Gelişmiş Güvenlik Çözümleri – HSV Security
HSV Security’nin kurucusu, Hollanda Kraliyet Deniz Piyadeleri geçmişiyle birlikte otuz yılı aşkın süredir güvenlik sektöründe faaliyet gösteren Hennie Mahn, sundukları sürdürülebilir ve teknoloji destekli çözümleri MAG Okurları ile paylaşıyor.
Öncelikle HSV Security’nin sektöre adım atışını kendinizden de bahsederek anlatır mısınız? Firmanın temel yapı taşları ve hizmetleri nelerdir?
Türkiye’nin jeopolitik konumu, genç ve dinamik nüfus yapısı, son yıllarda sergilediği istikrarlı ekonomik büyüme ve bölgesel bir ağırlık merkezi hâline gelmesi, uluslararası güvenlik sektörünün de dikkatini çekmeye devam ediyor. Avrupa’da otuz yılı aşkın süredir özel güvenlik alanında faaliyet gösteren ve yüksek standartlarıyla tanınan şirketimizin Türkiye’de HSV Security markasıyla faaliyete başlaması, bu potansiyelin somut bir göstergesidir. Türkiye’nin artan uluslararası etkinliği, küresel organizasyonlara ev sahipliği yapması ve stratejik konumu; profesyonel, uluslararası tecrübeye sahip ve teknoloji odaklı güvenlik çözümlerine olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. HSV Security olarak, Avrupa’da edindiğimiz bilgi birikimini ve operasyonel deneyimi Türkiye pazarına taşıyarak, sektörde sürdürülebilir, yenilikçi ve güvenilir bir yaklaşım sunmayı hedefliyoruz.
Benim profesyonel geçmişim operasyonel güvenlik ve uluslararası risk yönetimi alanlarına dayanmaktadır. Farklı güvenlik ortamlarında edindiğim uzun yıllara dayanan tecrübe, sürdürülebilir güvenliğin ancak uluslararası standartların yerel bilgi, kültür ve mevzuatla birleştirilmesiyle mümkün olduğunu göstermiştir. Güvenliğin çoğunlukla reaktif bir şekilde ele alındığı bir dönemde biz, kapsamlı risk analizi yoluyla tehditlerin tespitini, olası etkilerinin değerlendirilmesini ve bunların önlenmesine yönelik tedbirleri önceleyen, proaktif ve stratejik bir yaklaşım benimsiyoruz. HSV Security’nin temel yapı taşlarını; kapsamlı ve sürekli risk analizleri, yüksek eğitimli ve disiplinli personel, açık ve net komuta/kontrol yapıları, insan uzmanlığı ile destekleyici teknolojinin entegrasyonu olarak özetleyebiliriz.
Hizmetlerimiz arasında yakın koruma, tesis ve etkinlik güvenliği, kıymetli eşya nakli, stratejik güvenlik danışmanlığı ve risk yönetimi yer almakta olup; müşterilerimizin faaliyet sahalarını göz önünde bulundurarak, özel koşulları, ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda özgün çözümler sunuyoruz.
Günümüzde güvenlik ihtiyaçları hangi açılardan değişti? HSV Security bu değişimlere nasıl uyum sağlıyor? Hizmetlerinizi teknolojik gelişmelerle nasıl entegre ediyorsunuz?
Günümüz güvenlik ortamı karmaşa ve hız ile tanımlanmaktadır. Tehditler artık yalnızca fiziksel değil; sosyal, ekonomik ve teknolojik faktörlerden de etkilenmektedir. Türkiye gibi dinamik bir yapıya sahip ülkelerde bu durum, hem esnek hem de kararlı bir güvenlik yaklaşımını zorunlu kılmaktadır.
HSV Security bu gereksinimlere, uyarlanabilir güvenlik modelleri ile yanıt vermektedir. Risk analizleri sürekli güncellenmekte, operasyonel ekipler hızlı ve kontrollü müdahale için eğitilmektedir. İletişim sistemleri, izleme çözümleri ve erişim kontrolü gibi teknolojiler bu süreci desteklemektedir.
