Arjantin Büyükelçisi Julian Luis Tettamanti Ve Eşi Carolina Espinosa

    Ülkemize çok kısa bir süre önce gelmelerine rağmen gösterdikleri uyumla güzel bir başlangıç yapan ve içtenlikleriyle kültürel benzerliklerimizi çok net ortaya koyan Arjantin Büyükelçisi Julian Luis Tettamanti ve eşi Carolina Espinosa röportajımız için bu ay bizi büyükelçilik rezidansında konuk ettiler.

    Röportajımızdan önce Büyükelçi Julian Luis Tettamanti ve eşi Carolina Espinoza ile ettiğimiz sohbet esnasında bana çevrelerinde yeni yeni keşfettikleri yerlerden ve ilgi alanlarından bahsettiler. Böylece sadece kendilerinin değil, tüm ailenin sporla yakından ilgili olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle futbol, ragbi ve Carolina Espinoza’nın uzun süredir oynadığı tenis söz konusu oluyor. En önemli kültürel benzerliğimiz olan aileye verdiğimiz değer, onların ailelerini anlatırken cümlelerinden yansıyan sevgi dolu ifadeyle kendisini gösteriyor. Çocukları, evli olanların eşleri ve torunlarıyla büyük bir aile olma şansına sahip olmuş çift, bazen de onlara olan özlemlerini dile getirdiler. Şehirde tercih ettikleri parkların, yürüyüş yollarının ve beğendikleri restoranların listesi oluşmaya başlamış bile… Onlarla birlikte Türkiye’ye gelen küçük oğulları Türk yemeklerini çok sevdiği için şehirde birçok restoranı deneme fırsatları olmuş. Ülkelerinden getirdikleri meşhur kahvelerinin nefis aroması eşliğinde yaptığımız samimi sohbetin ardından röportajımıza geçtik.

    Yaklaşık üç aydan çok az daha fazla süredir Türkiye’desiniz. Alışma süreciniz nasıl geçiyor?

    Julian Luis Tettamanti: Şehre adapte olmak bizim için çok kolay oldu. Çünkü Buenos Aires’te aşağı yukarı aynı tür bir yaşam tarzına sahiptik. Yemek alışkanlıklarımızda biraz değişiklikler oldu ama buradaki yemekleri de çok sevdik. Ayrıca burada çok güzel vakit geçiriyoruz.

    Türkiye’ye gelmeden önce bu coğrafi bölgede görevli bulundunuz mu? Türkiye ve daha önce görevli olduğunuz ülkeler arasında ne gibi temel farklılıklar var?

    Julian Luis Tettamanti: Daha önce bu coğrafi bölgede görevlendirilmemiştim. Çoğunlukla Avrupa, Kuzey Amerika ve Latin Amarika’da görevlendirildim ve uzun süre buralarda görev yaptım. Ama kültürel farklılıklar olsa bile zamanımızda küreselleşme yoluyla medeniyetlerin gittikçe daha da yakınlaştığını görüyoruz. Bence savaşları ve karşıtlıkları önlemenin en önemli yolu da bundan geçiyor.

    Türk halkı ve kendi halkınız arasında ne gibi benzerlikler buldunuz?

    Julian Luis Tettamanti: Aslında, halklarımız arasında pek çok benzerlikler var. Benzer kültürleri barındırması sebebiyle, Türk kültürü de bunların içinde Arjantin’de çok iyi bilinen bir kültürdür. Orta Doğu’dan gelen insanlar Arjantin’e çok şey getirdi çünkü 1800’lerde Arjantin’e gerçekleşen büyük göçler vardı. Göç edenlerin çoğu Suriye’den ve Lübnan’dan gelen insanlardı ve kökleri Türkiye’den olmasa bile o tarihte Türk pasaportuyla Arjantin’e geldiler.

    Carolina Espinosa: O tarihlerde sınırlar bugünkünden farklı olduğu için Orta Doğu’dan gelen tüm insanlar Türk pasaportuyla geliyordu. Burada 1810 ve 1900 yılları arasından bahsediyoruz. Dolayısıyla bu bölgeden göç eden tüm insanlar Arjantin’de Türk olarak bilindi.


    Türkiye’de görevli olduğunuz süre içerisinde ulaşmak istediğiniz ana hedefleriniz nelerdir?

    Julian Luis Tettamanti: Bizim özellikle Türkiye ile olan ilişkilerimizde temennimiz zaten iyi olan ilişkilerimizi daha da ileri düzeylere taşımak. Kültürel, ticari, ekonomik ve siyasi alanlarda yapılacak çok şey olduğuna inanıyoruz. İki ülke arasında bu alanlarda geliştirilecek ilişkilerin hem Arjantin hem de Türk halkı için faydalı olacağına inanıyorum.

