Işığın ve Dokunun Modern Formu – Mil Studio
Mil Studio’nun özgür tasarım anlayışını, disiplinlerarası üretim yaklaşımını ve zamansız objeler yaratma vizyonunu anlatan marka kurucusu Gülcan Çetinkaya Delipınar, ilham veren hikâyesini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.
Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz? Mil Studio’nun hikâyesi nasıl başladı?
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü mezunuyum. Eğitim hayatımdan bu yana, disiplinlerarası üretmekten beslenen bir tasarımcıyım.
Mil Studio’nun hikâyesi ise aslında tamamen bir özgürlük arayışıyla başladı. Görsel ve teknik birikimimi, tamamen kendi kurallarımla somut formlara dönüştürme arzum bu markayı doğurdu. Benim için Mil, içimdeki duyguları ve zihnimdeki renkleri yansıtabildiğim, sınırsız bir alan. Sadece bir ürün tasarlamak değil, sıradan objeleri birer eşlikçiye dönüştürerek onlara bir hikâye yükleme ve o hikâyeyi insanların yaşam alanlarına dâhil etme tutkusu bu yolculuğun en temel çıkış noktasıydı.
Mil Studio’nun ürün yelpazesinde hangi kategoriler öne çıkıyor?
Mil Studio’nun ürün seçkisi farklı disiplinleri barındırsa da, koleksiyonun kalbinde her zaman abajur tasarımları yer alıyor. Ürün yelpazemizde tekstil ürünleri bulunsa da, markanın imza karakterini, alışılmışın dışındaki formlarıyla abajurlarımız belirliyor.
Tasarımlarınızda doku ve renk seçimleriniz oldukça karakteristik. Bir ürünü tasarlarken önceliğiniz o ürünün mekânda yaratacağı his mi, yoksa görsel bir kontrast oluşturmak mı?
Benim için tasarım, görsel bir şölenden ziyade duygusal bir aktarım süreci. Bu yüzden tasarımlarımda önceliğim her zaman o ürünün mekânda yaratacağı his ve yayacağı enerji. Beni en çok besleyen unsurlar renklerin enerjisi ve mekânların ruhu. Bir objeyi tasarlarken, o parçanın, yerleştiği köşede sadece durmasını değil, o alanı dönüştürmesini, oraya bir kimlik katmasını hedefliyorum. Görsel kontrastı ise bu hissi güçlendiren bir enstrüman olarak kullanıyorum. Doku ve rengin doğru dengesini ararken, teknik birikimimi sınırsız bir özgürlükle birleştiriyorum. Nihai amacım, bir kontrast yaratmanın ötesine geçip, o objeyi kullanan kişinin hayatına sahici bir eşlikçi katabilmek.
Mil Studio tasarımlarında sıkça görülen desenlerin ardında yatan spesifik bir dönem veya sanat akımı var mı?
Tasarımlarımdaki desen ve form dilinin temelinde, fonksiyonelliği sanatla birleştiren Bauhaus ekolünün izlerini sürmek mümkün. Bauhaus’un o yalın, geometrik ve disiplinlerarası duruşu, benim tasarım anlayışımın ana iskeletini oluşturuyor; ancak bu etkilenme, geçmişe bağlılıktan ziyade o felsefeyi bugünün özgür ruhuyla harmanlamak şeklinde hayat buluyor.
Desenlerimi kurgularken, akademik altyapım olan tekstil disiplininin getirdiği doku bilgisiyle, zihnimdeki renk ve formları birleştiriyorum. Belirli bir kalıba sıkışmak yerine, o anki duygunun dışavurumu olan, bazen çok net bazen ise daha akışkan formları tercih ediyorum.
Hızlı tüketimin hâkim olduğu ev dekorasyonu sektöründe, zamansız ve uzun süre saklanacak parçalar üretme misyonunuz hakkında neler söylemek istersiniz?
Günümüzde nesnelerle kurduğumuz bağ maalesef çok çabuk tüketiliyor. Mil Studio’da benim önceliğim, bir trende eklemlenmek değil, o trendlerin dışına taşan “ikonik eşlikçiler” yaratmak. Zamansızlığı, formun yalınlığında ve malzemenin dürüstlüğünde arıyorum. Bir abajuru sadece sezonluk bir trendin parçası olarak değil, ışığıyla, dokusuyla ve hikâyesiyle, bulunduğu mekâna kök salacak bir sanat objesi gibi kurguluyorum.
Şu anki hedefleriniz arasında sizi en çok heyecanlandıran o sonraki adım nedir? Ürün yelpazenize yenilikler gelecek mi? Planlarınız ve hedefleriniz nelerdir?
Beni şu an en çok heyecanlandıran adım, Mil Studio’nun tasarımlarıyla yarattığı o özgür ruhu fiziksel bir buluşma noktasına taşımak. Beyoğlu’ndaki atölyem sadece bir üretim merkezi değil, workshop ve etkinliklerle bu yaratıcı özgürlüğü başkalarıyla paylaşabildiğim canlı bir deneyim alanı. Burayı disiplinlerarası bir üretim durağına ve yaşayan bir etkinlik alanına dönüştürmek vizyonumun en önemli parçalarından. Ürün yelpazesi tarafında ise odağım nicelik değil, nitelik. Yeniliklerimi daha çok üretmek için değil, ışığın ve dokunun yeni formlarını keşfetmek için kurguluyorum. Mevcut aydınlatma tasarımlarıma farklı materyalleri dâhil ettiğim, yine kendi kurallarımla şekillenen yeni objeler üzerinde çalışıyorum. En temel hedefim; Mil Studio’nun derinlikli bir yaşam stili markasına dönüşmesi ve atölyem ile bu tasarım yolculuğuna herkesin dokunabileceği, ilham alabileceği bir topluluk inşa etmek.