Teknolojik gelişmeler, her ne kadar “insansız” güvenlik modelini ön plana çıkararak, beşerî hataları bertaraf etmeyi vadetse de, bizim için teknoloji her zaman bir araçtır; sahadaki eğitimli personel, gerçek güvenliğin en belirleyici unsurudur.
Risk analizleri sırasında en sık gözden kaçırılan fakat sizin “kritik” olarak değerlendirdiğiniz zafiyetler nelerdir?
En sık karşılaşılan zafiyetlerden biri, kurumlar içinde net sorumlulukların ve hiyerarşik yapıların gereğince tanımlanmamış olması ve/veya bu sorumlulukların kapsamının kurum personeline uygun şekilde aktarılmamış olmasıdır. Gayriresmî karar alma süreçleri ve rutin davranışlar, tehditlerin hafife alınmasına ve risklerin gözden kaçmasına yol açabilmektedir. Ayrıca, güvenlik katmanları arasında koordinasyon eksikliği, senaryo bazlı eğitimlerin yetersizliği ve insan denetimini arka plana iten teknolojilere aşırı bağımlılık da sıkça karşılaştığımız zafiyetlerdir. Kritik riskler genellikle aniden ortaya çıkmaz; küçük belirtilerin göz ardı edilmesiyle zaman içinde oluşur. Bu nedenle güvenlik söz konusu olduğunda her seviyede durumsal farkındalık (situational awareness) hayati öneme sahiptir.
Güvenlik yalnızca fiziksel koruma değil, aynı zamanda mahremiyetin korunmasıdır. Personelinizin bireylerin mahremiyetini ihlal etmeden “görünmez bir kalkan” gibi hareket etmesini nasıl sağlıyorsunuz?
HSV Security’de gizlilik, mesleki onur ve saygının bir parçası olarak görülür. Personelimiz, bulunduğu ortamı rahatsız etmeden var olmayı ve yalnızca gerekli olduğunda müdahale etmeyi öğrenir. Profesyonel bir güvenlik görevlisi gözlemler, analiz eder ve korur; gereksiz görünürlükten kaçınır. Bu yaklaşım, güven duygusunu güçlendirir.
Müşterilerimizin mahremiyetinin korunması da tabiatıyla sunduğumuz güvenlik hizmetinin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir. Bu bağlamda, güvenlik hizmetinin layıkıyla yerine getirilebilmesi için bize “emanet edilen” verilerin temini, işlenmesi ve depolanmasında izlenecek yöntemlere dair net sınırlar belirlenmekte; etik davranış ve gizliliğe riayet konularında personelimiz eğitilmekte, gerek verilerin gerek kişilerin mahremiyetinin korunması hususunda şirketimiz bünyesinde katı prosedürler ve sıkı denetim uygulanmaktadır.
Uluslararası tecrübenizi Türk pazarına entegre ederken karşılaştığınız en büyük güvenlik kültürü farkı neydi? Avrupa standartlarını yerel mevzuatla nasıl birleştiriyorsunuz?
Şu ana kadar gözlemlediğimiz en belirgin fark, görünürlük ve otoriteye yönelik beklentilerde ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de kamusal alanlarda güvenlik algısı, güvenlik personelinin sahadaki fiziki görünürlüğü ve otoriter duruşu ile doğrudan ilişkilidir. Uluslararası tecrübemiz, bizim için mutlak bir kalıp değil, yerel koşullarla şekillendirilen bir referans çerçevesidir. Yerel profesyoneller ve yetkili kurumlarla yakın iş birliği sayesinde, uluslararası kaliteyi yerel bilgiyle birleştiriyoruz. Bu yaklaşım, etkili, kabul gören ve sürdürülebilir güvenlik çözümleri ortaya koymamızı sağlıyor. Meslek içi eğitim, yasalara uygunluk ve profesyonel davranış ilkeleri gibi çeşitli başlıklardaki Avrupa standartlarını; Türk mevzuatı, güvenlik yapıları ve kültürel beklentiler doğrultusunda uyarlayarak, Türkiye’de sağladığımız hizmetlerde müşterilerimize en yüksek kaliteyi sunmayı ve paydaşlarımız nezdinde güvenilir ortak olmayı hedefliyoruz.