Arzu Sabancı – Sabır, Samimiyet ve Üretmek
İş dünyasındaki çok yönlü üretimi ve güçlü duruşuyla dikkat çeken Arzu Sabancı, kendi başarı hikâyesini inşa etmenin öğretici yanlarını, çağdaş Türk kadınına dair bakışını ve 8 Mart mesajını MAG Okurları için paylaştı.
Çok yönlü bir iş kadınısınız. Tekstilden sanata kadar pek çok farklı sektörde imzanız var. Türkiye’nin en güçlü soyadlarından birini taşırken, kendi başarı hikâyenizi yazmanın en öğretici yanı neydi?
İlgi duyduğum, kalbime dokunan alanlarda çalışmaya ve üretmeye özen gösterdim. Hangi alanda olursam olayım, önce öğrenmeyi, gözlemlemeyi ve çalışmayı merkeze aldım. Gerçek başarı, zaman içinde inşa edilen ve içi doldurulmuş bir yolculuk. Öğretici olan tarafı da şu oldu: Her şey zaman istiyor. Emek vermeden, öğrenmeden, sabretmeden hiçbir şey kalıcı olmuyor. İsimler elbette kapılar açabilir ama kalıcı olmak için emek vermeniz gerekiyor, sizi tanımlayan şey, yaptığınız işin arkasında durabilmeniz.
Hayat yolculuğunuzda asla ödün vermediğiniz, hem özel hem de profesyonel yaşamınızın pusulası olan vazgeçilmez prensipleriniz nelerdir?
En başta samimiyet. Göründüğüm gibi olmayı çok önemsiyorum. Söylediğimle yaptığımın aynı yerde durması benim için çok kıymetli. Bir de acele etmemeyi öğrendim. Hayatta bazı şeylerin olgunlaşması gerekiyor; zorlamadan, zamanı gelince… Buna inanıyorum.
Sizin gözünüzde “çağdaş Türk kadını” profili nasıl olmalı? Bir kadının modern dünyada hem değerlerini koruyup hem de çağın hızına ayak uydurması için hangi donanımlara sahip olması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Çağdaş Türk kadını kendini tanıyan bir kadın olmalı. Ne istediğini bilen ama nereden geldiğini de unutmayan… Eğitim çok önemli ama merak ve cesaret de en az onun kadar değerli. Kadın kendi ayakları üzerinde durabildiğinde, hem hayatla hem çevresiyle hem de ailesiyle daha sağlıklı bir ilişki kuruyor.
Kendi gözlemlerinizden yola çıkarak; bir kadının iş dünyasında karşılaştığı en büyük bariyer nedir ve siz bu bariyerleri nasıl aştınız?
Bence en büyük engel, kadınların kendilerine karşı biraz acımasız olmaları. Hep daha fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Ben zamanla şunu öğrendim: Her şeyi aynı anda mükemmel yapmak zorunda değiliz. Elimden gelenin en iyisini yapıp, gerisini zamana bırakmayı öğrendim.
Sosyal sorumluluk projeleri, iş toplantıları ve aile yaşantınız arasındaki o hassas dengeyi kurarken önceliklendirme formülünüz nedir?
Ben hayatı kategorilere ayırmayı sevmiyorum. Aile, iş, sosyal sorumluluk… Hepsi iç içe. Denge dediğimiz şey de her gün yeniden kurulan bir şey. O gün kalbim nereye daha çok ihtiyaç duyuyorsa, oraya yöneliyorum. Bu bana iyi geliyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü aracılığıyla tüm kadınlara ulaştırılmasını istediğiniz mesajınız nedir?
Hayatınızın başrolü sizsiniz. Kendinize karşı şefkatli olun. Hayallerinizden vazgeçmeyin ve ertelemeyin. Birbirimizi yargılamak yerine desteklediğimizde, her şey çok daha kolay ve güzel oluyor. Birbirimizi destekleyip, dayanışma içinde olduğumuz sürece çok daha güçlüyüz. Gücünüzü başkalarının beklentilerinden değil, kendi potansiyelinizden alın.