© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

G Design Interior Studio Marka Mekânların Mobilya Seçimi

G Design Interior Studio Marka Mekânların Mobilya Seçimi

G Design Interior Studio kurucusu İç Mimar Gökçe Altunkaya Şahin, marka veya firmaların iç mekân tasarımlarındaki mobilya seçiminin önemini anlatıyor.

 

Bir markanın iç mekân tasarımında seçimlerinizi neye göre yapıyorsunuz? Mobilya tasarımının, mekânın genel estetiği ve işlevselliği üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Markaların mekân tasarımlarını, markanın kurumsal kimliği ve karakteri üzerinden değerlendiriyoruz. Markanın mekânında ihtiyaç duyulan tasarım ögelerini belirlemek için çeşitli analiz yöntemleri kullanıyor ve inşaattan mobilyaya, hatta aksesuarlara kadar tüm kalemleri özenle tasarlıyoruz. Son kullanıcı için mobilyada işlevsellik olmazsa olmaz. Tasarım anlayışıma göre, kullanılamayan her mobilya estetik bir sanatsal değer olmanın ötesine geçmiyor. Ayrıca tasarımda her değerin biçimsel estetiği mekânla bir bütün olmanın yanı sıra kurumsal kimliği de yansıtmalıdır.

 

Bir markanın iç mekân projesinde mobilya seçerken hangi faktörleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Örneğin; mekânın boyutu, kullanım amacı, tarzı gibi unsurlar hangi kararları etkiliyor?

Tasarımlarımı, mekânların elverdiği ölçüde, markanın kurumsal değerlerine göre yaptığım için, mekânın fiziksel imkânları aslında sadece sınırlarımızı belirliyor. Onun dışında markanın kurumsal kimliği, rengi, dokuları her şekilde istenilen hissiyata göre tasarlanabilir. Mekâna gelen kişinin bilinçaltına ne şekilde etki etmek istiyorsak, bunu yansıtacak mobilya seçimleri ve tasarım kararları verebiliyoruz.

 

Markalar için mobilya seçiminde stil ve uyum nasıl sağlanır? Farklı mobilya parçalarını bir araya getirirken hangi stratejileri izliyorsunuz?

Ürün seçimlerimde genellikle sınırları zorlarım. Asla bir araya gelmeyeceği düşünülen parçaları tasarımlarıma entegre ederken birkaç tasarım muzipliği kullanarak her bir ürünü mekânın bir parçası haline getirebiliyorum. Aslolan tek bir tasarım kararına odaklanabilmek; ya renk ya doku ya ışık, tüm bu farklı parçaları mekânla bir bütün haline getirebilmek. Elbette ki, fine dining restoranlar için seçilen ve tasarlanan mobilyalarla meyhaneler için seçilen ve tasarlananlar aynı olmuyor. Mekânını tasarladığım her marka için mutlaka kişiye özel, başka hiçbir yerde bulunmayan mobilyalar hazırladım. Mekâna özgünlük katan bu parçalar iç mekânla bir bütün halinde ve ihtiyaca yönelik olur. Böylece günümüzün standart, birbirinin aynı gibi görünen alışılagelmiş tasarımlarından da uzaklaşmış oluyoruz.

 

Markalar için tasarım yaparken mobilya ve kurumsal kimlik bağlamında mekânın akışını ve kullanılabilirliğini artırmak için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

İç mimarlıkta en önemli unsurlardan biri hacim tasarımıdır. Tüm fiziksel ögeler, havalandırma-iklimlendirme sistemlerinden tesisatlara, zeminlerden tavanlara ve duvarlara kadar, taşıyıcı elemanlar ve mobilyalarla birlikte uyum içinde düşünülmelidir. Ayrıca, ses, akustik ve aydınlatma gibi mekân konforunu artıran, beş duyuya erişebilen, son kullanıcıyla marka arasındaki etkileşimi güçlendiren önemli detayları da en doğru şekilde mekâna entegre ediyoruz. Mekânın ihtiyaçlarına uygun olarak bu bütünsellikle tasarım yapıldığında, akış doğal olarak ortaya çıkar.

 

Son bitirdiğiniz projelerde, mobilya seçiminde ve yerleşiminde mekânın doğal ışıklandırması ve görüş açıları gibi fiziksel faktörler nasıl dikkate alındı?

Gölbaşı’nda uygulaması bitmeye yakın olan bir kafe, bir de restoran projemiz var. Kafe kısmı direkt gölün yanında, tüm ışığı ve rüzgâr yükünü alan bir ortama sahip. Seçimlerimizde de özellikle renk kullanımlarında ışığı göz önünde bulundurarak kafede daha pastel ve açık renkler kullandık. Mobilyaları göl manzarasını en iyi görecek şekilde kurguladık. İçeri girildiğinde arka alanlara doğru ahşap yoğunluğunu arttırdık.

 

Restoran ise konum olarak daha geride, daha az gün ışığı alıyor. Işığın gelişine göre restoranda oturum alanlarını açıklıkların yakınında tasarlayıp, ocak başı alanını oturumların arka planında konumlandırdık. Mekânın girişinden itibaren en arka noktada konumlanmış masalara kadar, açık mutfağın yanında bulunan barın, tüm misafirler tarafından her an deneyimlenmesi, mekân kompozisyonunu ve mobilya tasarımımızı şekillendirdi.

 

İki ayrı kimliğe sahip bu iki mekânda da markanın ve işletmecinin beklentilerini karşılayacak şekilde planlama yapıp, fiziksel tüm biçimlenmeleri göz önüne alarak tasarımımızı tamamladık.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.