Kahve Ve Kafein… İçelim Mi İçmeyelim Mi?

    ‘Bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı vardır’ demiş atalarımız. Ne de güzel söylemişler. O mis kokulu kahve içilirken ne güzel muhabbetler döner. Günün terapisidir kahve saatleri. Kimimiz için sadece dostlarımızla güzel anlarda içmeyi tercih ettiğimiz bir keyif içeceği iken kimimiz için ise günlük beslenmenin çok büyük bir kısmını oluşturan olmazsa olmaz rutinidir.Peki kafeinin günlük dozu ne olmalıdır? Gerçekten zararlı mı acaba?

    Diyetisyen Bahar Demirkıran yanıtlıyor…

    Kafein, başta kahve, çay, kakao, kola, enerji içecekleri ve meşrubatlar olmak üzere  birçok bitkide, besin takviyelerinde ve hatta birçok ağrı kesici ilaçta bulunan, uzun süreli hafıza ve merkezi sinir sistemi üzerinde olumlu etkilere sahip biyoaktif bir bileşendir.

    Kâr zarar hesabı yapalım

    Doğru pişirilir ve ölçülü içilirse sağlığımız açısından tam bir muzicedir. Kafein dikkati artırır, yorgunluğu azaltır.

    Metabolizmayı bir miktar hızlandırır. Bu özelliği ile zayıflama sürecinde günde 1 tane düzenli tüketeceğiniz kahvenin faydası vardır.

    Küçük çapta yapılan bir araştırmaya göre; günde 3 fincan kahve tüketmenin Alzheimer hastalığı gelişim riskini %60 oranında azalttığı bulunmuştur.

    Günlük 1 füncan kahve tüketiminin  tip 2 diyabet riskini % 17 azalttığı bildirilmiştir.

    Ama…

    Kahve ve kafein, midede gastrik asit ve pepsin salımını artırır. Bazı duyarlı kişilerde mide ekşimesine yol açar. Aynı etki kafein içeriğine rağmen çayda görülmez. Çayda bulunan thearubigin adlı bileşik mide üzerinde kafeinin olumsuz etkisini nötralize eder.

    Kan basıncını artırır. Bu etki tüketim sıklığınıza, yaş ve sağlık durumuna göre değişebilir.

    Kafein diüretik etki yapar. idrarla kalsiyum, magnzeyum, potasyum ve sodium gibi minerallerin atımını artırır. Fazla miktarda kafein alımının kalsiyum emilimini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle kafein osteoroz oluşumunda primer factor olarak kabul edilmektedir. 

    Kafein bağımlılık yapar mı?

    Genellikle bağımlılık yapmaz. Ancak fazla kafein alanlarda ilaç bağımlılığının temel öğeleri ortaya çıkar. Dozu artırmak suretiyle yapılan çift-kör çalışmalarda kafeinin insanda pekiştirici olduğu, tolerans ve fiziksel bağımlılık oluşturabildiği görülmüştür. Bu kişilerde kafeinin kesilmesi baş ağrısı, irritabilite, zihinsel konsantrasyonun azalması, anksiyete ile belli eden hafif bir yoksunluk sendromuna neden olmuştur.

    Hangi besinlerde ne kadar kafein var?

    Kafein içeriği değerleri farklılık gösterebilmesine rağmen standart bazı değerler kabul edilmiştir. Buna göre; 150 ml kahvenin kafein içeriği kavrulmuş ve öğütülmüş kahve için;  85 mg, instant kahve için; 60 mg, kafeinsiz kahve için; 3 mg.dır. 150 ml olarak servis edilen çay için; yaprak çay 30 mg, instant çay 20 mg, kola; 180 ml.lik miktarda 18 mg, 150 ml sıcak çikolatada; 4 mg, 180 gr sütlü çikolatada; 4 mg kafein içeriği yer almaktadır.

    Günlük ne kadar tüketelim?

    Günlük maksimum alabileceğimiz kafein için; kahve tüketimini günlük 2-3  fincanla, kola tüketimini günlük 1 bardak ile sınırlandırmalı, çikolata ve çikolata içeren besinlerin sıklığını ve miktarını mümkün olduğunca azaltmalı, çay tüketiminde aşırıya kaçılmamalı, açık ve limonlu içimi tercih edilmelidir.

    Kafeinsiz beslenmesi gerekenler ya da kafein tüketmeyi tercih etmeyenler; kafeinsiz kahve tüketmelidir. Çayı daha kısa süre demlemeli, çok açık  ve az içmelidir. İlaç ve gıda takviyelerinin prospektüsleri dikkatle okunmalıdır. Besin etiketleri okunmalı ve kafein içeren gıdalardan uzak durmalıdırlar.

    Özellikle dikkat etmesi gereken gruplar!

    Gebe ve emziklilik döneminde olan bayanların kafeini kesmelerinde fayda vardır. Gebelik sürecinde kafeine karşı hassasiyet gelişebilir ve kafein plasenta yolu ile bebeğe ve anne sütüne geçebilir.

    Yüksek tansiyon hastaları, gastrit, ülseri olan bireylerin ya da sadece mide hassasiyeti  olan kişilerin kafein tüketimini kesmesi gerekir. Kafein mide asit salınımını artırır ve  asit salgısını artıran tüm öğeler mide florasına zarar verebilir.

    Yaşla beraber vücudun kafeine olan duyarlılığı artar. Bu sebeple yaşlılarda aşırı kafein tüketimi olumsuz etkiler yaratabilir. Dikkatli tüketmelerinde fayda vardır.

    Çocuklarda kafein içerikli her tür içeceğin fazla tüketimi zararlıdır. Çocuklar kafeini daha çok kolalı içecekler ve buzlu çaylardan alırlar. Özellikle son yıllarda kremalı, aromalı kahvelerin çıkması ile çocukların kahveye olan ilgisi artmıştır. Ancak bu grup kafeine daha duyarlıdır. Fazla kafein gece uyku kalitesini olumsuz etkiler ve okul başarısını düşürür, uykuya dalmada zorluk, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, mide sorunları, kan basıncında artış gibi sorunlar doğurabilir. Okul çağı çocuklarında yapılan bir çalışmada, günde 50 mg ve üzerinde kafein alan çocukların, 10 mg ve altında alanlara göre düşünmede güçlük ve sinirlilik  yaptığı saptanmıştır.

    Son yıllarda adölesanlarda enerji içecekleri ile birlikte alkol tüketimi tehlikeli bir biçimde artmıştır. Enerji içeceklerinin içindeki kafein, alkolün verdiği uyuşma halini maskeleyebilir ve bu yüzden alkol tüketim miktarı aşılabilir. Bu çok tehlikeli bir durumdur. Özellikle alkol ve kafeinin beraber tüketimi kardiyak aritmilere neden olur.  Bu konuda evlatlarımızı  bilinçlendirmeliyiz.

    Leave a Reply