© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Medicana International Ankara Hastanesi – Modern Radyoterapide Yeni Dönem

Medicana International Ankara Hastanesi – Modern Radyoterapide Yeni Dönem

 

Medicana International Ankara Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Petek Erpolat, bu alandaki heyecan verici gelişmeleri de paylaşarak kişiye özel tedavi planlamalarında bütüncül yaklaşımın etkilerini ve farkındalık ile erken teşhisin önemini MAG Okurları için anlatıyor.

 

Uzun yıllardır onkoloji alanında çalışmalar yürütüyorsunuz. Akademik ve mesleki yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Tıp eğitimimin ardından uzmanlık dönemimde radyasyon onkolojisini tercih ederek solid tümörlerde çağdaş ışın tedavisi yöntemlerine odaklandım. Akademik yaşamım süresince, modern radyoterapi tekniklerinin klinik sonuçlara katkısını inceleyen çalışmalarda yer aldım. Birçok tümör grubunda; gelişmiş ışınlama yöntemleri, yeniden ışınlama stratejileri ve yan etki yönetimi üzerine multidisipliner projeler yürüttüm. Ulusal kongrelerde davetli konuşmalar gerçekleştirdim, çok merkezli araştırmalara katkı sağladım ve lisansüstü eğitim sürecinde genç hekimlerin akademik gelişimine destek oldum. Klinik uygulamalarımda hasta güvenliği, kanıta dayalı yaklaşım ve yaşam kalitesini merkeze alan bütüncül bir anlayışı benimsedim.

 

Radyasyon onkolojisinde sizi en çok etkileyen gelişmeler neler oldu?

Radyasyon onkolojisinde beni en çok etkileyen gelişmelerin başında, ileri görüntüleme ile entegre edilen hassas tedavi planlama teknikleri geliyor. Özellikle IMRT, VMAT ve stereotaktik radyoterapi gibi yüksek doz hassasiyetine sahip yöntemler, tümör kontrolünü arttırırken normal dokuların korunmasını mümkün kılması açısından çığır açıcı oldu. Görüntü kılavuzluğunda radyoterapi (IGRT) ve adaptif tedavi yaklaşımları, tedaviyi hastaya özgü hâle getirerek kişiselleştirilmiş onkoloji anlayışını güçlendirdi. Ayrıca hipofraksiyon şemalarının (kısa süreli ışınlama) güvenle uygulanabilir hâle gelmesi hasta konforu açısından önemli bir dönüşüm yarattı. Son yıllarda radyoterapinin immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler ile kombinasyonu ve yeniden ışınlama stratejilerindeki gelişmeler de multidisipliner yaklaşımın gücünü ortaya koyan dikkat çekici ilerlemeler arasında yer alıyor.

 

Erken teşhis ve kişiye özel tedavi planlamaları günümüzde ne kadar etkili hâle geldi?

Erken teşhis günümüzde onkolojik tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri hâline gelmiştir. Gelişmiş görüntüleme yöntemleri, moleküler tanı teknikleri ve tarama programları sayesinde birçok tümör daha erken evrede saptanabilmekte; bu da hem sağkalım oranlarını arttırmakta hem de daha sınırlı ve hedefe yönelik tedavi seçeneklerini mümkün kılmaktadır.

 

Kişiye özel tedavi planlamaları ise radyasyon onkolojisinde adeta yeni bir dönemi temsil etmektedir. Tümörün biyolojik özellikleri, hastanın genetik yapısı, eşlik eden hastalıkları ve hatta radyasyon duyarlılığı dikkate alınarak oluşturulan planlar sayesinde hem etkinlik artmakta hem de yan etkiler azaltılmaktadır. İleri radyoterapi teknikleri ile de bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımı desteklenmektedir. Erken tanı ve kişiye özel tedavinin birlikte uygulanması hem hastaların yaşam süresini uzatmakta hem de yaşam kalitesini belirgin şekilde arttırmaktadır.