    Bu ülkeye ya da bu şehre ait geliştirdiğiniz alışkanlıklarınız oldu mu? Herhangi bir yemek ya da bir yer gibi…

    Julian Luis Tettamanti: Şu anda bizim için her şey çok yeni olduğundan deneme aşamasındayız. Örneğin; oğlum Türk kebaplarını çok sevdiği için onunla kebap çeşitlerini deniyoruz. Fakat Türk mutfağı çok zengin bir çeşitliliğe sahip olduğu için denenecek çok yemek var. Bunun dışında henüz başka yerlere gitme fırsatımız olmadı ama bir yerlerden başlamak istiyoruz.

    Türkiye’de en çok gitmek istediğiniz şehirler veya yerler nerelerdir?

    Julian Luis Tettamanti: Türkiye’de görmek istediğimiz çok yer var. Burası büyük bir medeniyetin kurulduğu ve insanlık tarihi için çok önemli olan bir yer. Tarihi yerler, dini önem taşıyan yerler, çeşitli medeniyetlerin kurulduğu yerler o kadar çok ki, görmek istediğimiz yerlerin hepsini görme fırsatımız bile olmayabilir.

    Carolina Espinosa: Özellikle Kapadokya’yı görmeyi istiyorum. Daha önce sadece İstanbul’da bulunmuştum ama Kapadokya hakkında çok şey duydum. Bu yüzden öncelikle Kapadokya’ya gitmek istiyorum.

    Türkiye ve Arjantin arasında 1910’dan itibaren süregelen ilişkileri nasıl değerlendirirsiniz?

    Julian Luis Tettamanti: Her iki tarafın da birbirini çok dikkate aldığı ve iyi niyetli olduğu bir ilişki süregeldi. Tarihte her durumda olduğu gibi iniş çıkışların olduğu zamanlar olmuştur ama her zaman olumlu gelişmelerle sonuçlanmıştır. Türkiye ile ilişkilerimizin de her zaman çok iyi olacağına inanıyorum.

    Türkiye’ye gelmeden önce farklı bildiğiniz ama buraya geldiğinizde sizi şaşırtan herhangi bir şey var mı?

    Julian Luis Tettamanti: Görevli olarak gitmeden önce gideceğimiz ülkeyi uzun süre çalışırız, bu sebeple, çok şaşırtıcı bir durumla karşılaşmamız söz konusu olmaz. Ben de Türkiye’ye gelmeden önce ülkeniz hakkında bilgi edinmek için bir süre çalıştım. Tabii ki dil buna dahil değil ama burada biraz Türkçe öğrenmeye çalışıyorum. Bu arada Türkçe, öğrenmesi zor bir dil. Sadece, Türkiye hakkında daha önce edindiğim bilgilere göre daha modern bir toplumla karşılaştım ve Arjantin halkıyla benzer taraflarını buldum. Fakat alanlarda, farklı gelişmişliklerimiz var. Örneğin; bizim tarım ve modernleşme tecrübelerimiz sizinkinden farklı. Buradaki toplumun yaşam tarzı Latin toplumuyla birçok yönden paralellik gösteriyor. Aile yapısı, müzik, sanat bunlara verebileceğim örnekler.

    Carolina Espinosa: Türk halkı çok nazik, hoşgörülü ve misafirperver. İnsanlar, onlarla aynı dili konuşmasak bile sabırla ve kibarca bizi anlamaya ve iletişim kurmaya çalışıyorlar. Çok sıcakkanlı ve kolay iletişim kurulabilen bir halk. Ayrıca buradaki mimariden de çok etkilendim. Şehir çok modern ve güzel bir mimariye sahip. Kale tarafındaki eski şehir mimarisini de gördüm ama şehrin modern tarafı beni daha çok etkiledi. Modern binaların biçimindeki farklılıklar çok hoşuma gitti.

    Ülkeniz futbolda çok başarılı ve popüler bir futbol takımınız var. Siz futbolla ilgili misiniz? Hiç futbol oynadınız mı?

    Julian Luis Tettamanti: Ben uzun süre futbol oynadım. Ama bir sakatlanmadan ötürü, sanırım 48 yaşımdaydım, futbol oynamayı bıraktım. Sonrasında futbol oynayamadım ama çoğu Arjantinli gibi ben de bir futbol hayranıyım. Arjantin’de muhakkak herkesin tuttuğu bir futbol takımı vardır. Hatta aynı aileden olanlar genellikle aynı takımı tutarlar. Bizim ailemizde oğullarım ve yeğenlerim bir araya geldiklerinde hemen takımlarını kurarak futbol oynarlar. Futbol Arjantin’de büyük bir tutkudur, bu sebeple Maradona ve Messi gibi büyük isimler yetişir.

    Carolina Espinosa: Bizim dört oğlumuz, iki kızımız olmak üzere altı çocuğumuz var. Altı tane de torun sahibiyiz ve bu yıl bunlara iki tane daha eklenecek. Kendi futbol takımımızı kuracak kadar geniş bir aileyiz. Ayrıca ailede ragbi oynayanlar da var. Yeğenlerimizin çoğu ragbi oynuyor. Arjantin’de ragbi de çok yaygın bir spordur, hatta futboldan sonra gelen ikinci ya da üçüncü spordur diyebilirim.

    Leave a Reply