaçtır?

Poliklinikte bana en çok sorulan sorulardan biri ne zaman menopoza girileceğidir. Bu sorunun cevabında başrolde kesinlikle genetik yatıyor. Bir kadının menopoz yaşını belirleyen en güçlü faktör, annesinin veya ablalarının menopoza girme yaşıdır. Genetiğin dışındaki en önemli çevresel faktör ise tütün kullanımıdır. Tütün ürünü kullanan kadınlar, kullanmayanlara kıyasla ortalama bir ila iki yıl daha erken menopoza girerler. Geçirilmiş yumurtalık ameliyatları veya radyoterapi gibi tıbbi durumlar da bu süreci hızlandırır. Rakamlara bakacak olursak, dünya genelinde menopoza girme yaşı ortalama elli bir civarındadır. Türkiye’de ise bu rakam biraz daha erkene çekiliyor ve genellikle kırk yedi ile kırk dokuz yaş aralığında seyrediyor.

 

“Tam menopoz” diyebilmek için on iki aylık bir döngüden bahsediliyor. Bu bekleme süresi neden bu kadar kritik? On birinci ayda görülen bir kanama her şeyi sıfırlar mı?

Tam bir yıl beklememizin sebebi, yumurtalıkların bir tuşa basıp kapatılırcasına aniden işlevlerini yitirmemeleridir. Daha çok, eski bir motor gibi tekleyerek dururlar. Bazen aylar boyunca hiç yumurtlama olmaz, hormonlar dibe vurur; sonra aniden, geride kalan bir folikül uyanır ve kanama yaratır. Eğer on birinci ayda böyle bir kanama olursa, evet, menopoz kronometremizi sıfırlarız. O noktadan itibaren yeniden bir on iki ay saymaya başlarız.

 

Ancak, biz hekimler, uzun bir aradan sonra gelen bu kanamaları basitçe sürece bağlayıp geçiştirmeyiz. Rahim iç zarı kalınlaşması veya başka patolojileri dışlamak için o kanamanın masum bir hormonal dalgalanma olduğundan emin olmak ister, hastamızı mutlaka detaylı bir muayeneye çağırırız. Perimenopoz dönemi kritik bir dönemdir, uzun süre kanama olmayıp da kanama olduğunda, bu her zaman tam olarak menopozun başlamamasından değil, bir rahim ağzı kanseri kaynaklı da olabilir. Bu titizliğimizin nedeni budur.

 

Sıcak basmaları ve gece terlemeleri toplumda en çok bilinen menopoz semptomlarından. Peki, burada başka neler sayılabilir? Bu semptomların şiddeti kadından kadına neden bu kadar büyük farklılıklar gösteriyor?

Ateş basması ve gece terlemeleri aslında buz dağının sadece görünen kısmıdır. Suyun altında vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı ve idrar kaçırma gibi genitoüriner semptomlar yatar. Azalan östrojenin kıkırdak yapısı üzerindeki etkisiyle eklem ve kas ağrıları başlar. Bunlara ek olarak, kolajen kaybına bağlı, ciltte kuruma ve saçlarda zayıflama görülür. Hatta kardiyolojiye kalp krizi endişesiyle giden birçok hastamızın asıl sorunu, tamamen perimenopozal dalgalanmaların yarattığı kalp çarpıntılarıdır.

 

Semptomların şiddetindeki bu büyük farklılıkların ana sebebi, her kadının hücrelerindeki östrojen alıcılarının duyarlılığının birbirinden farklı olmasıdır. Üstelik vücut kitle indeksi, stres düzeyi ve genel yaşam tarzı da bu dönemin ne kadar ağır geçirileceğini doğrudan belirler.

 

Erken menopoz riski taşıyan genç bir hastada, süreci yavaşlatmak için neler yapılabilir?

Kırk yaşından önce menopoz riski taşıyan genç bir kadınla karşı karşıyaysak, maalesef yumurta rezervinin tükenmesini tamamen durduracak sihirli bir ilacımız henüz yok. Burada temel stratejimiz bedeni korumak ve geleceği planlamaktır. Hastamızın çocuk isteği varsa, hiç vakit kaybetmeden yumurta veya embriyo dondurma işlemlerini değerlendiririz. Ardından, doğal menopoz yaşına gelene kadar dışarıdan östrojen ve progesteron takviyesi vermek zorundayız. Bu hormon replasman terapisi bir tercih değil, genç bedeni kemik erimesinden ve kalp damar hastalıklarından korumak için bir tıbbi gerekliliktir. Sigaranın derhal bırakılması, D vitamini ve kalsiyum desteği ile kemikleri güçlendirecek egzersizler de bu tedavi planının ayrılmaz bir parçasıdır.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.