MFLUDAM – Giyilebilir Bir Hikâye
MFLUDAM’ın kurucusu Merve Fedai, markasının grafik dilinden oversize kalıplarına, üretim sürecinden global vizyonuna uzanan tasarım yaklaşımını ve zamansız stil anlayışını MAG Okurları ile paylaşıyor.
Bir tişörtün üzerindeki grafik, bazen koca bir hikâye anlatabilir. Tasarımlarınızdaki baskılarla hangi duyguyu veya mesajı iletmeyi amaçlıyorsunuz?
MFLUDAM için grafik, sadece görsel bir detay değil; bir ruh hali, bir duruş. Oversize, yüzde yüz pamuklu ve organik tişörtlerimizin üzerine yoga pozlarını basmak, benim için aklıma gelen en tatlı ve en samimi fikirlerden biriydi. Bu baskılar hem sempatik hem de günümüzde neredeyse herkesin yöneldiği klasik “logo algısının” çok ötesinde. Gösterişten uzak ama karakterli, sakin ama güçlü bir anlatımı var. MFLUDAM grafiklerinde amacımız; bedeni özgür bırakan, zihni sakinleştiren ve giyen kişiye kendini iyi hissettiren bir hikâye anlatmak.
MFLUDAM setlerinden bahseder misiniz? Bu setler kullanıcılarına neler sunuyor, nasıl bir karakter katıyor,
en dikkat çekici özellikleri neler?
MFLUDAM setlerini üretirken en iddialı olduğumuz konu dayanıklılık ve kalite. Baskılı ürünlerimizi, “İstediğiniz şekilde yıkayabilirsiniz, asla bir şey olmaz.” diyebileceğimiz bir güvenle üretiyoruz. Kullandığımız baskı makinesi üst düzey; kurumsal markalara da hizmet verdiğimiz profesyonel bir sistem. Bu yüzden ürünlerde aşınma, kırılma, eskime ya da solma gibi problemler söz konusu olmuyor. Kısacası MFLUDAM setleri; hem aktif bir hayat temposuna uyum sağlayan hem de uzun yıllar ilk günkü formunu koruyan, kullanıcıya güven veren parçalar.
Oversize kesimlerde en büyük risk, ürünün sadece büyük görünmesi ama bir formu olmamasıdır. MFLUDAM ürünlerinde o ideal dökümü ve kalıbı yakalamak için tasarım aşamasında nelere öncelik veriyorsunuz? Kullanıcı o “premium” dokunuşu ilk giydiğinde nasıl hissediyor?
Oversize bir ürün tasarlamak aslında ciddi bir teknik bilgi gerektiriyor. Bu noktada, Ankara’da Tunalı’da bulunan EJD Moda Akademisi’nde Elif Jülide Dereboy hocamdan aldığım kalıp ve çizim eğitiminin çok büyük bir etkisi var.
Tüm ürünleri önce çiziyorum, ardından kalıplarını çıkarıyorum. Sonrasında ürünü bizzat giyip deniyorum; birkaç kez yıkıyor, ütülüyor ve süreci birebir test ediyorum. Eğer formu, dökümü ve hissi tam olarak istediğim gibiyse toplu üretime geçiyoruz. Kullanıcı MFLUDAM’ı ilk giydiğinde “üstümde ama beni yormuyor” hissini yaşıyor. Premium dokunuş tam olarak burada başlıyor: Rahatlıkla şıklığın dengelendiği noktada.
Modayı sadece bir tüketim ürünü olarak değil, bir yaşam biçimi olarak ele alıyorsunuz. Gelecek koleksiyonlarda MFLUDAM severleri ne gibi sürprizler bekliyor? Markanızın stil dili önümüzdeki dönemde nasıl evrilecek?
MFLUDAM, gerçekten fiziğine özen gösteren, hem spor hem de şık olmayı seven kadınlara hitap eden bir marka. Bizim için önemli olan; insanların ürünlerimizi her an, her yerde, rahatlıkla giyebilmesi… Gelecek koleksiyonlarda da bu anlayışı koruyarak modaya uygun ama zamansız parçalar sunmayı hedefliyoruz. Amacımız, kullanıcıların MFLUDAM ürünlerini yıllar sonra bile severek giymesi. Stil dilimiz; sadeleşerek güçlenen, detaylarda kaliteyi hissettiren ve zamana direnebilen bir çizgide evriliyor.
MFLUDAM’ın DNA’sı yaratıcılığa çok açık. Gelecekte farklı sanatçılarla veya tasarımcılarla bir araya gelerek hazırlanan “kapsül koleksiyonlar” gibi projeler gündeminizde var mı? Markanın global vizyonunu nasıl kurguluyorsunuz?
Global anlamda çok güzel ve vizyoner isimlerle çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Ürünlerimizi gerçekten stil sahibi, bakış açısı güçlü kişiler giyiyor ve severek tercih ediyorlar.
Şu anda bir kapsül koleksiyon hazırlık aşamasında ve bahar sezonu için hem tasarım hem de kumaş kalitesi anlamında çok iddialı bir çalışma geliyor. Aynı zamanda önümüzdeki dönem için yeni koleksiyon görüşmelerimiz de devam ediyor. MFLUDAM’ın global vizyonu; doğru iş birlikleri, güçlü kalite algısı ve zamansız bir stil dili üzerine kuruluyor.