 

Psikolojik destek ve bütüncül yaklaşım, tedavi süreçlerinde nasıl bir rol oynuyor?

Psikolojik destek ve bütüncül yaklaşım, kanser tedavisinin yalnızca fiziksel değil, duygusal ve sosyal boyutlarını da kapsamasını sağlar. Tanı süreci ve tedavi aşamaları hastalarda kaygı, belirsizlik ve stres yaratabildiği için psikolojik destek, hastanın tedaviye uyumunu ve motivasyonunu arttırmada önemli bir rol oynar. Bütüncül yaklaşım ise hastayı sadece hastalığıyla değil; yaşam koşulları, aile desteği, beslenme durumu ve genel ruh hâliyle birlikte değerlendirmeyi ifade eder. Bu sayede hem tedavi süreci daha sağlıklı ilerler hem de hastaların yaşam kalitesi anlamlı şekilde iyileşir.

 

Dünya Kanser Günü, her yıl 4 Şubat’ta farkındalık yaratmaya devam ediyor. Bilinçli hasta ve bilinçli toplum kavramları tıbbi süreçleri nasıl dönüştürüyor?

Dünya Kanser Günü gibi farkındalık çalışmaları, hastaların ve toplumun sağlık süreçlerine daha aktif katılımını teşvik etmektedir. Bilinçli hasta; hastalığı, tedavi seçenekleri ve olası yan etkiler hakkında bilgi sahibi olan, karar süreçlerine katılan ve tedaviye uyum gösteren hastadır. Bu yaklaşım, hekim ve hasta iletişimini güçlendirir ve tedavi planlarının daha şeffaf, güvene dayalı bir zeminde ilerlemesini sağlar. Bilinçli toplum ise erken tarama programlarına katılımın artmasına, risk faktörlerinin azaltılmasına ve kanserle ilgili ön yargıların kırılmasına katkı sunar. Sonuç olarak bu dönüşüm, yalnızca tedavi başarısını değil; erken tanı oranlarını, yaşam kalitesini ve sağlık sisteminin etkinliğini de olumlu yönde etkilemektedir.

 

Tıptaki ilerlemelerle birlikte, sizce gelecek dönemde hangi uygulamalar daha fazla öne çıkacak?

Önümüzdeki dönemde kişiselleştirilmiş onkoloji uygulamalarının daha da güçleneceğini düşünüyorum. Moleküler ve genetik analizlere dayalı tedavi planlamaları, her hastaya özgü risk ve yan etki profilinin daha net belirlenmesine olanak sağlayacaktır. Radyoterapinin geleceği; daha hassas, daha bireyselleştirilmiş ve daha akıllı uygulamalara doğru ilerlemektedir. Gelişen görüntüleme teknolojileri sayesinde tümörler milimetrik doğrulukla hedeflenebilmekte; MR Linac ve adaptif radyoterapi gibi sistemler aracılığıyla tedavi planları hastanın günlük anatomik değişimlerine göre güncellenebilmektedir. Bu yaklaşım, tedavi etkinliğini artırırken sağlıklı dokuların korunmasına da katkı sağlamaktadır.

 

Yapay zekâ destekli planlama sistemlerinin tedavi sürelerini kısaltması ve klinik karar süreçlerini desteklemesi beklenmektedir. Proton tedavilerinin yaygınlaşmasıyla, özellikle kritik organlara komşu tümörlerde daha güvenli uygulamalar mümkün olacaktır. Ayrıca radyoterapinin, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle entegrasyonu yalnızca lokal değil, sistemik etki potansiyelini de güçlendirecektir. Gelecekte radyoterapi yalnızca lokal bir tedavi yöntemi olmaktan çıkarak biyolojik verilerle yönlendirilen ve multidisipliner yaklaşımla şekillenen, daha stratejik bir tedavi aracı hâline gelecektir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.