© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Beyincik Sarkmasında Devrim Niteliğinde Yöntem – Medicana International Ankara Hastanesi

Beyincik Sarkmasında Devrim Niteliğinde Yöntem – Medicana International Ankara Hastanesi

 

Dünyada bir ilke imza atarak “endoskopik Chiari dekompresyonu” tekniğini Ankara’da hayata geçiren ve uluslararası tıp literatüründe adından başarıyla söz ettiren Medicana International Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Göksal Günerhan, beyincik sarkmasının tanı sürecinden en güncel cerrahi yöntemlere kadar merak edilen detayları MAG Okurları için açıklıyor.

 

Kendinizden bahsederek başlar mısınız? Eğitimleriniz, çalışmalarınız, uzmanlık alanlarınız nelerdir?

Tıp eğitimimin ardından, 2018 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) uzmanlığımı tamamladım. Uzmanlık sonrası iki yıl boyunca Kastamonu Devlet Hastanesinde, ardından kısa bir dönem de Polatlı Devlet Hastanesinde görev aldım. Kariyer yolculuğuma beş yıl süreyle Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde hem akademik hem de klinik çalışmalarımı sürdürerek geniş bir vaka tecrübesi ile, alanımda doçentlik ünvanı alarak devam ettim. Mesleki gelişimim sürecinde, geliştirdiğim cerrahi teknikler uluslararası düzeyde ilgi gördü ve bu kapsamda 2024 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, dünyanın en prestijli tıp merkezlerinden biri olan North Carolina Duke Üniversitesi Tıp Merkezinde (Duke University Medical Center) bulundum. Şu an ise Medicana International Ankara Hastanesi bünyesinde hastalarımı kabul etmekteyim. Temel uzmanlık alanlarım arasında spinal cerrahi (omurga cerrahisi) ve beyin tümörleri cerrahisi yer alıyor. Özellikle minimal invaziv (kapalı) cerrahi yöntemler üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Kariyerim boyunca hastalarımın iyileşme sürelerini minimize eden ve cerrahi riskleri en aza indiren teknolojik gelişmeleri pratiğime entegre etmeyi ilke edindim. Bu doğrultuda, özellikle Chiari malformasyonu (beyincik sarkması) üzerine yaptığım çalışmalar ve geliştirdiğim yeni teknikler, uluslararası literatürde de kabul görerek yer buldu.

 

Beyincik sarkması olan bir hasta, bir uzmana başvurana kadar migren ya da psikolojik ağrı tedavisi görebiliyor. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu çok sık karşılaştığımız ve maalesef tanı sürecini uzatan bir durum. Beyincik sarkmasının en temel belirtisi olan, ense köküne vuran şiddetli baş ağrısı, genellikle migren veya gerilim tipi baş ağrısıyla karıştırılır; ancak, buradaki temel fark ağrının karakteridir. Beyincik sarkması ağrısı genelde öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi kafa içi basıncın arttığı anlarda tetiklenir. Hastalar “psikolojik” denilerek antidepresan tedavilerine yönlendirilebiliyor. Bu durum sadece zaman kaybına değil, hastalığın ilerleyerek omurilikte kalıcı hasarlara (siringomiyeli gibi) yol açmasına da neden olabilir.

 

Bir baş ağrısının migren değil de beyincik sarkması olduğunu hasta kendi başına anlayabilir mi? Beyincik sarkması nasıl teşhis edilir?

Hasta kendi başına kesin bir teşhis koyamaz ama bazı ipuçlarını takip edebilir. Eğer ağrı enseden yukarı doğru yayılıyorsa, kişi ıkındığında veya güldüğünde bıçak saplanır gibi bir acı hissediyorsa, eşlik eden bir dengesizlik veya ellerde uyuşma varsa bu kırmızı alarmdır. Teşhis süreci ise oldukça nettir: Altın standart beyin ve servikal MR görüntülemesidir. MR sayesinde beyincik dokusunun omurilik kanalına kaç milimetre sarktığını net bir şekilde görebiliyoruz.

 

Peki, beyincik sarkması neden olur?

Beyincik sarkması (Chiari malformasyonu), genellikle kafatası arka çukurunun (posterior fossa) normalden küçük olması veya gelişimsel olarak dar kalması nedeniyle oluşur. Beyincik, kendisine dar gelen bu alana sığamayınca, kafatasının altındaki büyük delikten (foramen magnum) omurilik kanalına doğru fıtıklaşır. Çoğunlukla doğumsaldır ancak, belirtiler yetişkinlik döneminde, kafa içi basınç dengelerinin değişmesiyle ortaya çıkar.

 

Dünyada ilk kez “tam endoskopik Chiari dekompresyonu”nu Ankara’da siz uyguladınız. Bu yöntemin, geleneksel ameliyatlardan farkı nedir?

Geleneksel yöntemde ense bölgesinde yaklaşık sekiz ila on santimetrelik bir kesi yapılır ve büyük bir kas dokusu sıyrılır. Benim geliştirdiğim ve dünyada ilk kez Ankara’da uyguladığımız endoskopik yöntemde ise sadece yaklaşık bir buçuk ya da iki santimetrelik küçük bir kesiden giriyoruz.

 

  • Doku Hasarı Azdır: Kaslar kesilmez, sadece aralanır.
  • İyileşme Hızı: Hasta aynı gün ayağa kalkıp ertesi günde taburcu olabilir.
  • Hassasiyet: Endoskopik kamera ile beyin, omurilik ve sinir-damar dokularını çok daha yüksek çözünürlükle görüp, çok daha güvenli bir operasyon yapabiliyoruz.

Bu, hastanın sosyal hayatına dönüşünü haftalardan günlere indiren, devrim niteliğinde bir farktır.

 

Her beyincik sarkması hastası bu ameliyat için uygun mudur?

Hayır, her beyincik sarkması ameliyat gerektirmez. Tesadüfen bulunan ve hastada hiçbir şikâyet (ağrı, uyuşma, güç kaybı, yutma güçlüğü, nefes darlığı gibi beyin sapı bası bulguları) yaratmayan vakaları sadece takip ediyoruz. Ameliyat kararını verirken sarkmanın miktarından ziyade, hastanın klinik bulgularına ve MR’da omurilik içinde sıvı birikimi (siringomiyeli) olup olmadığına bakıyoruz. Eğer hastalık ilerleyici bir seyir izliyorsa veya hastanın yaşam kalitesini bozuyorsa cerrahi kaçınılmaz hâle gelir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.